AMERİKABÖLGESEL ANALİZLERKÖŞE YAZILARISİYASET

Amerike Birleşik Devletleri’nin Siyasi Sistemi

Amerika Birleşik Devletleri, 50 federe devletten oluşan, bir federal devlettir. Dış ilişkiler ve dış ticaret federal devletin yetkisinde iken, iç güvenlik, sağlık, ahlak gibi konular federe devletin yetki alanındadır. Vergilendirme gibi bazı yetkiler ise federal devlet ile federe devlet tarafından ortaklaşa kullanılır. Başkanın halk tarafından 4 yıl süreyle seçildiği ABD, başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Bakanlar, başkanın yanına aldığı yardımcılardan ibarettir. İki meclisten oluşan parlamentonun, başkanı ya da bakanları denetleme yetkisi yoktur. Kongrede üyeliklerin, Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Partiler arasında paylaşıldığı Amerika’da partiler kadro partisi görünümündedir ve iki parti sistemi egemendir.

Amerika Birleşik Devletlerinde özel teşebbüsün her alana el atmasına karşılık, kamu kesimi çok dar bir alana sıkışmıştır. Sanayi ötesi toplum olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletlerinin muazzam zenginliği ona, yabancı ülkelere, siyasi koşulları içeren ekonomik yardım yapma olanağı sağlamakta, bu da yardım yapılan ülkeyi Amerika Birleşik Devletlerine bağımlı hale getirmektedir (Eroğlu, 2001: 70-83).

Dünyanın en liberal ülkesi olduğu iddiasındaki Amerika Birleşik Devletlerinde liberalizmin, özgürlük, eşitlik, özel mülkiyet vb. tüm ilkeleri uygulanmaktadır. Ancak, Amerika hukuken olmasa da, fiilen çoğulcu bir yapıda değildir. Çünkü siyasi konularda Amerikan toplumunda bir konsensus vardır. Duverger bu durumu şöyle açıklamaktadır: Amerika tekelcidir, zira orada liberal ideolojiye karşı çıkan yoktur. Avrupa’da siyasal düşünce, birbirini izleyen iki mücadeleyle gelmiştir. Bunlardan birincisi, 19.yüzyılda muhafazakârların liberallere karşı mücadelesidir. İkincisi de sosyalistlerin muhafazakârları da yanlarına alarak liberallere karşı mücadelesidir. Amerika Birleşik Devletlerinde, bu mücadelelerden ne birincisi ne de ikincisi olmuştur. Liberal ideolojinin karşısına, hiç bir zaman, onu ciddi olarak sarsacak bir karşıt ideoloji çıkmamıştır. Böylece, ilkeler konusunda büyük bir türdeşlik oluşmuştur. Amerika Birleşik Devletlerinde Avrupa ülkelerinden çok daha güçlü, bir fikir birliği vardır.

Avrupa’da liberalizm, yerleşmiş aristokratik krallığa karşı gelişmiştir. Oysa Amerika Birleşik Devletlerinde, İngilizlerin egemenliği yıkılınca, ne aristokrat ne de aristokrasinin destekleyicisi muhafazakâr ideoloji kalmıştır. Böylece, liberal ideoloji Amerika Birleşik Devletlerinde, hemen her kesimin katılmasıyla tek başına gelişmiştir.

ABD Anayasası;

ABD Anayasası Amerikan hükümet sisteminin temelidir. 1787’de hazırlanıp, 1789’da resmen kabul edilen, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, günümüzde yürürlükte olan anayasaların en eskisidir.  Anayasa hükümetin üç farklı organını (yasama, yürütme ve yargı), bunların yetkilerini ve buralardaki pozisyonların nasıl doldurulacağını belirler. Anayasanın belirgin özelliklerinden biri güçler dengesi sistemidir. Bu sistemde güç üç organ arasında bölünür. Her organ diğer organlar üzerinde bir ölçüde yetki sahibidir. Söz gelimi, Yüksek Mahkemenin hâkimleri (yargı) Senatonun (yasama) onayı ile Başkan (yürütme) tarafından atanır. Aynı şekilde yargı, Kongreden geçip Başkanın imzaladığı yasaları anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle feshedebilir. Bu ve diğer güç dengesi sistemleri tek bir hükümet organının çok fazla güce sahip olmamasını sağlar.

Hükümet yalnızca Anayasanın kendisine özel olarak verdiği yetkileri kullanabileceği için Anayasa halkın hak ve yetkilerinin korunmasında önemlidir. Anayasada yapılan ilk on değişiklik Haklar Bildirgesi olarak bilinmektedir. Haklar Bildirgesi ifade, basın ve din özgürlüğü ile makul olmayan aramalara maruz kalmama ve jüri tarafından yargılanma hakkı dâhil olmak üzere her Amerikalının önemli temel özgürlüklerini garanti eder. Anayasa ülkedeki en yüksek yasa olarak hükümetin bütün seviyelerinin yasama ve yürütme gücünü sınırlandırır. Mahkemelerin anayasaya aykırı olduğunu düşündüğü herhangi bir yasa veya yasanın bir kısmı, bu gibi konularda son sözü söyleme hakkına sahip olan ABD Yüksek Mahkemesi tarafından feshedilir.

İlk iki yılda yapılan on değişiklikten sonra, bu güne kadar 16 değişikliğe uğrayan anayasa, 7 madde başlığı altında toplanmıştır. Amerikan Anayasasının değiştirilmesi oldukça güçtür. 220 yılda yapılan 26 değişiklik te bunun göstergesidir. Anayasada bir değişikliğin yapılabilmesi, ancak her iki meclisin 2/3’ünün de kabulü ya da federe devletlerin yasama meclislerinin 2/3’ünün teklifi ve 3/4’ünün kabulüyle mümkündür. Anayasanın bu denli zor değiştirilmesinin, çağın gereklerine cevap verememesi durumunda, teamül bir yol olarak, Yüksek Mahkemenin kararlarıyla sorunların aşılması yoluna gidilmektedir.

Yürütme:

Amerikan siyasi sisteminin en temel kurumlarından biriside başkanlık kurumudur. Amerikan federalizmi ilk kurulduğu dönemlerde dünya da bir benzeri yoktu. Bununla birlikte bazı ülkelerde daha yumuşak otokratik bir kraliyet sistemi vardı. Bazı ülkelerde başkanlık sistemi takip ediliyordu. Bunların başında Latin Amerikan Ülkeleri geliyordu (Özer, 1981: 19)

Yürütme Organı federal hükümetin en büyük organıdır. Bu organın başında dört yıl görev yapan Devlet Başkanı bulunur. Başkanla beraber Başkan Yardımcısı da seçilir. Ölüm, görevi ifşa etmede yetersizlik veya suçlama ya da mahkûmiyet nedeniyle görevden alınma gibi durumlarda başkanın yerine geçecek ilk kişidir.

Amerika’da yürütme gücü tümüyle başkanın elindedir. Amerikan silahlı kuvvetlerinin başkomutanı olan başkan, çalışacağı kabine üyelerini tamamen kendi inisiyatifiyle seçer, bunları denetler, istifaya zorlayabilir, görev alanına müdahale edebilir. Bazı suçluları affetme yetkisine sahip olan başkan, senatonun 2/3’ünün onayıyla anlaşma yapabilir. Yine senatonun onayıyla elçileri, konsolosları atar. Senato toplantıda değilse bu yetkiyi tek başına kullanır. Hükümet faaliyetleri konusunda tüzük çıkarma başkanın yetkisindedir. Amerikan dış ilişkilerini tek başına yürütme yetkisi yine başkandadır (Manfred, 1981: 113).

Amerika Birleşik Devletlerinde kabineyi, kolektif bir organ olarak görmemek gerekir. Kabine tamamen bir danışma organı niteliğinde olup, bütün yetki başkandadır. Başkana kabine dışında yardımcı olan kuruluşlar, Milli Güvenlik Kurulu, Bütçe Bürosu ve Beyaz Saray Bürosudur (Özer, 1981: 33).

Yürütmenin yasama tarafından denetlenemediği Amerika Birleşik Devletlerinde, başkanın da yasama üzerinde direkt bir yetkisi yoktur. Amerika’da başkan yasaları uygular, kongrede yasa yapar. Bu konudaki tek ilişki, başkanın veto hakkıdır. Başkan Senato ve Temsilciler Meclisince kabul edilen bir yasayı veto hakkını kullanarak engelleyebilir. Başkanın veto ettiği yasadan vetonun kaldırılabilmesi için, Senatonun ve Temsilciler Meclisinin aynı yasayı 2/3 çoğunlukla tekrar kabul etmesi gerekir. Aksi halde yasa düşmüş olur. Eğer başkan ölür, istifa eder veya suç işlediği için görevden uzaklaştırılırsa, yerine başkanla birlikte seçilen, başkan yardımcısı geçer 4 yıllık süreyi tamamlar (Aldıkaçtı, 1960: 170-173).

Yasama:

Federal hükümetin yasama organı iki Meclisten oluşur: Senatörler Meclisi ve Temsilciler Meclisi. Başkan bir yasayı imzalamadan önce yasanın her iki meclisten de geçmesi gereklidir.

İngiltere gibi Amerika’da da yasama organı iki meclisten oluşur. Amerika’nın iki meclisli sistemi kabul etmesi tarihsel koşullardan değildir. Amerika Birleşik Devletleri kurulduğu zaman her ne kadar İngiltere örneği önündeyse de asıl neden Amerika Birleşik Devletlerinin federal bir devlet oluşudur. Federal bir devlette, büyük federe devletlerin, küçüklerin zararına ve kendi yararına davranışlarını önlemenin yolu, iki meclis sisteminde bulunmuştur. Devletlerin, nüfusları oranında temsil edildiği, Temsilciler Meclisi yanında, her devletin eşit sayıda senatörle temsil edildiği bir Senato kurmak yoluyla denge sağlanmak istenmiştir.

Temsilciler Meclisi, federe devletlerden nüfus esasına göre seçilen 435 üyeden oluşmaktadır. Temsilciler Meclisi üyelerinin ve senatörlerin yasama dokunulmazlığı olduğu Amerika’da, temsilciler ve senatörler yıllık 60.662 $ maaş alırlar. Bununla beraber, temsilcilerin 50.000, senatörlerin ise 140.000 $’a kadar, sekretarya masrafları ödenir.

Senato 100 üyeden oluşur ve her federe devlet iki üye ile temsil edilir. Temsilciler Meclisi üyeleri 2, Senato üyeleri 6 yıl için seçilirler. Senato iki yılda bir 1/3 oranında yenilenir. Senato, Temsilciler Meclisinden daha sürekli bir organdır ve başkanı ve yöneticileri iki yılda bir seçilmez. Senatonun başkanı, Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısıdır.

Amerika Birleşik Devletlerinde yürütmeyi denetleme veya düşürme yetkisi olmayan, kongrenin, görevi yasa yapmaktır. Kongrede bir yasa tasarısı önerisi üyeler tarafından, üyenin bağlı olduğu meclise sunulur. Genel kurulda okunmasının ardından, tasarı komisyona gönderilir. Temsilciler Meclisinde 20, Senatoda 16 komisyonun olduğu Amerika’da komisyon tasarıyı inceleyip ya aynen kabul eder ya da değiştirerek görüşülmek üzere geri gönderir. Komisyon bunlardan hiçbirini yapmayıp tasarıyı rafa da kaldırabilir. Bu durumdaki tasarıların, mecliste görüşülebilmesi ancak meclisin salt çoğunluğuyla alacağı karara bağlıdır. Komisyonlardan gelen tasarılar, iç tüzük komisyonunca önem derecesine göre genel kurula sunulur. Kabul edilen tasarı, diğer meclise gönderilir. Diğer meclisin tasarıyı, aynı yöntemle görüşmesinin ardından, tasarı aynen kabul edilmişse, başkanın oluruna gönderilir. Ancak değişiklik yapılmışsa, tasarıyı ilk görüşen meclise gider ve değişiklik yapılan tasarı ilk mecliste komisyonun ardından tekrar görüşülür. Değişiklikler aynen benimsenmezse, Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerinden oluşan ortak komisyonda tasarı ele alınır ve bir ortak metin hazırlanarak her iki meclise gönderilir. Başkan, önüne gelen tasarıyı ya imzalar ya da veto ederek meclise geri gönderir. Bu durumda başkanın vetosunu etkisiz kılmanın yolu, her iki meclisinde 2/3 çoğunlukla yasayı kabul etmesidir (Eroğlu, 2001: 83-100).

Yargı:

Anayasa Mahkemesi’nin ve Federal Mahkemelerin yapısını ve üye sayısını belirleme yetkisi Kongre’ye aittir. Günümüzde federal yargı sistemi, dokuz üyeli bir Anayasa Mahkemesi ve toplamda 800’den fazla hâkimi barındıran iki basamaklı Federal Mahkemelerden (her bir eyalette bulunan Federal Ceza Mahkemeleri ile on iki adet olan Bölge Temyiz Mahkemeleri) oluşmaktadır. Anayasa ve Federal Mahkemelerin tüm hâkimleri başkan’ın gösterdiği adayın Senato’nun onaylaması ile yaşam boyu göreve atanmaktadır. Hâkimler, kendi istekleri ile görevlerinden ayrılabilmekte veya Senato tarafından kanuna aykırı davranışlar sergilediklerinde görevden alınabilmektedirler.

