Trump’a Eklenen François Fillon Halkası

SAADET ORUÇ
Ecole Superieure Journalisme de Paris

Fransa’da 2017 Mayıs ayında yapılacak olan Başkanlık seçimlerinde merkez sağı François Fillon temsil edecek. Fillon, Nicolas Sarkozy ve Alain Juppe gibi ağır topları diskalifiye ederek ipi göğüsledi. Aşırı sağcı Marine Le Pen, şu an için, Fillon’un tek rakibi görünüyor. Zira iktidardaki Sosyalist Parti ve François Hollande önemli oranda güç kaybı yaşadı. Seçmenin desteği tek basamaklı rakamlara düştü.

Peki François Fillon kim? Öncelikle Nicolas Sarkozy’nin Cumhurbaşkanı olduğu dönemin başbakanı. “Üç yıl önce bu yarışa başladığımda yalnızdım” sözleriyle kendisinin de ifade ettiği gibi fazla destek almadan başkanlık kampanyasına başlamış bir isim. Dolayısıyla anketleri yanıltarak, merkez sağın ön seçimlerinden galip çıktı.

Verdiği mesajlara bakalım. Suriye konusunda şaşırtıcı mesajları var: “İki yıldır Suriye rejimi ile direk diyalog kurmak için Şam’da diplomatik bir temsilcilik açmamız gerektiğini söylüyorum” cümlesi Suriye konusundaki yaklaşımının en bariz ifadesi.

“İran ve Rusya ile Suriye meselesini konuşup, uluslararası koalisyon oluşturalım” ikinci kilit cümle…

“Fransa, çok kültürlü bir ülke değildir” diyerek hem yabancılar politikası, göçmen krizi ve İslam ile ilgili izleyeceği yol hakkında da bir ipucu veriyor. Aşırı sağın oylarını cezbetmek için yabancı ve göçmen karşıtı, İslam’ı tartışmaya açacak bir siyaset üretmesi muhtemel görünüyor.

ABD’nin yeni başkanı Donald Trump ve Rus lider Vladimir Putin ile iyi bir ilişki geliştireceği de şimdiden belli olan bir unsur. ABD, Trump ile yüzünü en az AB kadar Rusya’ya dönerken, Fillon, Brüksel’den çok Washington’a bakar olacak.

“AB’nin su almaya başladığı” ifadesi de yine Fillon’a ait.

Peki, Türkiye ile ilgili nasıl bir politika izleyecek? Yukarıda ipuçlarını verdiğim örgü ışığında tablo açık değil mi?

Tabi, bütün bunları şansını yitirmiş bir Sosyalist Parti ve Fransız “establishment”ının asla izin vermeyeceğini varsaydığımız bir Marine Le Pen korelasyonunda analiz ediyoruz. Trump’ın seçilmesinde olduğu gibi kamuoyu yoklamalarını ters köşeye yatıran sonuçlara da hazırlıklı olmamız gerekiyor bir taraftan da.

PAYLAŞIN:
Cumhurbaşkanlığı danışmanı olan Saadet Oruç 1972 yılında Karadeniz Ereğli’de dünyaya geldi. Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi mezunudur. 2010 yılında Ecole Superieure Journalisme de Paris (Validation Acquis Experience-VAE) diploması aldı. 1995 yılında diplomasi muhabiri olarak gazetecilik yaşamına başladı. 2002′ye kadar Turkish Daily News, Kanal 7 ve BRT’de diplomasi muhabiri olarak çalıştı. 2002 yılında Paris’e gitti. 2007′ye kadar free-lance olarak Doğan Haber Ajansı’na çalıştı. 2007 yılından 2013′e kadar 24 TV Avrupa Temsilcisi olarak çalıştı. Star Gazetesi’nde haftalık yazıları ve röportajları yayınlandı. 2013 yılında Türkiye’ye döndü ve Star Gazetesi Dış Haberler Müdürü olarak çalışmaya başladı. 2014 yılı Ağustos ayında 24 TV’de moderatör olarak görevlendirildi. Star Gazetesi’nde haftalık yazılara devam etmektedir. Free-lance olarak çeşitli belgesel ve yapımlara katkı sunmaktadır. Çok sayıda devlet adamı ile röportajları yayınlanmıştır. (Haydar Aliyev, Pervez Müşerref, Barzani, Talabani, Raşid Gannuşi, Salih Müslim, Mahmud Abbas, Şimon Peres vs.) Başlangıç düzeyinde Almanca ve Kürtçe, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.