Reçete; Anadolu İrfanı

H. HÜMEYRA ŞAHİN
University of London, The School of Oriental and African Studies

‘Ey Anadolu! Ruhumuzun toprağı!’ diyor ya Sezai Karakoç. Tıpkı onun dediği gibi ruhumuzda mayalanan harman; Anadolu!

Farklı mizaçları, doğu ile batıyı, farklı dünya görüşlerini, mistisizm ile materyalizmi buluşturup kaynaştıran geçiş yolu, Anadolu. Üst üste yığılmış, iç içe geçmiş fikir ve hissiyatlar coğrafyası… İrfan kozası!

Millet olarak acılarımızı dindirecek merhem, yine senin hamurundan neşet edecek.

Karakoç’un satırlarından ilerleyecek olursak;

‘Ey Anadolu! Her zaman, beklenmedik anda, nefs müdafaasının kahraman çocuklarını çıkardın. Onları doğuran ana oldun. Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Yunus Emre’nin, Aziz Mahmud Hüdai’nin, binbir veli, bilgin, şehit ve gazinin, önder ve erin toprağı!…

Zikir yankısıyla göğsü şişmiş dağların, artık, o ilahi esiş rüzgarlarını gönderecek doğurganlıklarını mı yitirdiler?…

Ey Anadolu! Büyük sürprizini artık göster!

Meşaleni yükselt ey Anadolu!’

Türkiye’nin ihtiyacı olan birlik ve beraberlik meşalesinin, bu sefer topyekûn bir milletin şahsında tecessüm etmesi bekleniyor. Bu bir yoktan varoluş değil, sadece potansiyelin açığa çıkması demek.

Şehitlerin arkasından dökülen gözyaşlarını metanete çeviren o irfanı açığa çıkarmak, yaymak, tek çıkar yolumuz. O irfan ki, tankların karşısına çıkan kadınların cesareti olarak belirdi 15 Temmuz’da. Ölümü göze alarak emaneti muhafazada direnen yiğitlerin direnişi oldu. O irfan ki, geçmişin bütün tecrübesini bir gecede milletin kurtuluşuna seferber etti. Yine olabilir, yine olmalı.

Bu toprakların tecrübesi öylesine zengin ki, bugün Cumhuriyet’in ay-yıldızlı bayrağı, Yunan ve Roma heykellerinin, Asur tabletlerinin, Hitit sfenkslerinin, Selçuklu kitabelerinin, Osmanlı kubbelerinin üzerinde dalgalanıyor. Bu zengin mirasın bilgeliğini, irfanını, hikmetini bugün ortaya çıkarmayacaksak ne işe yarayacak bu zenginlik. Tozlu tarih kitaplarında bir olaylar müzesi olarak mı kalacak?

Bunca farklılığın yüzyıllarca biriktirdiği tarih tecrübesi, Kürt’ü, Çerkez’i, Türk’ü, Laz’ı, Ermeni’si, herkesi birlikte yaşatmaya muktedir.

Tarihi diriltmenin vakti geldi. Anadolu’nun geleceği için, geçmişini diriltmek, bir arada yaşama tecrübesini hatırlayıp, zenginlikleri tek potada eriterek, hainlere ve düşmanlara karşı yek vücut olmak zamanı geldi.

Ancak o zaman amin dediğimiz dualar yerine ulaşır; şehitlerin ruhu ancak o zaman şad olur.

Onların, şehadetleriyle vatan yaptığı bu toprakları, biz diri halimizle yokluğa mı sürükleyeceğiz?

Şehitlerin ölmediğini biliyoruz da, yoksa biz mi öldük?

Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunları bozacak tek şey; Anadolu’nun hamurunda var olan potansiyeli açığa çıkarmak. Bu ise, konuşurken, slogan atarken, sosyal medya denizine bir cümle bırakırken potansiyelimizde var olan bu bilinci, davranışa dönüştürmekle mümkün.

Birbirimizin sorumluluğunu almak için, asgari müştereklerde buluşacak kadar sevgiyi yeşertmek, kinleri öldürmek gerekiyor. Bunun için ise, yüzyıllara sari tanışıklığımızı biraz hatırlamak gerekiyor.

PAYLAŞIN:
Cumhurbaşkanlığı Danışmanı ve Akşam Gazetesi yazarı H. Hümeyra Şahin, 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü”nden mezun oldu. 2001 yılında Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü”nde ”Osmanlı Modernleşmesi” konulu yüksek lisans tezini hazırladı. 2007-2008 yılları arasında University of London, SOAS”ta eğitim amaçlı bir programa katıldı. Çeşitli uluslararası projelerde yer aldı. Dünya Tarihi, Şehir Tarihi, Kültür Tarihçiliği gibi konularda seminerler verdi. Çeşitli yayın organlarında deneme ve hikayeleri yayınlandı. Şahin, halen akademik referanslı çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşunun başkanlığını yapıyor, aynı zamanda doktora çalışmalarını sürdürüyor.