Uluslararası İlişkiler Bölümünün Artıları ve Eksileri

Uluslararası İlişkiler Bölümü en çok ilgi çeken, en çok tartışılan, en çok eleştirilen ve en merak edilen bölümlerden bir tanesi.

Uluslararası İlişkiler Bölümünün artıları ve eksileri nelerdir? Bölümü okuyanlar ve mezunlar bu tercihlerinden memnun mudur? Bu bölümden mezun olanlar ne iş yapar? Bölümde hangi zorluklar vardır?

Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde halihazırda okuyan veya mezun olan takipçilerimize sorduk;

İŞTE GELEN CEVAPLARDAN BAZILARI:

Mustafa KARACA

Uluslararası İlişkiler bir ekoldür. Bir ilgi alanı meselesidir. Çocukluğumdan beri devletlerin tarihlerini, tarih içerisindeki gelişimlerini, etkileşimlerini merak etmişimdir. Türkiye’de diplomasiye yönelik her hareket dikkatimi çekmiştir. Diplomasi satranca benzer. Herkes iyi oynayamaz. Akıl, mantık ve strateji işidir. Uluslararası İlişkiler bu oyunda (diplomasi) kendine güvenen idealist insanın seçmesi gereken, okuması çok zevkli olan, dünyadan haberinizin olmasını sağlayan, okudukça tekrar okuma şevkini artıran bir bölümdür. Uluslararası ilişkiler bölümünün en büyük artısı uçsuz bucaksız bir iş sahası sunmasıdır. En büyük eksisi ise bu devasa sahada kaybolup ıssız bir yere düşme tehlikesidir.

 

13537814002

Ben bölümü seçmeden önce derslerine baktım ve farkettim ki bunlar benim için ders olmaktan ziyade severek okuyacağım öğrenmek için kimse iteklemden ve zorunluluk hissetmeden uğraşacağım dersler ve eğer siz de böyle düşünerek bu bölümü seçtiyseniz bence şanslıyız ve başarı bizimle beraber. Tabi yabancı dil bu bölümün demirbaşı.

Raşit Yıldırım

Ben Ankara Üniversitesi SBF Uluslararası İlişkiler Bölümü 2.sınıf öğrencisiyim. Okuduğunuz okulda önemli olmakla birlikte aldığınız eğitimin yanında yabancı dil seviyeniz de önemli. Sonuçta hangi bölümü okursanız okuyun iş başvurularında dil ön plana çıkıyor. Okuduğum okulun teorik olarak verdiği bilginin çok iyi olduğunu düşünmekle birlikte, sadece tek sorunun dil olduğunu görüyorum. Bu bizim kurumlara girmemizde çok büyük bir dezavantaj. Bölümün iş alanı geniş olmakla birlikte, iş alanını okul hayatında seçip bunu eğitim pratiklerine uygulanması gerektiğinin düşüncesindeyim.

 

ALİ

Merhaba ben yurtdışında okuyorum 2′ci sınıf öğrencisiyim. Burada arkadaşların yorumlarını okudum. Herkeste bir gerçeklik payı var ama bence işin sırrı şu: nerede olursan ol, ne yaparsan yap, seninle rekabet edecekler içerisinde en iyi olmak zorundasın ki bi farkın olsun. Bu bizim okuduğumuz bölüm için çok önemli.

 

Emrah

Elektrik-Elektronik mühendisliği(ing) bölümü 3.sınıf öğrencisiyim ,aynı zamanda da Anadolu Univ. Uluslararası ilişkiler 3.sınıf öğrencisiyim , Bu bölümü zevkle okuyorum ve hayatımda bir basamak olarak görüyorum. Kamuda pek işime yarayacağını düşünmüyorum lakin özel sektörde bunu bir etiket olarak kullanabileceğim. Bu bölümün bana katacağı elbet bir şey vardır ,işte bende o bir şey için uğraşıyorum bu katkı parasal değilde genel kültür olsa bile razıyım.

 

Kamil Alagöz

Merhabalar ben Anadolu Üniversitesi Uluslararası ilişkiler 4.sınıf Hemen Kanaatimi ifade edeyim ;Ekonomik,sosyal,siyasal vs.noktada bugün ”Türkiye” coğrafyasında hızla öne çıkan ve bu hızını da yavaşlatmadan giden bir ülke.. geçmişi ve geleceği ile ekonomik ve siyasi olarak neredeyse dünyayla bütünleşmiş ve adapte olan bir ülke (şöyle ifade edeyim bundan 15 yıl evvel bir çok ülkede TL kabul görmüyordu. türkiyenin siyasi ve ekonomik belirsizliği ne yatırım yaptırıyor ne de ülke dışında işe kalkışmaya fırsat veriyordu TÜRK VATANDAŞININ İTİBARI SÖZ KONUSU VS..)şimdi çoğu tersine dönmüş durumda..bundan dolayı uzatmayacağım ve söyliceğim şu ”DIŞ TİCARET” işine girin…kurs,eğitim yabancı dil desteği.. bu noktada çok avantajınız var.

 

Anonim

2013 Erciyes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Mezunuyum. İyi derecede ingilizce ve ruscam var. Bırkac ıs gorusmesıne de katıldım hatta. Erkekler ıcın en buyuk eksılerden bırısı askerlık buyuk sıkıntı cıkarıyor ıkıncısı ozel sektorde dıs tıcaret guzel bır alan guzel parası da var sanayı sehrınde ıhracatı yuksek olan yerlerde guzel paralar kazanabılırsınız. Fakat akademık karıyer falan dersenız orada unıversıtelerın oyp tahmınımce bu donem sırnak 84 ortalama ıle kapattı yanı ısınız hıc kolay degıl cok yuksek yds puanları ıstıyorlar kı zaten dısıslerı bakanlıklar falan kpss den yuksek puan dıl puanınız zaten en yuksek durumda kı bunların ustune kurum sınavlarında hukukcularla yarısmamız gerekıyor.Zıra tanıstıgım cogu 3.katıp duzeyındekı ınsanların dısıslerınde hepsı hukuk mezunu.Ben kpss yaparım dıyorsanız cok guzel meslekler var avrupa bırlıgı uzmanlıgı yada dıger uzman yardımcılıkları guzel alan kendınızı gelıstırmek dıl bılmek ve bunu yds gıbı sınavlarda kanıtlamak bu bolumu okuyanları ucurur. Hıc olmassa topluma vatana mıllete faydalı ınsan olarak yasar ve olursunuz.

 

Erdem MEYDAN

3. sınıftayım, isteyerek seçtiğim bölümdü ve gayet memnunum. Bu bölüm öğrencilerinin yabancı dil konusunun KESİNLİKLE halletmesi gerekmekte. Ülkemizde yabancı dil denilince akla İngilizce geliyor. Tabiiki İngilizce önemli ama birden fazla dil öğrenmek iş yaşamında tercih edilme olasılığınızı artıracaktır.Tabiiki her mezuna Dışişlerinde çalışma fırsatı verilmesi mümkün değil. Arapça, Rusça hatta mümkünse Çince dillerinden biri ilave edilmeli. Uluslararası gündemi çok iyi takip etmek gerekmekte. Ve son bi tavsiyem arkadaşlar, bir konuya, bir bölgeye ağırlık verin ve o alanda uzmanlaşın. Tabii küresel gelişmeleri ihmal etmeden…

 

Anonim

Bölüm, dünyadaki gelişmelere, siyasi tarihe, bölgelere ilgili arkadaşların sevebileceği bir bölüm. Hem güncel, hem bir o kadar tarih ağırlıklı ders bazına sahip. Bu nedenle, eğer dediğim şeyler ilginizi çekiyorsa, keyifle okunacak bir bölüm. Fakat iş mezun olmaya geldiğinde şunu farkedeceksiniz, sizi kendi mesleğinizi yapmak adına tatmin edecek alanlar sınırlı. Akademik kariyer, akademisyenlik uluslararası ilişkiler bölümü okuyanların en çok yönelmek istediği seçenek olabilir diye düşünüyorum. Alım az, talep çok bu nedenle oldukça yıpratıcı bir süreç.

