İbadi’nin Şerefi “Ebu Gureyb” Zindanlarında Saklı

 HİKMET KÖKSAL

Irak’ta Felluce’den birkaç kilometre ötede Ebu Gureyb şehri var. ABD Irak’a özgürlük (!) getirmek için burayı işgal edinceye kadar dünyada pek tanınmazdı. Saddam döneminden kalan “Ebu Gureyb” hapishanesini ABD’liler koalisyon karşıtları, isyancılar ve muhtelif suçlular için yenileyip içini hemen doldurdular.

Tutukluların çoğu askerî operasyonlarda tesadüfen tutuklanmış veya şüpheli olduğu için kontrol noktalarından toplanmış suçsuz Iraklı sivillerdi.

Aralarında kadınlar, erkekler, ergenlik dönemindeki çocuklar vardı. Tutuklanıp sorgulanmalarının ardından suçsuz bulunanlar hemen serbest bırakılmıyorlardı, oradan çıktıktan sonra isyana katılacaklarından korkuluyordu.

Peki, ne yapılıyordu bunlara?

“Çıplak adamlar piramit şeklinde üst üste yığılmıştı ve Amerikan askerleri bu yığının yanında sırıtıyorlardı. Bir kadın asker, çıplak bir mahkûmun boynuna taktığı köpek tasmasının ipini elinde tutuyordu.

Amerikan askerlerinin esirlerini… Zorlayarak onlara işkence yapmaları, acı çektirmeleri ve onları aşağılamaları inanılır gibi değildi, ama görüyordum işte.

Bu görüntüdekiler Pentagon tarafından işkenceci Tiran Saddam Hüseyin’den kurtarılmış Irak’a demokrasi ve özgürlük getirme iddiasıyla gönderilen o iyi huylu (!) genç kadın ve erkekler değil miydi?”(Philip Zimbardo-The Lucifer Effect)

ABD askerlerinin tutuklulara yaptığı işkenceler ve tecavüz olaylarının dışarıdan duyulması üzerine halk infiale gelerek Ebu Gureyb ve Taci Cezaevlerine silahlı kişiler tarafından baskın düzenleniyor. Çıkan olaylarda görevli ABD’li askerlerden ölenler ve mahkûmlardan kaçanlar olması üzerine “Ebu Gureyb” kapatılarak mahkûmlar daha küçük cezaevlerine naklediliyor.

ABD askerlerinin tutuklulara yaptığı işkenceler ve tecavüz olaylarını belgeleyen fotoğrafların bizzat işkenceyi yapanlar eliyle basına sızdırılmasıyla işgalciler dünya kamuoyunda büyük tepki alıyor.

Irak’ı özgürlük getirmek için işgal edenler bir medeniyeti tarumar edip “Ebu Gureyb” zindanlarına gömerken ortalıkta görünmeyenlerden Şii bir aileden Bağdat doğumlu Başbakan Haydar el İbadi bugün Türk askerini işgalci ilan etmekle meşgul.

Manchester Üniversitesinde yüksek lisans yapıp, Dava Partisi’nin Londra temsilciliğini yapan, Birleşik Krallık vatandaşlığına geçen, ABD’nin ülkesini işgalinden sonra Irak’a dönüp ABD desteği ile Şiileri iktidara taşıyan, Sünni bloku siyasetten tasfiye eden, Türkmenlerin hayatını daraltan, İngilizlerin terbiye ettiği Müstemleke Valisi Haydar el İbadi, Irak’ın Ebu Gureyb’de kaybettiği şerefini kurtarmanın derdinde!..

Ankara ziyaretinde resmî tören sırasında pantolonunu çekmeye uğraşan, DAEŞ’in 3 Temmuz 2016’da Bağdat’ın Karrada semtine saldırıp 200 kişiyi katlettiğinde Başbakan olarak gittiği saldırı mahallinde Bağdatlıların ayakkabılarıyla kovalayıp dövdüğü, ne meşruiyeti ne toplumsal desteği olmayan bu adam Türk askerine işgalci diyerek “Ebu Gureyb” zindanında kaybettiği şerefini arıyor!..

İngiliz vatandaşlığı tartışılan ama uşaklığı hâlen devam eden, İngilizlerin yetiştirdiği İbadi’yi işgal ettikleri her memlekette yaptıkları gibi Irak Başbakanlığına getirdiler. Iraklı görünse de fikri, zikri İngiliz olan, İngiliz The Guardian gazetesinin “düşük profilli” olarak tanımladığı, kendi halkından ayakkabı ile sopa yiyen İbadi ancak sosyal medyada komik esprilere malzeme olmaktan öteye geçemeyecek…

PAYLAŞIN:
1950 Erzincan doğumlu olan Gazeteci-Yazar Hikmet Köksal Atatürk Üniversitesi İşletme fakültesini 1975 yılında bitirdi. 1979 yılında basın iş kolunda çalışmaya başladı ve bu tarihten itibaren Türkiye Gazetesinin Erzincan, Erzurum, Samsun ve İzmir Bölge müdürlüklerinde bulundu. Türkiye Gazetesinde köşe yazıları yayınlamakla birlikte, iş ve sosyal hayatta başarılı olmak üzerine dergilerde makaleleri ve kitapları yayınlandı. Eğitim Kurumlarında, kamu ve özel iş yerlerinde verdiği seminerlerde öğrenci, yönetici ve çalışanlarla tecrübelerini paylaştı. Erzincan ERT-TV’de “Açık Kürsü” Programını yaptı. Yurt içinde birçok dergi, yerel Gündem 24 Gazetesinde köşe yazıları ve makaleleri yayınlandı. Halen Türkiye Gazetesinde “Yerel Pencere” başlığı altında köşe yazıları hazırlamaya devam ediyor.