Avrupa, Artık İyi ve Kötü “Terörist” Yanlışına Son Vermeli

Türkiye’nin Suriye’nin Afrin bölgesinde gerçekleştirdiği “Zeytin Dalı Operasyonu” başarılı bir şekilde devam etmekte. 12 gün geride kaldı. Çok sayıda köy teröristlerden kurtarıldı. Dün itibarıyla 712 terörist etkisiz hale getirildi. Türk Ordusu ve ÖSO’nun birlikte yürüttükleri askeri harekat sayesinde köyleri kurtulan Suriyeli köylüler nihayet özgürlüğün tadını çıkarmaktalar. Köylüler “zulüm bitti” diyerek rahat bir nefes alabildiler. Teröristler köyleri ellerinde tutarken tarlalarına gitmeye korkan köylüler artık tarlalarına gitmeye başladılar. Suriyeliler gerçekten çok mutlu. Türk Ordusu sayesinde karanlık günler geride kaldı. Şimdi yarına umutla bakabilmekteler. Türkiye şimdi sığınmacıların evlerine geri dönebilmesi ve köylerinde yaşamakta olanların tekrardan alt yapılarına kavuşup kendi topraklarında rahatça yaşayabilmesi için hazırlıkları başlattı.

Afrin’de kurtarılan bölgelerdeki yerleşim birimleri tekrardan onarılacak ve sığınmacıların evlerine dönmeleri sağlanacak. Bu amaçla gerekli tüm önlemler alınmakta.

Avrupa ülkelerinde medya üzerinden yürütülen tüm algı operasyonlarının ve “kirli propagandanın” tersine siviller hiç zarar görmedi. Türk Ordusu özel bir özen gösteriyor. İstese harekatı çok hızlı gerçekleştirip bitirebilecek konumda olan Türk Silahlı Kuvvetleri, sivil halkın zarar görmemesi için çok titiz davranıyor. Bu nedenle operasyon daha uzun sürüyor. İyiki de öyle oluyor. Bu sayede siviller zarar görmüyor.

ABD’nin ya da Rusya’nın Afganistan’da ya da Suriye’de teröristlerle savaşıyoruz iddiasıyla ne kadar çok sivile zarar verdiğini ya da bir Alman subayının yanlış kararıyla Afganistan’da bir gece de bir benzin tankerinden benzin almaya çalışan insanların “terörist oldukları” şüphesiyle ABD uçakları tarafından nasıl katledildiğini unutmadık. Bu liste çok daha uzatılabilir.

İşte Türkiye bu konuda çok dikkatli. Afrin’de tek bir sivilin bile zarar görmemesi için tüm olanaklar seferber edilmiş durumda.

Buna rağmen Avrupa’da “kirli propaganda” yapılarak yalanlar yayılmakta.

Türkiye, Afrin’de Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedef almadı. Teröristler temizlendikten sonra bölgeyi güven altına alıp bu toprakları Suriyelilere teslim etmek üzere yürütülmekte bu operasyon. Türkiye’nin bu bölgede kalma niyeti yok.

Türkiye, Afrin’de Avrupa’da medya üzerinden yayılan yalanların tersine Kürtlere karşı bir askeri harekat başlatmadı. Tam tersine bölgede yaşamakta olan Araplar, Kürtler ya da Türkmenler terör örgütlerinin zulmünden kurtarılmaktalar. ÖSO saflarında çok sayıda Kürt kökenli savaşçı terör örgütlerine karşı topraklarını savunmakta. Yani Avrupa’da kamuoyunu kandırmak amaçlı anlatılan “Türkiye’nin Kürtlerle savaştığı” iddiası kocaman bir yalan!

Avrupa’da bazı politik çevreler, gazeteciler ve sivil toplum örgütleri sadece kendi kendilerini kandırmaktalar. “DEASH bir terör örgütü, YPG/PYD değil” diyerek sadece teröristlerin desteklenmekte olduğunu göremeyecek kadar devekuşu misali başlarını kuma sokmuşlar.

Doğru! DEASH bir terör örgütü. DEASH ile bizzat savaşan ülkelerin başında Türkiye geliyor ve Türkiye sayesinde DEASH Suriye’de neredeyse yok olmuş durumda.

DEASH’a karşı YPG/PYD’nin savaştığı iddiası ise büyük bir yalan. PKK terör örgütü ve onun Suriye’deki uzantısı YPG/PYD bugüne kadar DEASH’a karşı sadece “göstermelik” savaştılar. Gerçekte ise savaşmadılar. Şu anda da Afrin’de DEASH’lı ve YPG/PYD’li teröristler Türk Ordusuna karşı birlikte savaşmaktalar. YPG/PYD, DEASH ile işbirliği halinde Suriye’nin kuzeyini paylaştı. Hatta sırf dünyaya göstermelik olarak savaşır gözüktüğü DEASH’lı teröristlerin kendi teslim aldığı bölgelerden başka güvenli bölgelere gitmesine de izin verdi.

Avrupalıların arık gözlerini açması ve gerçekleri görmesi gerekiyor. DEASH, PKK ve PYD/YPG arasında en ufak bir fark yok. Hepsi terörist. Teröristin iyis ya da kötüsü olmaz. Teröristten “dost” olmaz!

YPG/PYD, PKK’dan ayrı bir örgüt değil. Aynı terörist lidere tapıyorlar. Tek komuta (PKK) merkezine bağlılar. Sadece Suriye’de PKK adını kullanmamak amacıyla ve Avrupa’da PKK terör örgütünün yasak olması nedeniyle YPG/PYD maskesi arkasında saklanıyorlar. Almanya, Belçila ya da Hollanda caddelerinde YPG/PYD ile dayanışma adına terör estirenlerin hepsi Alman, Belçika ya da Hollanda güvenlik birimlerinin kayıtlarında olan PKK’lılar!

Avrupa artık uyanmalı! “İyi terörist” ve “kötü terörist” oyununa son vermeli. Yoksa gün gelir çok pişman olur, teröristten dost olmadığını ve sadece düşman olduğunu görmek zorunda kaldığında! (Hürhaber)

PAYLAŞIN:
Türk kökenli Alman politikacı Ozan Ceyhun, Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD)’den 4. ve 5. Dönem Avrupa Parlamentosu Milletvekilliği yaptı. SPD parti sözcülüğü ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme sürecinde delegelik yaptı. Halen Almanya ve Brüksel’de partisi adına çalışmalar yürütmekte. Ayrıca AB İçişleri ve Adalet Politikaları alanında danışman olarak hizmet etmekte. 1979’de Boğaziçi Lisesi’nden mezun olan Ozan Ceyhun, İstanbul’da büyüdü. Hacettepe Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı okurken cunta nedeniyle okuldan ayrıldı. 1980 darbesinde Avusturya’ya 1982 yılında ise Almanya’ya gitti. Almanya’da sosyal pedagog olarak eğitimini tamamladı. 1986 yılında Alman Yeşiller Partisi’ne üye oldu ve aktif çalışmalarda bulundu. Ağırlık noktası Almanya’da yabancılar ve mültecilerin durumları idi. 1992 ve 1998 yılları arasında Hessen Sosyal Bakanlığı’nda çalıştı. 1998 ile 2000 yılları arasında Yeşilller Partisi Almanya (Die Grünen) adına Avrupa Parlamentosu’nda görev aldı. Bu görevi 2000 yılında SPD’ye geçtikten sonra da 2004 yılına kadar devam etti.