Bitişik Komşumuz Nahçıvan Cumhuriyeti

Prof. Dr. REŞAT GENÇ

Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı bir özerk cumhuriyettir. Kuzeyi ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı da İran topraklarıyla çevrilmiş olup, batısında yer alan Türkiye ile on üç kilometrelik bir sınırı vardır.

Bu sınır bölgesi Türkiye tarafından “Dil Ucu” olarak adlandırılmakta olup, Türkiye ile Nahçıvan’ı birbirine bağlayan yol Dil Ucu’nda Aras nehri üzerine inşa edilen “Hasret Köprüsü”nden geçmektedir. Özerk Cumhuriyet de, tarihî Nahçıvan Hanlığı gibi, kendisine başkentlik yapan Nahçıvan şehrinin adı ile anılmaktadır. Şehir bugün yaklaşık 70.000 nüfusa sahip olup, Özerk Cumhuriyetin toplan nüfusu ise 400.000 civarındadır.

Tarihte Nahçıvan

Nahçıvan, Güney Kafkasya’da bulunan tarihî bir şehir ve bu şehrin merkezliğini yaptığı bir bölgenin adı olup, Aras nehrinin sol tarafında bulunur ve bu nehir vasıtasıyla İran topraklarından ayrılır.

Nahçıvan şehri ve etrafı, tarih çağlarının hemen tamamını yaşamış olan önemli tarihî merkezlerden biridir. Coğrafî konumu bakımından tarih boyunca doğu ile batı arasında her zaman önemli geçiş ve irtibat noktalarından birini oluşturmuştur.

İran’da kurulan Sasanî Devleti ve Anadolu’yu elinde bulunduran Bizans arasındaki mücadelelerde iki taraf arasında sık sık el değiştiren Nahçıvan, Halife Hz. Osman zamanında “Habib bin Mesleme” tarafından fethedildi. Fethi müteakip Arap valiler bu bölgeyi başlıca askerî ve idarî merkezlerden biri haline getirdiler. Bölge, İslâm Devleti tarafından Bizans’a karşı üs olarak kullanılıyordu.

Bu ilk valilerden sonra çeşitli Arap hanedanlarının idaresinde kalan Nahçıvan, Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya yönelişlerinde de önemli bir geçiş koridoru vazifesi yapmıştır. XI. Yüzyılda Selçuklular tarafından fethedilen bu bölge, Azerbaycan ile birlikte bir süre Selçuklu şehzadeleri ve daha sonra da Selçuklu valileri tarafından idare edildi.

Nahçıvan’da 1136-1225 yılları arasında İldenizli Atabeğler (İldenizliler, İldeniz Oğulları, Azerbaycan Atabeğleri) hüküm sürmüşlerdir. Şehir, Atabeğler yönetimi sırasında ekonomik ve sosyal hayat bakımından oldukça önemli bir merkez haline gelmiştir.

Daha sonra Nahçıvan ve civarı Harizmşahların eline geçti ve kısa bir süre onlar tarafından idare edildi. Daha sonra bölge, bütün Azerbaycan gibi Moğol istilâsına uğradı ve Moğollardan Hülagu Han tarafından kurulan İlhanlılar Devleti yıkılıncaya kadar da bu devletin en önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Daha sonra Nahçıvan ve civarının, Azerbaycan’ın pek çok bölgesi ile birlikte ve sırasıyla Kara Koyunlular, Timurlular, Ak Koyunlular, Safeviler ve Osmanlılar eline geçtiğini ve dolayısıyla yörenin, Selçuklu fethinden itibaren Türk dünyasının önemli beldelerinden biri haline geldiğini görmekteyiz.

Gerçekten de, şehir ve civarı, iki yüzyılı aşkın bir süre Osmanlılarla Safeviler arasında devamlı bir mücadele sahası olan Azerbaycan da, bu mücadelelerden en fazla etkilenen bölge oldu. Zaman zaman bu yüzden çok yıprandı. Zaman zaman da her iki taraftan ciddi sayılabilecek bayındırlıklara ve refaha kavuşturuldu.

Sovyet dönemi, bütün Azerbaycan için olduğu gibi Nahçıvan Türklerinin Çarlık döneminden kat kat ağır sıkıntıların yaşandığı bir dönem oldu. Bolşevik zulüm ve işkencede Çarlık dönemine rahmet okuttular. Bu dönemde Azerbaycan’a bağlı Özerk bir cumhuriyet haline getirilen Nahçıvan ile Azerbaycan arasındaki Zengezur bölgesi tamamen Ermenilere verilerek ülke ikiye bölünmüş oldu.

Günümüzde Nahçıvan

Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Nahçıvan bugün Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı bir Özerk Cumhuriyet statüsündedir. Moskova ve Kars Andlaşmaları ile özerkliği kabul edilen Nahçıvan’ın “Özerk Cumhuriyet” olarak teşkili ise 1924 yılında gerçekleştirildi. Yani, sözkonusu tarihte Anayasası hazırlanarak Özerklik Statüsü’nün yapısı ve işleyişi belirlendi.

Nahçıvan 1991 yılına kadar Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlı olarak Sovyetler Birliği’nin bünyesinde kaldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesi ile Nahçıvan da hürriyetine kavuştu.

Şu anda Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni yöneten en yüksek kanuni organ “Nahçıvan Alî Meslici”dir. Alî Meclis, halk tarafından seçilen 70 milletvekilinden oluşmaktadır. Alî Meclis Sadrı (Başkanı)’nı da milletvekilleri seçmektedir. Yine bu Alî Meclis, Nahçıvan Hükümeti’ni yani “Nazır’lar Kabineti”ni (Bakanlar Kurulu’nu) de seçimle teşkil etmektedir.

Hükümet şu bakanlıklardan oluşmaktadır: Tehsil Nazırlığı (Eğitim Bakanlığı), Kend Teserrufatı Nazırlığı (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı), Gençler ve İdman Nazırlığı (Gençlik ve Spor Bakanlığı), Medeniyet Nazırlığı (Kültür bakanlığı), Su Teserrüfatı Nazırlığı (Su İşleri Bakanlığı), Maliye Nazırlığı, Dahilî İşler Nazırlığı, Milli Tehlükesizlik Nazırlığı (Milli Güvenlik Bakanlığı), Özerk Cumhuriyet’te bazı nazırlıklar yerine komiteler vardır. Mesela: İstatistik Komitesi, Emlak Komitesi, Toprak Komitesi gibi.

Özerk Cumhuriyet’in mülkî idare yapısı ilçeler (rayonlar) esasına göre düzenlenmiştir. Başlıca ilçeleri şunlardır: Nahçıvan merkez rayonu, Ordubad rayonu, Culfa rayonu, Şahbuz rayonu, Babek rayonu, Sederek rayonu.

Özerk Cumhuriyet’ in nüfusu, yukarıda ifade edildiği üzere 400.000 civarında olup, başşehrin nüfusu da 70.000 kadardır. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti topraklarının önemli bir kısma Iğdır Ovası’nın uzantısı mahiyetindedir. Ülke toprakları her taraftan dağlarla çevrilmiş durumdadır. Nahçıvan ile Ermenistan arasında Küçük Kafkasya dağ silsilesi yer almaktadır. Bölgedeki tipik kara iklimi Nahçıvan’da da hüküm sürmektedir. Yazlar Sıcak (35o-45o) ve kurak, kışlar ise soğuk (-30o/-35o) geçmektedir. Nahçıvan’ın en önemli akarsuları ise Aras Nehri, Arpaçay, Elince Çayı ve Gilân Çayı’dır.

Ülke topraklarında başlıca buğday, arpa ve tütün ekimi yapılmaktadır. Bağcılık ve meyvecilik de gelişmiştir. Son yıllarda ise Türkiye’nin teşviki ile bol miktarda şeker pancarı yetiştirilmeye başlanmıştır.

Nahçıvan’ın toprakları şifalı sular ve özellikle maden suları bakımından çok zengin olup, bunlar belli ölçüde değerlendirilmektedir. Babek rayonunda tuz yatakları, Ordubad rayonunda da bir miktar demir cevheri bulunmaktadır.

Nahçıvan, ekonomik bakımdan çok geri kalmış bulunmaktadır. Bağlı bulunduğu Azerbaycan ile sınırının bulunmayışı ve özellikle Ermenistan ile çok uzun ve kapalı sınırlara sahip bulunuşu İran ile ekonomik ve ticari münasebetlerinin azlığı, ülkeyi kapalı ekonomik şartların hüküm sürdüğü bir konumda bırakmıştır. Ekonomik ve ticari ilişkilerinin en iyi olduğu ülke Türkiye’dir. Günlük ticari ilişkiler genellikle Iğdır ilimizle gerçekleştirilmektedir.

Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinde eğitim hizmetleri oldukça gelişmiştir. Yeterli miktarda ilk ve orta dereceli okuldan başka, çeşitli meslek elemanları yetiştiren bir adet orta dereceli okul ile bir “Devlet Üniversitesi” ve üç de özel üniversite bulunmaktadır. Ayrıca ilim merkezi (Bilim Kurumu) olarak adlandırılan bir tür ilimler akademisi de mevcut olup, burada bilim adamları, kendi alanları ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmaktadırlar.