Kars-Nahcıvan-Erivan-Bakü Karayolu

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattından sonra, Bakü-Tiflis-Kars İpek Demiryolu da devreye girdi. Pekin, tâ Londra’ya bağlanıyor. Vaktiyle kervanlarla yapılan ipek yolu ticareti, daha sür’atlenmiş, daha çeşitlenmiş ve menzili daha uzamış olarak yeniden hayat buluyor. İpek Demiryolu, petrol boru hattından çok daha fazla kazandıracak. Bu yeni yolun geçtiği ülkelerle civar ülkeler, bu nimetten sebeplenecekler. Neredeyse bütün garbî Türkistan bu faydayı elde edecek.

Bu her iki imkândan tek mahrûm kalan, Ermenistan oluyor. Ermeniler, hisleri ve hınçlarıyla hareket etmeselerdi mesafe daha kısalır, onlar da kazanırdı. Ermenistan’ın bu fırsatı kaçırmasının iki sebebi var. Biri Osmanlı Türkiyesi’nde vilayetler arasında cereyan eden 1915 Tehciri, ikincisi de Azerbaycan mülkü olan Dağlık Karabağ’ı işgali altında tutması.

Ermenistan, 3 milyondan biraz fazla. Gürcistan ise 4 milyondan biraz az. İkisi de güney Kafkasya devleti. Her ikisiyle de komşuyuz. Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan’la münasebetlerini gayet sıcak tutarak hem iyi komşuluk yapmakta, hem bölge huzuruna hizmet etmektedir. Böylece her üç taraf da kazanmaktadır. Demir İpekyolu’nun Tiflis’ten geçmesiyle Türkiye ve Azerbaycan demir yoluyla fiilen bağlanmış oldu. Hava yolu zaten mevcut. İleride hızlı tren de yaparız. Erzurum-Bakü iki saate düşer.

Ermenistan nüfusunun yüzde iki civarı işçi olarak Türkiye’de çalışmaktadır. “Suriyeliler niye Türkiye’de?” diyenler de başka hiç kimse de bu 60-70 bin kişi için “niye bizde çalışıp vatandaşlarımızın iş imkânlarını daraltıyorlar?” demediler. Bahsi geçen devlet nüfusunun yüzde 7-8 kadarının da Amerika, Avrupa ve diğer kıtalarda olduğunu tahmin ediyoruz. Bu itibarla Ermenistan bir bakıma dar’ül âceze veya huzurevi’ne dönmüştür. Huzuru olmayan huzurevi.

Ermenistan idarecileri, muhalefet ve kin tutmayı meslek edinmiş diaspora unsurlarının yolunda gideceklerine aklıselimle hareket edip 1915’i tarihçilere ve Dağlık Karabağ’ı da Azerbaycan’a bıraksa Türkiye sınırlarını açacak ve yollar, köprüler, petrol boru hatları onun topraklarından da geçecektir. Hiçbir şey olmasa Türkiye’den giden turistler Ermenistan’ı kalkındırır. Bizde çalışan Ermeni sayısı da daha fazla artabilir. Yunanistan’la “bir deniz iki yaka” siyaseti güttüğümüz gibi Ermenistan’la da “bir dağ, iki komşu” diyebiliriz.

Ermenistan bir kara ülkesidir.

Denizle bir bağlantısı yok.

1915 acı hadiseleri olmasın dilerdik. Türk-Kürt Müslüman unsurlarla Ermeniler öldüler. Bu “mukatele”nin/karşılıklı vuruşmanın galibi yoktur. Bir sâdık unsur, sömürgeci devletler tarafından kendi devletlerine âsi yapıldı. Onu o gün âsi yapanlar bugün de kışkırtmaktalar.

Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Ermenistan ile Ermenistan gibi bir kara parçası olan ve denize açılmayan güneydoğumuzdaki Irak Kürt otonom idaresi birbirine benzemektedir. Belki düne kadar benzemiyorlardı. Düne kadar Barzani idaresi, aklıselimle hareket ediyordu. Ancak bazı sömürgeci devletlerle İsrail’in kışkırtması üzerine birdenbire hayaller devreye girdi. Sonuç hüsran oldu. Hem Barzani kaybetti ve hem de bu bölgedeki Kürtler. Bir emperyalist oyuna gelmişlerdi.

Bizim tarihte “Revân” dediğimiz Erivan idaresi, eğer petrol boru hattından ders çıkartamadıysa bari İpek Demiryolu’ndan ibret alsın. Bu yolun geçtiği ve mücavir alanındaki her memleket refahtan pay alacak. Herkes zenginleşirken Ermenistan, aksine her gün biraz daha fakirleşecek.

Herkes, mal satarken Ermenistan kaçak yolla iş gücü gelirine muhtaç olacak.

Ermenistan’ın yapacağı basittir. “1915 tarihçilere kalsın!” diyecek ve Dağlık Karabağ’dan çekilecektir.

Ankara ve Bakü de zaten bunu istiyor.

Türkiye, Kafkaslarla Türkistan’daki bu büyük hamlesi münasebetiyle Ermenistan’ı bir kere daha masaya çağırsın deriz.

3 konu görüşülecektir:

-1915 Tehciri.

-Dağlık Karabağ’ın boşaltılması.

-Nahcıvan’dan Azerbaycan’a kara yolu açılması.

Bilindiği gibi; Nahcıvan, Kars’a bitişik özerk bir Azerbaycan toprağıdır. Merhum Turgut Özal, Ermenistan’a Nahcıvan’dan Ermenistan üzerinden Azerbaycan’a ulaşan bir kara yolu açmamıza dair bir teklif götürmüş fakat netice alamamıştı. Teklifi yenileyebilir, bize satılmasını isteyebiliriz. Almanya, koca Doğu Almanya’yı satın aldı. Böylece bir bakıma kara yoluyla ipekyolu da hayata geçmiş olur. Bu yoldan en fazla da Ermenistan faydalanır. Bilhassa tır güzergâhı olur. Hicaz Barış Suyu gibi Kars-Nahcıvan-Erivan-Bakü Barışyolu da gereklidir.

Evet; yapacak çok işimiz var.

Dün öldü.

Yarın meçhul.

An bu ân.

Dem bu dem. (Türkiye)

PAYLAŞIN:
Rahim Er, 1950 yılında Harput’ta doğdu. 1969 yılında Adana Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1970’de Türkiye gazetesine girdi. 1974’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1976’dan itibaren Türkiye gazetesinde, ‘Pırıltı’, ‘Yorum’, ‘Tahlil’ sütun başlıkları ile günlük yazılar yazdı. 15 Kasım 1979’da Türkiye Çocuk dergisi, 15 Şubat 1989’da TGRT, 24.11.1994’te şimdiki adı ihlas.net olan İhlas Databank, 13.11.1999’da, BKY – Babıali Kültür Yayıncılığı çalışmalarını başlattı. İhlas Holding Genel Yayın Danışmanlığı’nda bulundu. 1996’dan itibaren TGRT ve TGRT FM’de programlar yaptı. ‘Sevgili Peygamberim’, ‘İmparatorluk Coğrafyasında Diplomasi Koşturmak’, ‘Örsteki Ülke Türkiye’ ve ‘Hayatın Rengi İnsan’ adlı kitapları bulunan Rahîm Er’in, Türkiye gazetesinde şimdiki köşesinin adı Entellektüel Boyut’tur.