İkinci olarak AB, Dışişleri ve Gümrük başta olmak üzere bakanlıklar alanımızla ilgili bir şeyler yapabileceğimiz yerler. Ve tabi ki buraya da girmek zor… Özel sektöre yönelik donanımımız yok. Tabi bu biraz okuduğunuz okulla da alakalı. Dış Ticaret eğitimi,iktisat gibi dersleri de ayrıntılı bir şekilde gördüyseniz belki yapabileceğiniz bir kaç şey bulabilirsiniz.

 

SBFli

2012 Haziran’ında SBF Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum ve Siyasal mezunu herhangi birinin Türkçe literatüre Batılı veya oryantalist bakış açısının hakim olduğunu söyleyebileceğine inanmıyorum. Uluslararası İlişkiler alanında özellikle bölgesel konularda daha çok akademisyen ve akademik ürüne ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Ben şanslıyımki alanımla ilgili bir iş yapıyorum ancak Türkiye’de iş imkanlarının kısıtlı olduğundan bahseden kişiler “uluslararası ilişkiler” mezunları. Daha küresel düşünmek elinizde.

 

Salim Kuşubazlı

İş imkanları çok sınırlı.Her ne kadar öğrenim hayatı insana büyük bir bilgi birikimi ve olgunluk katıyorsa da Türkiye şartlarında çoğumuz geçim sıkıntısı riskini ciddiye alıp, alanımıza uygun olmayan işlerde çalışıyoruz.Ayrıca akademi de Batı literatürüne çok endeksli ve orijinal şeyler çıkmıyor.

 

anıl okuducu

bölümün Türkiye deki değeri azalıyor bence çünkü her üniversite uluslararası ilişkiler bölümü açmaya başladı bu kadar mezuna istihdam sağlayacak yapıda değil Türkiye ve maalesef bölüme büyük umutlarla gelenler hüsrana uğruyor okul bitince

 

Zaur

Kafkasyadanım ve psikoloji öğrencisi olsam da Siyaset bilimi ve benzeri yan disiplinlerle ilgili makale ve araştırmalar okuyorum. Bence en büyük sıkıntı bölgeyle ilgili bir araştırma ve ya yazı okuyunca kaynak kısmına bakıyorsunuz, İngiliz, ABD, Fransız, Alman ve en fazla Rus araştırmacıların İngilizce çeviri kitapları ve yazarları. Şimdi müstemlekecilik kabaca eskiden ham maddeyi alıp kendi teknolojisinde işleyip, iç ve dış pazara satardı. Şimdi durum bilgi için geçerli olmuş. Çoğunluğu Batıdan olmak üzere araştırmacılar bölgeyle ilgili ham bilgiyi toplayıp, kendi üniversite, enstitü, think tank kuruluşlarında işleyip pazarlıyorlar ve Türkiye’nin kahir ekser akademisyen adayları gidip buralarda eğitim alıyorlar. Sonra örnek olarak 100 sene önce kendi sınırları içerisinde olan Kafkasya’ya kendi perspektifinden ve kendi paradigmasından değil de, bir Fransız’ın, bir İngiliz’in gözüyle bakıyorlar ve proje üretmeye çalışıyorlar. Yani alana kendinizin inmesi lazım.Ondan sonra Kafkasya’yla ilgili ortalıkta uzmanım deye gezenlerin Rusça bilmiyor olması ayrı bir trajedi. Umarım bunlar en kısa zamanda düzelir

 

Ali Fuat

İnsanlar henüz bu bölümün ne olduğunu dahi bilmiyorlar, eğitim sistemimiz bu harika disiplini kendi çarkları arasında paramparça ediyor.

Neredeyse bütün okullarda var olan bu bölüm için binbir çeşit müfredat uygulanıyor, bir düzene ve sıkı hocalara ihtiyacımız var yoksa sadece mezun sayısını artırıyor.

 

nurmyrad

Bu bölüm insanlıgın tarih boyunca en çok arzuladıgı barışı hayata geçirecek olan insanları yetişdirmeye çalşyor. Ama ilk dersden kafamızı realizm ile bozdukları için insanlara güvenmemeyi ögreniyoruz. Homo homuni lipus yani. Çok şey ögreniyoruz, ama hiçbiri tam değil. Kendini yetişdirmek için herşeyi bilmen, Her şeyin içinden de bir şeyi çok iyi bilmen gerekyor. (ben orta asya’yı çok iyi bilmeye çalşıyorum) bir de en zevkli derslerin biri bizim bölümün dersleri. Hiç örnek eksilmiyor. Mesela Matematigi düşünsenize. Ögrenciler 100 sene önceki konuları tartışma falan olmadan kabul ediyor, bunu işliyorlar. Bizde her gün yeni konu var. Yeni tartışma var. Kısacası zevkli

 

Erhaki

dünyaya daha geniş bir açıdan olgunca bakarsınız. yaptığınız her işi kısa zamanlı acemiliklerden sonra titizce yaparsınız. gözünüz ve idealleriniz hep yukarılarda olur. siyasi otorıtenin yaptıkları ve yapacakları hakkında tahminlerde bulunur çoğu zaman da önseziler hissedersiniz. ama ne hikmetse devlet kapısını çaldığımızda ya kpss80 puanını dayatırlar ya da çevrenizdekilerden şurda burda adamınız yoksa o göreve yerleşemezsiniz lafını duyarsınız.

 

anonim1905

Uluslararası ilişkiler tabii ki çok heyecan verici ve okunması güzel bir bölüm. ancak toplum nezdinde gerekli itibarı maalesef yok. bunun bir çok nedeni var tabii. ama benim değineceğim tarafı, daha çok gözlem yapabildiğim için, işin öğrencilerle ilgili olan tarafı. baktığımız zaman ülkedeki sınav sisteminin de etkisiyle öğrencilerin çoğu maalesef istedikleri ve yetenekli oldukları alanları tercih edemiyorlar ve sınav puanlarına uygun olarak bölümlere yerleşiyorlar. bu noktada uluslararası ilişkiler bölümüne gelen öğrencilerin çoğu da bölümü pek fazla isteyerek seçmemiş oluyorlar. bu ilgisizlik sonucu öğrencilerin çoğu okudukları süre içerisinde dahi ileri de hangi mesleği seçecekleri konusunda sorun yaşıyorlar ve kendilerini bir hedefe yönlendiremiyorlar. yine bunun sonucu olarak öğrenciler aslında uluslararası ilişkiler gibi çok iyi kariyer edinebilceğiniz ve iyi yerlere gelebileceğiniz bir bölümün fırsatlarını iyi değerlediremiyorlar ve mezun olduktan sonra iş veya başarı konusunda bazı sıkıntılar yaşıyorlar. işte her öğrencinin bu sıkıntılarının toplamı maalesef toplumda uluslararası ilişkiler bölümünün bir iş ve iyi kariyer konusunda bir eksisi gibi görülüyor ve bölüm hakkında yanlış yargılara sebebiyet veriyor.

 

Kerem Birand

Son sınıftayım Haziran ayında mezun olucam inşallah.coçukluğumdan beri Siyaset ve Tarihe pek bir meraklıyımdır : )bunun için geride kalan 3 yılımı zevkle okudum..Mezun olduktan sonra ilk terchim özel sektörde uluslararası bir firmada çalışmak ama halen bu bölümden mezunların özel sektörde hangi pozisyonlarda hangi departmanlarda çalışabilirliliği ile ilgili ciddi sorular var kafamda,bununla ilgili yardımlarınızı esirgemezesenizde sevinirim.Bence en önemli eksisi “İyide okudukta şimdi ne olacak” sorusu.Önemli artılarından biride Dünyada olup biten güncel olaylarla ilgili kuşkusuz eğitim düzeyi ne olursa olsun her vatandaşımızın bir görüşü,düşüncesi vardır ama bu bölümün öğrettiği kuramları almış ve Tarihsel sürecleri hakim biri olarak Dünyada olup biten olaylara tabiri uygunsa “Kahvehane” ağzıyla değilde “Macro” yaklaşım ve “Akademik” bir dille düşünebilmek ve yorumlayabilmektir..

