Göğüs ağrısının sebebi bacaktaki pıhtı olabilir

Uzun süre hareketsiz kalmak, bacak damarlarındaki kanın pıhtılaşmasına yol açıyor. Yerinden kopan pıhtı akciğere ulaşarak ölüme sebep oluyor

Ülkemizde her yıl 30 bin kişinin toplardamarlardaki pıhtılaşma sebebiyle hayatını kaybettiğini biliyor musunuz? Karında, bacaklarda ve kollarda gelişen pıhtı erken teşhis edilmezse bulunduğu yerden kopup akciğere ulaşarak ölüme yol açabiliyor. Derin Ven Trombozu (DVT) olarak adlandırılan hastalığın herkesin başına gelebileceğini söyleyen Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Rüçhan Akar “Uzun süre yatak istirahati gereken ameliyatlar, kemik kırıkları, gebelik ve lohusalık dönemi, uzun süre hareketsiz kalmayı gerektiren uçak ve otobüs yolculukları sırasında bacak damarlarımızda pıhtı oluşabilir. Ölümle sonuçlanabilen bu hastalık erken fark edilirse tedavi edilebilir” dedi.

MEME KANSERİNDEN DAHA ÖLDÜRÜCÜ
Kalp ve damar hastalıklarından kaynaklı ölümlerin dörtte birinin damarlarda oluşan pıhtı sebebiyle gerçekleştiğine dikkat çeken Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Pulmoner Hipertansiyon ve Pulmoner Tromboemboli Tedavileri Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Gökçen Orhan “Pıhtı, dünyada en fazla ölüme yol açan hastalıktır. Meme ve akciğer kanserlerinden ölenlerin toplamından fazla ölüme sebebiyet verir. Yapılan istatistiklere göre pıhtı yüzünden Türkiye’de her sene yaklaşık 30 bin kişi hayatını kaybediyor ve bu sayının iki katı kadar insanımız pıhtı atmasına bağlı kronik hastalıklarla hayatını sürdürmek zorunda kalıyor” dedi.

YAŞLILAR RİSK ALTINDA
Genetik kan hastalıkları olanların ve kanser hastalarının DVT açısından risk grubunda olduğuna işaret eden Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Cengiz Köksal “Yaş ilerledikçe DVT riski artar. Genetik olarak kan pıhtılaşma hastalığı olan kişilerde, kanser hastalarında, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda, büyük fiziksel travmaya maruz kalıp uzun süreli hareketsizliğe mahkûm olanlarda daha sık görülür. Geçmişinde DVT olanların ileride de DVT olma riski daha yüksektir. Ayrıca, uzun süreli hareketsiz hava veya kara seyahatlerinde de DVT riski daha yüksektir”diye konuştu.
DVT teşhisinin ultrasonla konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Cengiz Köksal, tedavide kan sulandırıcı ilaçların kullanıldığını, kan sulandırıcı ilaç kullanması yasak olan hastalarda akciğere pıhtı atmasını önlemek için tıkanan damarın üst kısmına filtre konulduğunu belirtti.
Ağır vakaların bacak kesilmesine kadar gittiğini anlatan Prof. Dr. Köksal, DVT geçiren hastalarda yıllar sonra bile bacaklarda sürekli şişme, ağrı, varisler, ciltte lekelenmeler ve hatta yaralar görülebileceğini söyledi.

FARKINDALIK ÖNEMLİ
Doç. Dr. Gökçen Orhan, 12 Ekim Dünya Tromboz Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda herkesin risk altında olduğunu anlatarak farkındalığın önemli olduğunu söyledi.

Şişme ve ağrıya dikkat!
DVT vakalarının yarısından fazlasının hiçbir belirti vermemesinin hastalığın erken dönemde yakalanmasını ve tedavi başarısını engellediğini anlatan Doç. Dr. Gökçen Orhan, özellikle az ya da küçük damarlarda görülen pıhtının fark edilemeyeceğini söyleyerek “En sık rastlanan belirtiler etkilenen bacakta ani şişlik, ağrı, renk değişikliği, huzursuzluk, ısı artışıdır. Yürümeyle birlikte ağrı ve şişlik şikâyetleri daha da artar. Baldırı avucunuzla sıkınca hassasiyet artabilir. Bu belirtilere göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve öksürük eklendiyse acilen doktora tercihen bir kalp ve damar cerrahına başvurun. Çünkü oluşan pıhtı
akciğerlere atmış olabilir” dedi.

Saat başı birkaç adım atın
Damarda pıhtı oluşumunun en önemli sebebinin hareketsizlik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gökçen Orhan “Hareket hâlinde kaslar kanı yukarı pompalar. Bu yüzden uzun süre hareketsiz kalan bacakta kan pıhtılaşır. Pıhtıdan korunmanın tek çaresi harekettir. Artık ofislerde bilgisayar başında uzun süre oturanlar ve bilgisayar karşısında uzun süre vakit geçiren çocuklar da risk altında. Bu yüzden ofiste çalışırken saat başı ayağa kalkıp birkaç adım adın. Uzun yolculuklarda susuz kalmamak, sık sık ayağa kalkıp yürümek pıhtılaşmanın önüne geçebilir. Ayrıca doğum kontrol hapı kullanan kadınların sigara içmemesi gerekir” dedi.Ziyneti Kocabıyık