Federal Ceza Mahkemeleri daha çok Federal Devlet’e karşı işlenen suçlara baktıkları için politik anlamda önemleri azdır. Temyiz Mahkemeleri’nin aldıkları kararlar, Ceza Mahkemeleri’nin uygulamalarına emsal teşkil ettiği için, politik anlamda önem arz etmektedir. Anayasa Mahkemesi de, Temyiz Mahkemeleri tarafından gönderilen konularda sadece ihtilafa neden olan kanunun Anayasa’ya uygunluğunu kontrol ederek kanun yapıcılar üzerinde bir dengeleyici unsurdur. Anayasa Mahkemesi’ne seçilecek üyelerin özelliğine dair hiçbir kanun olmaması “yabancı ve hiç avukatlık dahi yapmamış birinin” üye olarak atanabilmesine olanak verse de, şimdiye kadar atanan adaylarda hukuk bilgisi mutlaka aranmıştır. Anayasa Mahkemesi üyelik seçiminde sosyal temsil de dikkate alınmaktadır; son 40 yıldır mahkemede en az 2 Katolik, 2 Yahudi, bir zenci ve bir veya iki kadın üye bulunmaktadır. Bu temsile sahip kişilerin yerine yapılan atamalar yine benzer sosyal temsile dikkat edilerek yapılmaktadır (Pika, Maltese ve Thomas:263-264; akt. Damkacı; 2010: 19).

2009 yılı Anayasa Mahkemesi üyelik seçiminde başkan Barack H.Obama, Güney Amerika kökenli bir kadını aday göstererek ataması Senato’da onaylandı bu temsil oranına Amerika’nın en büyük göçmen topluluğunu da eklemiş oldu (C. Savage A1; akt. Damkacı, 2010: 19). Sosyal temsilin dışında başkanlar genelde, atamalarında siyasi ilke yakınlığına da dikkat etmektedirler ve adayları kendi siyasi düşüncelerine yakın kişilerden seçmektedirler Bunun, Anayasa Mahkemesi’ni bir anlamda siyasileştirdiği söylenebilir Anayasa Mahkemesi üyeleri genelde atamalarına neden olan siyasi ilkelere dayalı konularda siyasi prensiplerine yakın yorumlamalarda bulunsalar da, teknik kanunlarda kendilerini atayan başkanın yürütme yetkisini kullanarak çıkardıkları kanunlara karşı karar aldıkları çoğu kez vuku bulmuştur (Dudley: 299; akt. Damkacı, 2010: 19).

 Sonuç olarak;

1788 yılında anayasal olarak 13 eyalet tarafından kurulan Amerika Birleşik Devletleri ilk ve en eski anayasaya sahip, demokratik olarak nitelendirilen anayasal federal bir cumhuriyettir. Günümüze kadar olan süreç içerisinde yapılan 27 anayasa değişikliği ile demokrasisini geliştiren Amerika, dünya devletleri arasında yasama-yürütme-yargısını en iyi şekilde ayırmış ve dengelemiş ülkelerden biri olarak görülmektedir. Bunun sonucu olarak ta kuruluşundan günümüze, demokrasinin en yerleşik olduğu ve kesintisiz benimsendiği ülke olarak tanımlanabilir.

İki yüz yıl kadar önce kurulan Amerika Birleşik Devletleri’nin kurucuları, kurulma aşamasında siyasi gücün tek bir elde toplanmasını engellemek için yürütmenin başı olan başkanlık makamını iki yapılı meclis ve yargı sistemi ile etkin bir biçimde dengelemeye çalışmışladır. Burada bir anlamda başarılı olup günümüzde yürütme, yasama ve yargı arasındaki güçler ayrılığının en iyi uygulandığı ülkelerden birinin oluşmasına neden olmuşsa da, yürütmenin başı olan başkanlık makamının gücü ve yetkileri tarihsel olayların gerekleriyle zaman içerisinde kurucuların tahmin edemeyeceği bir noktaya ulaşmıştır. Bugün başkanlık makamı Amerikan siyasetinde gücün en çok temsil edildiği makam olarak bilinmektedir.

Son söz olarak, Amerikan siyasi sistemi, 1787 den bu yana birçok değişim göstermişse de ana ilkelerini korumayı başarmıştır.

Elvan DÜRBİN

Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Kamu Yönetimi ABD Yüksek Lisans

 *Bu yazı ilk olarak Akademik Analiz dergisinin Nisan sayısında yayınlanmıştır.

Dergiyi online okumak için tıklayınız.

Yararlanılan Kaynaklar

ALDIKAÇTI, Orhan, Modern Demokrasilerde ve Türkiye’de Devlet Başkanlığı, Doçentlik Tezi, İstanbul, 2010.

DAMKACI, Ebru, Amerikan Siyasi Yapısı ve Kadın Temsili, Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi, İzmir,2010.

EROĞLU, Cem, Çağdaş Devlet Düzenleri, İmaj Yayınevi, Ankara,2001.

MONFRED, Vernon C., “Devlet Sistemleri”, Mukayeseli Devlet Dönemine Giriş, (çev:Mümtaz SOYSAL), Ankara, 1961.

ÖZER, Atilla, Batı Demokrasilerinde ve Türkiye’de Hükümet Sistemleri, Ankara,1981.

http://tr.wikipedia.org/wiki/ABD_ba%C5%9Fkanl%C4%B1k_se%C3%A7imleri (Erişim Tarihi: 15.03.2012)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı