Trump ve Çıplak Krallar

SAADET ORUÇ
Ecole Superieure Journalisme de Paris

Yemin ederek görev başına gelmesinden bu yana, neredeyse her gün bir “Trump ve maceraları” filmi izliyoruz. Önce 7 Müslüman ülke vatandaşlarının ABD’ye girişlerini yasaklaması, bu nedenle “asıl Amerika” ile karşı karşıya geldiği “algısı”, pek çok Batılı liderle gerilim sınırlarına gelmesi tüm dikkatleri ABD’nin 45. Başkanı Donald Trump’a çevirdi.

Avustralya Başbakanı ile konuşurken sinirlenip, telefonu Avustralya Başbakanı’nın suratına kapatması da yeni dönem Amerikan diplomasisine ilişkin fikir veren unsurlar arasında.

Bütün bunlar, Türkiye’nin önde gelen dış politika uzmanı milletvekillerinden biri (önceki başkan Barack Obama döneminde) ABD vizesi almak için aylarca beklemiş ve reddedilmişken, Fransa’nın başkenti Paris’te banliyö ayaklanmaları patlama sinyalleri verirken, Avusturya yeniden başörtüsü yasağına giden yolun zemin çalışmasını yaparken yaşanıyor.

Mülteciler yine Avrupa kapılarından geri çevriliyor, toplama kampı benzeri göçmen merkezleri tesadüfi yangınlarla kül oluyor, terörle mücadele adı altında Avrupa ülkelerinde temel hak ve özgürlükler kısıtlanırken gerçekleşiyor. Üstüne, tüm bu politikaların gerçek sorumlusu “asıl Amerika” yani ABD yargısı ve diplomasisi, Trump’ın politikalarını uygulatmak istemiyormuş taklidi yaparak, kirli ellerini yıkıyor.

Temize çekiyor günahlarla dolu defterini.

Tam da küçük çocuğun, kalabalığın arasından sıyrılıp “Anne bak, kral çıplak” dediği momentumdayız.

Trump, batılı tüm liderlerin hücrelerinde dolaşan ayrımcı, yabancı düşmanı ve İslamofobik kanı daha görünür kıldı, maskeler düştü. Bu damara karşı, uluslararası ve küresel bir itirazın zemini de bu vesileyle oluşur diye umut edelim.

Batı dünyasından hiç kimse de kendi hesaplaşmasının yükünü, Müslüman ülkelerin omuzlarına yüklemesin bu arada.

Trump’ın gelişinin Avrupa cephesinde de en az Müslüman ülkelerde olduğu kadar bilinmez bir sayfa açtığı da bir gerçek. Önceki gün Malta’da düzenlenen gayrıresmi AB zirvesinin gündemi “İtalya-Libya hattındaki göçmenler” olsa da, esas mevzu Trump ile AB cephesinin nasıl başa çıkacağı idi.

AB liderlerini teskin eden isim ise geçen hafta Washington’da Trump ile ilk bir araya gelen Avrupalı lider olan İngiltere Başbakanı Theresa May oldu.

İran cephesiyle kontrollü tırmandırılan bir gerilim ve Rusya cephesiyle kontrollü sürdürülen bir ılıman hava da, jeostratejik küresel gündemde tanık olacağımız gelişmeler olacak. Dipnot düşelim.

Özetle “Trump geldi, eyvah” noktasında olanlara söyleyecek sözümüz şu: “Batılı siyaset sınıfına hakim olan ancak kontrollü olarak saklanan yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı, ilk kez bu kadar aleni hale geldi. Ve elbette bu yaklaşıma getirilmesi gereken itirazın canlanmasının yolu açılmış oldu mevcut tabloyla.”

PAYLAŞIN:
Cumhurbaşkanlığı danışmanı olan Saadet Oruç 1972 yılında Karadeniz Ereğli’de dünyaya geldi. Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesi mezunudur. 2010 yılında Ecole Superieure Journalisme de Paris (Validation Acquis Experience-VAE) diploması aldı. 1995 yılında diplomasi muhabiri olarak gazetecilik yaşamına başladı. 2002′ye kadar Turkish Daily News, Kanal 7 ve BRT’de diplomasi muhabiri olarak çalıştı. 2002 yılında Paris’e gitti. 2007′ye kadar free-lance olarak Doğan Haber Ajansı’na çalıştı. 2007 yılından 2013′e kadar 24 TV Avrupa Temsilcisi olarak çalıştı. Star Gazetesi’nde haftalık yazıları ve röportajları yayınlandı. 2013 yılında Türkiye’ye döndü ve Star Gazetesi Dış Haberler Müdürü olarak çalışmaya başladı. 2014 yılı Ağustos ayında 24 TV’de moderatör olarak görevlendirildi. Star Gazetesi’nde haftalık yazılara devam etmektedir. Free-lance olarak çeşitli belgesel ve yapımlara katkı sunmaktadır. Çok sayıda devlet adamı ile röportajları yayınlanmıştır. (Haydar Aliyev, Pervez Müşerref, Barzani, Talabani, Raşid Gannuşi, Salih Müslim, Mahmud Abbas, Şimon Peres vs.) Başlangıç düzeyinde Almanca ve Kürtçe, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.