PKK Terör Örgütü Avrupa’da Türklere Saldırıyor

Avrupa Birliği ülkelerinde ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde PKK terör örgütünün Türk derneklerine ve camilerine ya da işyerlerine saldırıları sürekli artmakta. AB üyesi ülkelerin ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin polis teşkilatları artık PKK terör örgütünün bu saldırılarına karşı sert tedbirler almalı. Bugüne kadar yeterince vakit kaybedildi. AB üyesi ülkelerde ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşamakta olan Türkiye kökenli insanların can ve mal güvenliği tehlikede. Bu insanlar haklı olarak yaşadıkları ülkelerin kendilerini korumasını beklemekteler. Türkiye kökenli insanlar korkmadan camilerine gitmek, işyerlerinde ve evlerinde huzur içinde yaşamlarını sürdürmek istiyorlar.

Almanya’da, Avusturya’da, Belçika’da, Hollanda’da, İngiltere’de, İsveç’te, Fransa’da, Norveç’te, Danimarka’da ya da İsviçre’de PKK terör örgütü mensupları “meydanın boş olduğuna” inanmakta ve bu ülkelerde yaşamakta olan Türkiye kökenli insanlara yönelik saldırılarını arttırmaktalar.

Özellikle Avrupa’daki müslüman düşmanı ırkçı grupların da son aylarda müslümanlara yönelik saldırılarını arttırması PKK’lı teröristler tarafından bir fırsat olarak görülüyor olmalı. Müslümanlara ve camilerine ya da işyerleri ve evlerine yönelik saldırıları neredeyse ırkçılarla işbirliği halinde gerçekleştirmekteler.

Aynı Suriye ve Irak’ta DAEŞ terör örgütü ile işbirliği yapan PKK ve PYD terör örgütleri Avrupa’da da ırkçı şiddet yanlısı gruplar ile ahenk içinde ve belki de bazı yerlerde gizli bir işbirliği halinde müslümanları ve de özellikle Türkiye kökenlileri hedef almaktalar.

Son olarak Almanya’da gündeme camilere yönelik saldırılara yönelik Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Türkiye kökenlileri korumaya çağıran sert bir açıklama yaptı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklamasını siz okurlarımızla paylaşıyorum: ”Almanya’nın Berlin şehri ve Lauffen am Neckar kasabasındaki Türklere ait iki camiye son günlerde saldırılar düzenlendiği üzüntüyle öğrenilmiştir. Söz konusu saldırılarda, can kaybı yaşanmaması tek tesellimizdir. Lauffen am Neckar’da 9 Mart gecesi molotof kokteyliyle düzenlenen saldırı terör örgütü PKK yanlısı kişilerce üstlenilmiş olmakla birlikte, dün gece Berlin’deki camiye yapılan saldırının failleri henüz belirlenememiştir. Son dönemde, Almanya’da ırkçı ve İslam karşıtı kesimler ile PKK terör örgütünün Türk camilerine yönelik saldırılarında artış yaşandığını endişeyle müşahede ediyoruz. PKK’nın Lauffen am Neckar’daki camiye yapılan saldırıyı üstlenmiş olması ve bu tür eylemlerin devam edeceğine yönelik açıklamaları, bu örgütün gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur. PKK’ya müsamaha gösterilmemesi yolundaki uyarımızı yineliyoruz. Söz konusu saldırıların faillerinin bir an evvel bulunarak gerekli cezalara çarptırılmalarını ve benzer saldırıların meydana gelmemesi için tüm önlemlerin alınmasını Alman makamlarından bekliyoruz.”

Evet yukarıda açıkca belirtildiği gibi PKK terör örgütü saldırılara devam edeceğini duyuruyor. PKK terör örgütü özellikle Almanya’da PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD terör örgütünün bir “terör örgütü” olarak görülmemesinden ve bazı Alman politikacıların demeçler vererek bu terör örgütünü desteklemelerinden cesaret almakta. Almanya’da Bundestag’ta bile bazı milletvekillerinin terör örgütü paçavralarıyla destek şovları yapmaları ve aralarında politikacıların, medya mensuplarının ve hatta bazı kiliselerin terör örgütü PYD’ye destek vermeleri PKK terör örgütünün “meydanın boş olduğuna inanmasına” neden olmakta.

Benzeri durumları maalesef Avusturya, Belçika, Hollanda ya da İsveç gibi ülkelerde de yaşamakta ve izlemekteyiz.

AB üyesi ülkeler ve diğer sözünü ettiğimiz bazı Avrupa ülkeleri bu ülkelerin vatandaşı olan ya da süresiz oturum hakkına sahip olarak onlarca yıldır bu ülkelerde yaşamakta olan Türkiye kökenli insanların bir terör örgütü ve ırkçı grupların saldırlarına maruz kalmasına karşı artık ciddi önlemler almak zorundalar.

Avrupa ülkelerinin emniyet ve istihbarat teşkilatlarının ülkelerindeki PKK örgütü yanlılarının ve ırkçıların kimler olduğu ve nerelerde faaliyet halinde oldukları konusunda yeterince bilgi sahibi olduklarından eminiz. Eğer istenirse tüm bu şiddet yanlılarının Türkiye kökenli Avrupalıları terörize etmesi engellenebilir ve engellenmeli.

Avrupa’da Türkiye kökenli Avrupalıların ve tüm Avrupalı müslümanların can ve mal güvenliğinin korumak Avrupa’daki tüm hukuk devletlerinin acil görevi olmalı. Avrupa’da polis artık PKK terör örgütü karşısında sorumlulularını yerine getirmeli. Avrupalı müslümanlar yaşadıkları ülkelere ve polis teşkilatlarına güvenmek istiyorlar ve hak ettikleri koruyucu önlemleri bekliyorlar! (Hürhaber)

PAYLAŞIN:
Türk kökenli Alman politikacı Ozan Ceyhun, Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD)’den 4. ve 5. Dönem Avrupa Parlamentosu Milletvekilliği yaptı. SPD parti sözcülüğü ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme sürecinde delegelik yaptı. Halen Almanya ve Brüksel’de partisi adına çalışmalar yürütmekte. Ayrıca AB İçişleri ve Adalet Politikaları alanında danışman olarak hizmet etmekte. 1979’de Boğaziçi Lisesi’nden mezun olan Ozan Ceyhun, İstanbul’da büyüdü. Hacettepe Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı okurken cunta nedeniyle okuldan ayrıldı. 1980 darbesinde Avusturya’ya 1982 yılında ise Almanya’ya gitti. Almanya’da sosyal pedagog olarak eğitimini tamamladı. 1986 yılında Alman Yeşiller Partisi’ne üye oldu ve aktif çalışmalarda bulundu. Ağırlık noktası Almanya’da yabancılar ve mültecilerin durumları idi. 1992 ve 1998 yılları arasında Hessen Sosyal Bakanlığı’nda çalıştı. 1998 ile 2000 yılları arasında Yeşilller Partisi Almanya (Die Grünen) adına Avrupa Parlamentosu’nda görev aldı. Bu görevi 2000 yılında SPD’ye geçtikten sonra da 2004 yılına kadar devam etti.