AVRUPABÖLGESEL ANALİZLEREKONOMİSİZDEN GELENLER

Avrupa Birliği’nde Yoksullukla Mücadele

Küresel bir sorun olan yoksulluk sadece gelişmekte olan ülkelerde değil gelişmiş ülkelerin de başlıca sosyal sorunlarından biridir. Gelişmekte olan ülkelerde mutlak yoksulluk kavramı yoksulluğu belirlemede temel alınırken gelişmekte olan ülkelerde göreceli yoksulluk kavramı ile 1960larda ortaya çıkan sosyal dışlanma kavramı yoksulluk sınırını belirlemede esas alınmaktadır.

Yani sadece materyal kaynaklara ulaşamama değil aynı zamanda çeşitli sosyal haklara da (gerekli eğitime, sağlık kuruluşlarına ulaşamama, evsizlik, sosyal haklardan yararlanamama, sosyal ortamlarda aktif bir şekilde bulunamama vb) ulaşamama olarak tanımlanan sosyal dışlanma gelişmiş ülkelerdeki yoksulluğu tanımlamada temel oluşturmaktadır.

Avrupa Birliği bazında bakmamız gerekirse, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin bir araya gelerek oluşturduğu Birlik’de yoksulluk önemli bir sosyal sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa Birliği’nde 1980lere kadar ekonomik kalkınmanın sağlanmasıyla sosyal kalkınmanın da olacağı görüşü hakimken 1980den sonra sosyal politikanın ekonomiden ayrı bir politika olarak yürütülmesi gerektiği liderler tarafından dillendirilmeye başlanmıştır. Sosyal politikadaki bu görüş değişikliğinden sonra önemli bazı gelişmeler yaşanmış 1989 yılında Avrupa Sosyal Şartı yayımlanarak yoksulluk ve sosyal dışlanma yaşayan insanları korumaya yönelik bazı haklar Avrupa düzeyinde ele alınmış ve üye ülkelere temel oluşturmuştur. 1999 Amsterdam antlaşması ise sosyal politika açısından dönüm noktası niteliğindedir. Antlaşmanın 136. maddesi ile Birliğin sosyal politika alanında 6 temel hedefi belirlenmiş bunun içerisinde sosyal dışlanma ile mücadele ve sosyal koruma yer almıştır.

2000 yılı itibariyle yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadele konusunda Birlik hızlı adımlar atmıştır. Lizbon stratejisi ile birlikte sosyal politika alanında bağlayıcı kurallar olmamakla birlikte Birlik düzeyinde açık koordinasyon yöntemi benimsenerek üye ülkeler arasında eşgüdümün yapılması kararlaştırılmıştır. Böylelikle yoksullukla mücadele konusunda 10 yıllık bir yol haritası çizilmiştir. Bu amaçla 2002 yılında Birlik düzeyinde 6 temel hedef belirlenmiştir. Bunlar açık koordinasyon methodunun (Birlik düzeyinde kabul edilen yoksulluk ile ilgili tavsiyelerin üye devletler arasında uygulanması böylelikle üye devletler arasında yakınlaşmanın sağlanması) uygulanması, istihdamın arttırılması, haklara, mallara ve hizmetlere erişimin geliştirilmesi, sosyal dışlanma risklerinin engellenmesi, savunmasız kişilere yardım edilmesi ve ilgili bütün kurumları harekete geçirme olarak sıralanmıştır[1].

Bu hedefler doğrultusunda 2010 yılına kadar yoksulluğu azaltma hedeflenmiş ve bu amaçla 2010 yılı yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadele yılı ilan edilmiştir. Yoksulluk içinde yaşayan insanların sesi olmak, toplum bilincini oluşturmak, toplumda yoksullukla ilgili tabulaşmış önyargıları yıkmak ve her Avrupa vatandaşının yoksulluk konusuna dikkatini çekmek 2010 yılının yoksullukla mücadele yılı olarak belirlenmesindeki önemli amaçlardandır[2]. Avrupa Birliği 2010 yoksullukla mücadele yılı için 17 milyon Euro bütçe ayırmıştır[3]. Avrupa Birliği bu konuda özellikle sivil toplum kuruluşlarından önemli destek görmüştür.

Burada iki önemli STK’dan bahsetmek yerinde olacaktır. Avrupa Birliği tarafından desteklenen STKların önde gelenleri EAPN (Avrupa Yoksulluk Karşıtı Ağı), Feantsa’dır. EAPN’nin amacı yoksullukla mücadeleyi Avrupa Birliği gündeminin üst sıralarında tutmak, AB seviyesinde işbirliğini güçlendirmek[4] iken Feantsa’nın amacı ise sosyal dışlanma tanımının altında özellikle evsizlik sorunuyla karşı karşıya olan yoksullara yardım etmekdir[5]. Her iki kurumun temel özelliği Avrupa Birliğine üye ülkelerle işbirliği içinde olmak ve Avrupa Birliği tarafından finansal destek görmeleridir. 2000 yılından itibaren yoksulluğu Avrupa Birliği’nin temel politikalarında görmemizin bu stkların önemli rolü bulunmaktadır.

Peki, Avrupa Birliği seviyesinde yapılan bu yoksullukla mücadele stratejileri Avrupa halkı tarafından yeterli bulundu mu. Bu sorunun cevabını almak için 2010 yılında yapılan araştırmanın sonucuna bakmak faydalı olacaktır. Eurobarometre tarafından yapılan araştırma sonucuna göre Avrupa halkının %73ü yoksulluğun kendi ülkesinde yayıldığını, %72sinin ise son 3 yılda Avrupa Birliği bütününde arttığını düşündüğünü ortaya koymuştur[6]. Bu verilere göre Avrupa Birliği seviyesinde yapılan çalışmaların Avrupa halkı tarafından yeterli bulunmadığı ortadadır.

Son olarak 2000 yılından itibaren yoksullukla mücadele çalışmalarına hız veren Avrupa Birliğinin yoksulluk oranına bakmamız gerekmektedir. 2005 yılında yoksulluk oranının %17[7] civarında olduğunu 2010 yılında %23.4 2011’de ise %24.3[8]’e çıktığını görmekteyiz. Buna göre, 2009 küresel krizin etkisinin Avrupa’da yansıması olan Euro krizinin etkilerinin Avrupa halkında artan yoksulluk oranı olarak karşımıza çıktığı görülmektedir ki krizi atlatacak önlemler ve yoksulluk ile mücadele konusunda daha istikrarlı duruş yoksulluğu azaltma da etkili olabilir. Ne kadar etkili olacağını gelecek gösterecektir.

Esra Erol ERGAN
İstanbul Üniversitesi
Avrupa Birliği Bölümü  Doktora 

[1] http://ec.europa.eu/employment_social/social_inclusion/docs/approb_en.pdf , (erişim tarihi:07.12.2012)

[2] “2010 European Year for Combating Poverty and Social Exclusion”,

http://www.2010againstpoverty.eu/about/?langid=en, (erişim tarihi: 07.12.2012)

[3] http://www.turkiyeavrupavakfi.org/index.php/genel-haberler/1838-yoksulluk-yili.html,

(08.12.2012)

[4] www.eapn.gov, (08.12.2012).

[5] www.feantsa.org, (08.12.2012).

[6] “Poverty and Social Exclusion Survey”, Eurobarometre tarafından yayınlandı.

[7] http://epp.eurostat.ec.europa.eu/cache/ITY_PUBLIC/3-18012010-AP/EN/3-18012010-AP-EN.PDF (erişim tarihi:08.12.2012).

[8]http://www.euractiv.com.tr/abnin-gelecegi/article/abde-yoksulluk-tehlikesinde-bulunanlarin-orani-artiyor-026613 (erişim tarihi:08.12.2012).

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı