Köyden Kente Göçün Sebepleri ve Sonuçları

Rabia İÇTEN

Viyana Üniversitesi, Oryantalistik

Türkiye’de 1950’li yıllarda başlayan köyden kente göç, daha sonraki yıllarda da ciddi sorunları beraberinde getirmiştir. Göçün temel sebepleri arasında ekonomik ve sosyal durum yer almaktadır. Bu iki ana başlık köyden kente göçün başlıca nedenleridir. Diğer nedenlere değinmek gerekirse, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, ulaşımın zorluğu, doğal afetler, bölgesel iç savaşlar, iş seçeneklerinin azlığı ve yüzde olarak ele almak gerekirse az da olsa töre ve adet gibi ailevi sorunların meydana getirdiği nedenler olarak iç göçü sıralayabiliriz. Dış göçün nedenlerini ise sosyo-ekonomik ve siyasi nedenler, insanların etnik kimliklerinden dolayı yaşadığı problemler, savaşlar, sınırların değişmesi ve yaşanan büyük tabi afetler olarak görülmektedir.

Göçler iç ve dış göç olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. İç göçte köyden kente veya kırsal bölgeden göçün ekonomik ve sosyal oluşu, büyük kentleri kırsal bölgede yaşayan insanlar için cezp edici kılmıştır. Özellikle büyük kentlerdeki iş seçeneklerinin ve imkânlarını fazlalığı yaşadığı bölgeye oranla yaşam kalitesinin artması, devletin sağladığı maddi, manevi ve sosyal hizmetlerden faydalanabilme, kırsal kesime göre ulaşımın kolay oluşu, devletin ve belediyelerin sağladığı hizmetlere erişiminde güçlük olmaması kişinin sosyal yaşamının gelişmesi ebeveynlerin çocuklarına daha iyi eğitim ve yaşam standardı sunmak amacı ile kentlerde yaşamayı tercih etmektedir ve bu gibi sebeplerden dolayı insanların gözünde kentler daha önemli hale gelmektedir.

Bunun yanında örnek olarak bir çiftçi yapmış olduğu işin karşılığını alamayınca veya o işi yaparken karşılaştığı sorunlar nedeniyle yapmış olduğu işi ve toprağını bırakıp kente göç etmeyi tercih etmektedir.

Dış göçe değinecek olursak, en belirgin sebebi ekonomik ve sosyal olanakların kişinin yaşadığı ülkeye kıyasla daha iyi ve tatmin edici olmasıdır. Diğer hususlara ve konulara gelince kişinin yaşadığı ülkenin savaş halinde olması, iç karışıklık, etnik çatışmalar ve siyasi sorunlar kişiyi dış göç yapmaya bir nevi mecbur bırakmaktadır. Bunun yanında oradaki yaşama ayak uydurması ve yaşam standartlarının iyi olmasıyla birlikte iş emek karşılığını fazlasıyla alabilmesi, devletin sağladığı hizmetlerden yeterince faydalanabilmesi kişiyi göç ettirdiği ülkede uzun yıllar yaşamasına neden olmaktadır.

Dış göçün iç göçe oranla ülkeye yararları vardır. Kırsal kesimde yaşayan bir kişi veya aile bulunduğu ülkenin sürekli göç alan bir büyük kentine göç etmek yerine sosyo-ekonomik bakımdan gelişmiş bir başka ülkeye göç ettiğinde iç göçe göre daha faydalı olabilir. Orada tutunabilmesi kendi ülkesine de katkı sağlamaktadır. Ortalama her yıl ülkesini ziyaret etmesi ülkeye döviz girdisinin yanında daha önce yaşadığı bölgeye yatırım yapma imkânını da sağlamaktadır.

İç ve dış göç bir ülkede giderek artmakta ise o ülkede belirgin sorunlar ortaya çıkmakla birlikte bu sorunlara çözüm bulunamamış demektir. Eğer ülkede iç göç fazla ise o ülkede yaşam standartları düşer, bölgesel üretim azalır, daha çok göç alan yerlerin kaynakları kullanılmaya başlanır, diğer bölgelerin zenginliklerinden yararlanılma azalır. Göç alan kentlerdeki nüfusun giderek artması birçok problemi de beraberinde getirmektedir. Onun için sosyal ve ekonomik hizmetlerin belli başlı yerlere yapılması yerine ülke geneli eşit dağıtılması, yatırımların eşit olması hatta geri kalmış yerlere biraz daha fazla hizmet götürülmesi, üreticiye üretiminden satışına kadarki süreçte yardımcı olunması, üretime teşvik edilmesi bölgesel kaynaklarımızın çıkarılmasında ve üretilmesinde sanayileşmenin artması, bölge insanın istihdamının sağlanarak iş seçeneklerinin artırılması, sosyal hizmetlerin belli standartlara gelmesi iç ve dış göçü artmasına engel olur.

Biz Sivil toplum kuruluşlarının, siyasetçilerin, medyanın, özellikle de siyasetçilerin bu konuyla ilgilenmelerini diliyoruz. Bu önemli konuyu sadece kaleme değil, ele de almak gerekir. Yoksa bu durum daha da büyüyüp ilerde bütün ülke insanına güç durumlar yaşatabilir.

Temennimiz köylerimizin eskiden olduğu gibi cıvıl cıvıl, şen şakrak, içinde çocukların özgürce koşup oynadığı ve en önemlisi eskiye bakarak hayat kalitesinin daha da arttırıldığı, insanlarımızın göçmek zorunda kalmadığı, yerleşim alanları olarak tekrardan görmemiz.