 

tülin

bu bölümde okuyan çoğu kişi başlarken önce yurt dışında çalışmayı, sonra dışişleri bakanlığını ve diğer bakanlıkları düşünüyor. Sınav ve mülakatlardan gözü korkanlar ise (gayet haklı bir sebep) özel şirketlere yöneliyor. Her iki kulvarda da etkin yabancı dile sahip olmak gerekiyor. Bölümün artı ya da eksileri üniversiteye göre değişebiliyor. Eğitim dili İngilizce olan bölümlerde yabancı dile katkı sağlanıyor. Ama bu kez de anlatılan konuların anlama verimi düşüyor. Mezun olduktan sonra iş sahibi olmanın yolu sınavlardan geçiyor. Bu sınavların zorluğu ve çeşitliliği kararsız kalmaktaki en büyük eksi.

 

tuba koç

Gazi üniversitesi 3.sınıf öğrencisiyim.Uluslararası İlişkiler bölümü araştırmaya tartışmaya siyasete güncel konulara ilgisi olanların okuyabileceği bir bölüm.Aksi halde dersler içinden çıkılmaz bir hal alabilir sizin için.Bu bölümü iyi bir üniversitede okumanız gerekiyor.Mezun olunca ne olacaksın sorularına cevap veremezsiniz bir anda.Aslında önünüzde birçok seçenek var gibi görünür başında devlet kurumları olmak üzere fakat torpil olmadan bu kurumlara girmeniz imkansız.Onun dışında akademisyenlik düşünebilirsiniz.Ben okulumdan ve bölümümden oldukça memnunum hedefim ise akademisyenlik.Pişman olmayacağınız tercihler yapmanız dileğiyle.

 

Nazlı Bozdemir

Uluslararası İlişkiler mezunlarının hala ne iş yaptığını tartıştığımız bir noktadayız, doğru, ancak dilinizi geliştirmek, dünyanın farklı bölgelerine ait farklı politikalar, inter-disipliner çalışma imkanı ve uluslararası ilişkilere/politikaya dair akademik bir jargon sunması açısından bölümün pek çok artısı olduğuna inanıyorum ama iş bölümde ve müfredatta ne yazık ki bitmiyor. Bölümü seçenlerin saydığım artılar konusunda bilinçli veya hevesli olmadığı, her dersi yabancı dili ve bilgi birikimini geliştirmek için aracı olarak görmediği takdirde mezun olduktan sonra ‘keşke bu bölümü seçmeseydim’ tepkisi ortaya çıkıyor. İş alanının kısıtlı olduğu konusunda ben de çok fazla yorum duyuyorum fakat, think-thankler, bakanlıklar, danışmanlıktan tutun lojistiğe veya turizme kadar çok çeşitli hizmetler veren çok uluslu şirketlerde iş bulunacağını kendi deneyimlerimle gördüm. Bu yüzden bana göre Uluslararası İlişkiler bölümünün en büyük artısı size belli bir esneklik verebiliyor olması, olay bu esnekliği doğru kullanabilmekte.

 

Anonim

Son sınıf öğrencisi olarak şunu söylemeliyim ki eğer bu bölümü okuyorsanız dünyaya daha geniş perspektiften bakma yeteneği kazanıyorsunuz. Bölümün en öneli artısı bu, belki de tek artısı diyebiliriz. Büyük olasılıkla, bu bölümü bitirdikten sonra yapacağımız işler uzmanlık alanımızın dışında olacaktır, çünkü bölümle ilgili iş imkanı oldukça zayıf. En büyük eksisi de bu .

 

Cengiz Acarlı

2005 yılında mezun oldum. Benim kanaatim şu: Eğer bölümü kazanmadan sonradan ne iş yapılacağına karar verilmişse işiniz kolay. Ama bu tercihler bölümü okurken bile değişiyor. İlk sınıfta yapmak istediğiniz işle mezun olurkenki aynı olmayabilir. O yüzden geniş yelpaze sunduğu için bizim bölüm avantaj da sağlayabilir. İşin en sıkıcı tarafı mezun olurken ayrıca hazırlanmak gereken sınavlar ve mülakatlar.

 

Ayşe Korkmaz

Son sınıftayım ve bence bölümle ilgili en önemli sorun kendi alanlarında bir iş yapmak isteyen mezunların iş bulma sıkıntısı. Her gün açılan yeni bölümlerle mezun sayıları gittikçe kabarıyor. Buna karşılık, akademisyenlik, Dışişleri ve birkaç think-tank dahil iş imkanları ise oldukça sınırlı.