Makedonya – Yunanistan İsim Sorunu

Makedonya – Yunanistan İsim Sorunu

Geçmişi M.Ö. 700’lü yıllara dayanan Makedonya Cumhuriyeti ile Yunanistan arasındaki isim sorunu; 1991 yılında Makedonya’nın Yugoslavya Federasyonu’ndan “tam egemen” olarak bağımsızlığını ilan etmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Makedonya’nın geçmişini; kendi ataları olarak kabul ettikleri Büyük İskender’e kadar uzandığını savunan Yunanistan, bu sebepten ötürü Makedonya’yı Helen geçmişe sahip bir devlet olarak görmektedir. Fakat bu duruma Makedonya Cumhuriyet’i yetkilileri şiddetle karşı çıkmaktadır. Asıl Makedon ırkının, Slav ırkından geldiğini ve geçmişte hiçbir zaman Yunanca konuşmadıklarını iddia etmektedirler.

Bugün ortada olan sorunun başlıca sebebi Yunanistan’ın gelecekte Makedonya tarafından olabilecek olası bir toprak talebini şimdiden bertaraf etmektir. Yunanistan’ın kuzey komşusu Makedonya Cumhuriyeti ile olan sınırına yakın bir bölgede aynı isme sahip olan Makedonya bölgesi sebebiyle; Yunanistan, Makedonya Cumhuriyeti’nin anayasal ismini tanımayarak kendisini güvende hissetmektedir. Bu yüzden Makedonya Cumhuriyeti’nin uluslar arası alanda üye olacağı örgütlere katılmasını engellemektedir. Makedonya’yı “Makedonya Cumhuriyeti” ismiyle tanıyan 120’den fazla ülke içinde ABD, Türkiye ve Rusya gibi önemli devletler olmasına rağmen uluslar arası kuruluşlarda bu isimle kabul edilmesi Yunanistan tarafından engellenmiştir. Birleşmiş Milletler’deki yerini “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM)” ismiyle alan Makedonya, Yunanistan’ın sahip olduğu veto yetkisini kullanmasından ötürü halen NATO ve AB üyesi olamamaktadır. Danimarkalı NATO başkanı Anders Fogh Rasmussen yaptığı açıklamada, “Makedonya isim sorununu çözmedikçe bu birliğe dahil olamayacaktır” diyerek bir nevi bu konuda Yunanistan’ın elini güçlendirmiştir. Tarihinin en büyük kriziyle iç içe olan Yunanistan’ın şu anda Makedonya’nın ismi konusundaki olumsuzluğu gidermek amacıyla yapılacak herhangi bir anlaşmaya ya da görüşmeye yanaşması beklenmemekte.

Bugün hangi bağımsız ve demokratik ülke kendi anayasal ismini, başka bir devletin isteği ile değiştirmeye yanaşır ki Makedonya böyle bir değişiklik yapsın. Eğer sorun isim değiştirmekle çözülebilirse soruna sebep olan Yunanistan sınırları içindeki “Makedonya Bölgesi”nin isminin değiştirilmesi, ülke ismi değiştirmekten çok daha kolaydır.

1995 yılında Makedonya ile Yunanistan arasında yapılan anlaşma gereği, Yunanistan’ın Makedonya Cumhuriyeti’nin uluslar arası anlaşmalarda ve üyeliklerde “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya” ismi ile kabul edildiğinde veto etmeyeceğini belirtmesine rağmen yapılan bu anlaşmaya uymayarak konu Uluslar arası Adalet Divanı’na taşınmıştır. Lahey’de verilen karar Yunanistan’da büyük şok yaratmış ve Makedonya Cumhuriyeti’nin haklılığı konusunda karara varmıştır. Verilen bu karar Makedonya için çok büyük öneme sahiptir. Çünkü bundan böyle Avrupa Birliği ve NATO’ya yapılacak başvurularda göz önünde bulundurulması gereken bu karar ile öncelikle bu oluşumlara kabul edilmesi yüksek ihtimal. Özellikle ekonomik bazda gelişmesi ve kaynak aktarımının artması için AB üyeliği, Makedonya için çok önemli bir husustur. Fakat bu karar Yunanistan’ın yeni bir veto etme ihtimalinin önünü kapatmamıştır.

Birleşmiş Milletler arabulucusu tarafından bazı çözüm önerileri sunulmuştu. Sunulan çözüm önerileri sorunun ortadan kaldırılması için çok önemli olsa da Yunanistan tarafından reddedilmişti.

539 yıl Osmanlı İmparatorluğu yönetimi altında kalmış ve içinde derin tarihsel Türk izleri taşıyan Makedonya Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk ülkelerden biri olan Türkiye bu kararı memnuniyetle karşılamıştır. Türkiye’nin Makedonya Cumhuriyeti’ni uluslar arası toplumla bütünleşmesi konusunda her platformda desteğini esirgememesi de onlar için önemli bir itici güç kaynağıdır.

Bugün Balkanlardaki barışı sağlama ve sürdürme konusunda kilit ülke konumunda olan Makedonya’nın Yunanistan’la olan bu isim sorununu çözmesiyle geleceğe daha güvenle bakılabilecektir. Makedonya’da oluşacak huzur ortamı hem balkanları hem de Avrupa ve dünyayı rahatlatacaktır. Geçmişte yaşanan olaylar bu bölgenin ne kadar sıkıntılı olduğunun açık kanıtlarıdır.

 Aykut SOFTALAR