2016’yı Unutursak Kalbimiz Kurusun…

UFUK ULUTAŞ
Ohio State University

Anadolu Ajansı’nın hazırladığı 2016 Yıllığını incelerken, bir süredir anayasa değişikliğine ilişkin sorulan “neden şimdi?” sorusunun cevabı daha da berraklaşıyor. Türkiye ve dünyada geçtiğimiz sene gerçekleşen önemli olayların AA gözüyle derlendiği yıllık, “nisyan ile malul” olan bizlere unutmanın Türkiye halkı için bazen lüks olabileceğini de gösteriyor. Tabii ki unutmak da bir nimet; fakat içerisinden geçtiğimiz şu kritik dönemde hatırlamaya da çok ihtiyacımız var. “Neden şimdi?” sorusunun cevabı da hatırlamamız gerekenlerde gömülü durumda.

Yıllığın sadece kapak fotoğraflarına bakmak bile Türkiye için 21. yüzyılın en uzun senesi olan 2016’nın “kulağımıza küpe” olması gerektiğini göstermekte. En üst solda Şehit Ömer Halisdemir, üst sağda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, altta Yenikapı Mitingi ve yanında kamyonuyla Taksim’e çıkan Şerife Boz ablamızın fotoğrafı, sadece bir senede Türkiye’nin atlattığı badirelerin ve ortaya koyulan cansiperane kahramanlıkların bir özeti. Bir kişi, Ömer Halisdemir, kritik Özel Kuvvetler’de Fetullahçı işgal planının çarkına çomak soktu. Ülke evlatları kendi malımız olan F-16’lar ve tankların karşısında dururken, kahramanlıkları Boğaziçi’yi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yaptı. Şerife Abla, her şeyi hesap edip de Nene Hatun ruhunu hesap edemeyenlere kamyonuyla, havalı kornasıyla vatanseverlik dersi verdi. Ve millet birlikte olunca karşısında kimsenin duramayacağını Yenikapı’da gösterdi. Yıllığın ortasındaki fotoğrafıyla Cumhurbaşkanı’nın liderliği de milletin kahramanlığının bir hülasasıydı.

Ortaya koyulan kahramanlıklar bir yana, bu ülke daha geçtiğimiz sene bir işgal girişimini bertaraf etti. Askerden polise, bürokrasiden STK’lara, medyadan iş dünyasına kadar her mecraya sızan bir taşeron örgütün altını oyduğu Türkiye, yeniden inşa zorunluluğuyla karşı karşıya. Çabuk unutuyoruz bu halkın kimlere karşı nasıl mücadele ettiğini. Beştepe’den Kısıklı’ya, Kızılay’dan İskenderun Anıt Alanı’na kadar Türk milletinin büyük özgüvenle darbeye ve işgale direnmesinin üstünden henüz bir sene geçmedi. Sahi bu millet daha altı ay önce ülkenin dört bir yanında neden nöbet tutmuştu?

Bütün dünyaya dargın haliyle hepimizin kalplerini dağlayan Umran bebek ve harap olan Halep, işgal ve iç savaşla paramparça edilmiş bir ülkenin düştüğü durumun en acı örnekleri. Türkiye’nin etrafı bir ateş yumağı, istikrarsızlık ve çatışmalar etrafımızın istikrarlı normali. Bu ortamda Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün ve Fırat Kalkanı’nın sembolize ettiği DEAŞ’la ve PKK’yla mücadelemiz bazen ABD’ye, bazen Rusya’ya, bazen İran’a, bazen Almanya’ya vs. rağmen devam ediyor. Evet Muhammed Fatih Safitürk’ü, Umran bebeği veya Ömer Halisdemir’i bu kadar çabuk unuttuğumuzdan soruluyor “neden şimdi?” soruları. 2016 bu ülke için bir milat olmadıysa, ülkenin yeniden inşası için daha hangi krizleri veya kalkışmaları bekleyeceğiz? 2016 senesi, Türkiye’nin ucuz ve demagojik siyasi gündemlerden çıkıp yapısal dönüşümlere, kalite artırımına, insan kaynakları atılımına ve istikrar yatırımına yoğunlaşması gerektiğini göstermedi mi?

2015’te “gelecek sene Türkiye’de bir darbe/işgal girişimi olacak” dense burun kıvıracak olanlar, bir daha 2016’lar yaşamamamız için yapılan dönüşüm yatırımlarının gerekliliğini de idrak edemiyorlar. Türkiye’nin en büyük gerçeği dönüşmesi gerektiğidir. Bu zaruret devam ederken şahsi hesaplaşmalar, “köşe kapmaca” oyunları ve karakter suikastları ihanet; enaniyetle örülü olan bir takım “entel” tartışmalar lüks; ve 2016’yı unutmak ise en basit tabirle lakaytlıktır. 2016’dan ders alalım. Türkiye’nin dönüşmesinden ve istikrarından, bağlılığı bu topraklara ait olan, iktidar veya muhalefet, herkes kazançlı çıkacak.

PAYLAŞIN:
SETA’da Dış Politika Araştırmaları direktörlüğü görevini yürüten Ufuk Ulutaş, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans ve Ohio State Üniversitesi tarih bölümünde yüksek lisans derecelerini tamamladı. Ohio State Üniversitesi’nde doktora adayı oldu. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde İbranice ve Ortadoğu politikası dersleri aldı. 2004-2009 yılları arasında Ohio State Üniversitesi’nde Dünya Tarihi dersleri verdi. Mershon Uluslararası Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nde araştırma asistanı ve Melton Yahudi Çalışmaları Merkezi’nde önce “Samuel M. Melton” ardından “George M. & Renée K. Levine” araştırmacısı olarak çalıştı. SETA Washington DC’de Ortadoğu Programı Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Ortadoğu siyaseti ve tarihi, İsrail ve Yahudi tarihi, Türk dış politikası ve ABD’nin Ortadoğu politikası üzerine çok sayıda akademik makale ve rapor kaleme aldı. Yerli basınının yanında Haaretz, Jerusalem Post, Al-Jazeera.net, Al-Arabiya, Al-Ahram ve Foreign Policy gibi yabancı yazılı basında çok sayıda ropörtaj ve makaleleri yayınlanırken, CNN International, BBC, Al-Jazeera İngilizce ve Arapça, Russia Today, France 24, CCTV gibi yabancı ve yerli görsel medyada yorumlarına yer verildi. Halen TRT Türk kanalında “Küresel Siyaset” isimli dış politika ağırlıklı bir program yapmakta ve Akşam Gazetesi’nde Pazartesi ve Cuma günleri köşe yazmaktadır. Ayrıca, Somali merkezli Heritage Enstitüsü’nün de yönetim kurulunda bulunmaktadır. Araştırma dilleri arasında İngilizce, Arapça, İbranice ve Fransızca bulunmaktadır.