İnsanlığın Doğu Guta Ayıbı!

BMGK-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bir ay süreyle aldığı “Suriye Ateşkes Kararı’’nın ölü doğduğuna dair şüphe kalmadı. Oy birliğiyle alınmış karara, Rusya’nın silahların günde 5 saat susması tavsiyesine rağmen Doğu Guta, rejim tarafından ezilmeye devam ediliyor.

Hâlbuki; kararda Doğu Guta’daki ağır yaralı ve hastaların tahliyesi öngörülmekteydi. Bu şartlar altında bir tahliye mümkün olabilir mi?

Kararın ölü doğması ve ardından da tatbik edilmemesinin sebebi, niyetlerin kirli olmasındandır. Konsey, “bu karar Suriye rejiminin yıllar süren zulüm ve bombalaması altında her türlü hayat imkân ve hakkını kaybetmiş Doğu Guta halkını kurtarmak için alınmıştır’’ demedi. Onun yerine muğlak ifadeler kullanıldı. “Terör örgütleri ateşkes kararının dışındadır’’ dedikten sonra DEAŞ, El-Kaide, en-Nusra sayıldı ve fakat PKK/PYD-YPG görülmedi.

İran, “Ateşkes uygulansın, fakat Doğu Guta hariç tutulsun’’ diyerek kan dondurdu. Türkiye, BM’nin Cenevre Sözleşmesi 51. Maddesine dayanarak meşru müdafaa hakkını kullandığı hâlde ABD, Zeytin Dalı Harekâtı’nı da bu ateşkesin şümulüne dâhil etmeye kalkışmakta. Bu tutum, bir müttefikin iflah olmaz hâllerinin tarihe geçmesidir.

Beşar Esad’ın Moskova’ya rağmen bu vahşete devam etmesi mümkün değildir. Zira Suriye, rejiminin tercihi sebebiyle Rusya’nın eline düşmüştür. Bu düşüşün sebebi Nusayri idaresinin ihaneti, ABD idarelerinin gafletidir. Şam üzerinde böylesine müessir olan Kremlin’in dediklerinin rejim tarafından savsaklanması gayrikabildir. Demek oluyor ki Moskova samimi değil. Bu samimiyetsizliği Sn. Putin’in korumaması gerekir. Türklere ilk defa Rusya tarafında Gorbaçov ve bilhassa Vladimir Putin inanılır gelmiştir. Bu başlangıcın nezdimizde yerle bir olmaması gerekir. Kaldı ki 5 saat nedir? O şartlarda ne yapılabilir. Paralar cepte, AVM’ler açık, vatandaş ihtiyaçlarını bir koşu alıp gelecek değil.

400 bin nüfuslu Doğu Guta’nın yarısı çocuk, dörtte biri kadın ve yaşlı.

Bunlar terörist olabilir mi?

Görüldüğü gibi ortada Şam, Tahran, Moskova, Washington olmak üzere dört başkent var. İlkinde işgalci konumuna düşmüş gayrimeşru bir rejim mevcut. Diğerleri ise ateşkes kararını körlerin fil tarifi gibi tarif etmekteler.

Dolayısıyla, BM, BMGK, AB, süper güçler, büyük devletler… hepsi hesaplı laflar. Hiçbiri Doğu Guta’da derde derman olmuyor. Yine her saat siviller ölmekte. Bebekler mamaya, yaşlılar alacak nefese muhtaçlar. İnsanlık, Doğu Guta’da tükeniyor. Burası bugün insanlığın ayıbıdır, utancıdır.

Beşar Esad, soykırım suçundan İnsan Hakları Mahkemesine verilip mahkûm edilmezse bölge, huzur ve istikrara kavuşamayacaktır.

Şu insanlık ayıbı karşısında bile işe yarar bir karar çıkartmayan BMGK’nin soğuk savaş dönemine dair köhnemiş yapısı değişmedikçe de dünya adalete hasret kalacaktır.

Bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil çığlıklarını duymayan; duyup da tedbir almayan devlet, ne süper güçtür, ne büyük devlettir.  (Türkiye)

PAYLAŞIN:
Rahim Er, 1950 yılında Harput’ta doğdu. 1969 yılında Adana Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1970’de Türkiye gazetesine girdi. 1974’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1976’dan itibaren Türkiye gazetesinde, ‘Pırıltı’, ‘Yorum’, ‘Tahlil’ sütun başlıkları ile günlük yazılar yazdı. 15 Kasım 1979’da Türkiye Çocuk dergisi, 15 Şubat 1989’da TGRT, 24.11.1994’te şimdiki adı ihlas.net olan İhlas Databank, 13.11.1999’da, BKY – Babıali Kültür Yayıncılığı çalışmalarını başlattı. İhlas Holding Genel Yayın Danışmanlığı’nda bulundu. 1996’dan itibaren TGRT ve TGRT FM’de programlar yaptı. ‘Sevgili Peygamberim’, ‘İmparatorluk Coğrafyasında Diplomasi Koşturmak’, ‘Örsteki Ülke Türkiye’ ve ‘Hayatın Rengi İnsan’ adlı kitapları bulunan Rahîm Er’in, Türkiye gazetesinde şimdiki köşesinin adı Entellektüel Boyut’tur.