BALKANLARSİZDEN GELENLER

Kosova’nın Bağımsızlık Süreci ve Uluslararası Ortamda Yankıları

1992 yılında Yugoslavya, özerk bölgelerinin bağımsızlığını ilan etmeleriyle dağılmaya başladı. Bu süreç içerisinde  Hırvatistan, Bosna Herkes, Slovenya, Makedonya  bağımsızlıklarını ilan ettiler. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ nin parçalanması sırasında sadece iki cumhuriyet(Sırbistan ve Karadağ) “Yugoslavya” devletini sürdürmeyi kabul etmiştir. Sırbistan’ın içindeki özerk bölgeler olan Kosova ve Voyvodina da, dolayısıyla bu yeni federasyonun içinde yer almıştır. Böylece 1992 yılında sosyalist federasyondaki bu iki cumhuriyet, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti devlet yapısını oluşturmuştur.

Geriye kalan cumhuriyetler, bağımsız devletler olarak hayatlarına devam etmişlerdir. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin parçalanmasının ardından kurulan yeni Yugoslavya devleti, daha merkeziyetçi bir idari yapıya sahip olmuştur. Belgrad’dan Sırpların kontrolundaki yeni devlet yönetimi, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin dağılışı sırasında bağımsızlığına kavuşamayan Kosova bölgesi ile sıkıntılı bir yeni birlik kurmuştur. Ülkenin 1992’de kuruluşundan son dönemine kadar Kosova, Sırp idaresinin uygulamalarına tepkili bir bölge olmuştur.İlerleyen dönemde Bosna Hersek ve Hırvatistan Savaşlarını bitiren Dayton Anlaşması’nda Kosova sorunun görüşülmemesi ve Sırp polisinin ve yönetiminin artan baskılarına karşı silahlı mücadele başlatan Arnavutlar’ ın Kosova Kurtuluş Ordusu’nun(UÇK) faaliyete geçmesi, 1998 yılında Kosova savaşının çıkmasına öncülük eden olaylar olmuştur.1

Kosova’da 15 Ocak 1999 günü Racak köyünde 46 Arnavut sivili öldürülmesi sonucunda, diplomatik temasların artması ve bölgede yaşanan çatışmaların durdurulması amacıyla batılı devletler öncülüğünde  Paris yakınlarındaki Rombouillet’ta yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan anlaşmanın Yugoslavya tarafından kabul edilmemesinin ardından savaşın sona erdirilmesi için  dünyada oluşan siyasi inisiyatif doğrultusunda NATO birliklerinin ülke çapında askerî operasyonları olmuştur.5 Haziran 1999 tarihinde imzalanan barış anlaşması ile Yugoslavya dahiline bırakılan Kosova bölgesine BM Barış Gücü gözetiminde genişletilmiş özerklik tanınmıştır.2  1999’ da yaşanan operasyonun ardından BM’nin siyasi ve ekonomik kontrolü altına giren bölgede, UNMIK yönetim görevini devralmıştır. Askeri açıdan ise, NATO’nun güdümünde bir askeri güç olan KFOR bölgeye yerleştirilmiştir.

Kosova’nın geleceği ile ilgili görüşmeler, özellikle 2005 yılından itibaren yoğunluk kazanmıştır. Haziran 2005’te, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Norveç’in NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kai Eide’yi, BM Özel Temsilcisi olarak Kosova’ya atadı ve ondan Kosova ile ilgili geniş kapsamlı bir rapor hazırlamasını istedi. Bunun üzerine Eide de Kosova ile ilgili bir rapor hazırladı ve 7 Ekim 2005’te bu rapor BM’ye sunuldu.Raporda, Kosova’nın geleceğinin tüm tarafların katılım ve fikirlerini beyan etmeleri ile ortaya konması gerektiği belirtiliyordu. Sırplar Eide’ nin hazırladığı raporun Kosova’nın bağımsızlığını beraberinde getireceğini savundukları için rapora karşı çıktılar. Sırp tarafının bütün bu baskılarına rağmen Finlandiya’nın eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kosova Özel Temsilcisi olarak atandı.

Ahtisaari’ nin göreve gelmesi ile birlikte Kosovalı Arnavutlar ve Sırbistan temsilcileri arasında bir çok görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmeler Avusturya’nın başkenti  Viyana’ da yürütülmüş ve Kosova’da ki hükümetin Sırbistan’dan bağımsızlığını kazanmasını hedeflemiştir. Görüşmeler sırasında her iki tarafın Kosova’nın geleceği ile ilgili kendilerine özgü istekleri bulunmaktaydı. Sırplar Kosova’nın Sırbistan’a bağlı özerk bir bölge olduğunu söylemekte ve bu dayanaklarını 1990 yılında ki Kosova’nın Sırbistan Federe Cumhuriyeti’ne dahil edilişini öne sürerek kuvvetlendirmeye çalışmaktaydılar. Buna karşılık Arnavutlar ise Kosova’nın Balkan Savaşları döneminde Arnavutluktan koparılarak alındığını, coğrafi olarak Arnavutluk’un devamı olduğunu ve nüfusun etnik çoğunluğunun da Arnavut olmasının bunu kanıtladığını öne sürmüşlerdir.

Kosova’nın statüsü konusunda sürdürülen birkaç müzakere turu sonrasında, 2 Nisan 2007 tarihinde BM Kosova Özel Temsilcisi, Finlandiyalı diplomat ve siyaset adamı Martti Ahtisaari tarafından, bir plan ortaya konuldu ve bu plan taraflara sunuldu5. Bu plan, Kosova’nın aşamalı bir şekilde bağımsızlığa ulaşmasını hedefliyordu. Planın özünde şu maddeler yer almaktaydı:

– Kosova, kendi kendini yönetme hakkına sahip olmalı ve uluslararası antlaşmalara taraf olabilmelidir.

– Kosova, uluslararası örgütlere katılabilmelidir.

– Kosova’daki sivil ve askeri konuları düzenleyebilmek ve barış ile statükoyu koruyabilmek amacıyla uluslararası örgütler bu ülkeye sivil görevliler ve askerler göndermelidir.

– Kosova, uluslararası kuruluşların gözetiminde ve desteğinde aşamalı

olarak bağımsızlığa doğru yürümelidir.6

Kosova konusunda bu gelişmeler yaşanırken, Kosova’nın iç siyasetinde de önemli değişimler yasanmış ve Kasım 2007’de gerçekleştirilen seçimler sonucu, UÇK’ nin önemli isimlerinden biri olan genç ve dinamik bir politikacı Hasim Taçi’ nin partisi Kosova Demokrat Birliği Partisi galip gelmiştir. İbrahim Rugova’ nın partisi Kosova Demokratik Birliği ise seçimleri kaybederek bir sürprize imza atmıştır. İbrahim Rugova’ nın 2006 yılında ölümü ile bu partinin Kosova siyasetindeki öneminin azaldığı bu seçimle de tescil edilmiştir. Taçi, göreve gelir gelmez, bağımsızlıktan başka bir çözüm olamayacağını ve en kısa zamanda bağımsızlıklarını ilan edeceklerini belirtmiştir. Sırp tarafı bunun olamayacağını söylese de, Şubat 2008’den itibaren Sırp Devlet

17 Şubat 2008 Pazar günü, saat 16 itibarıyla Kosova Meclisi, Sırbistan’dan ayrıldığını ve bağımsızlığını ilan ettiğini belirten bir karar aldı. Böylece, uluslararası güçler arasında çekişmelere sahne olan Kosova, Balkanlar’ın yeni devleti olarak uluslararası alanda konumlandırıldı. Bağımsızlığını ilan ettikten sonra, tanınmak için birçok devlete başvuran Kosova’yı ilk tanıyan devlet de en büyük destekçisi ABD olmuştur. Zaten, Kosova’daki bağımsızlık kutlamaları ABD ve Arnavutluk bayrakları ile birlikte yapılmış ve ABD’ye olan minnettarlık gösterilmiştir. ABD’den sonra, ülkemizin de dahil olduğu birçok devlet Kosova’yı resmi olarak tanımıştır. AB ülkeleri de, daha önce tanımayacaklarını ilan eden birkaç ülke hariç, yavaş yavaş da olsa Kosova’nın bağımsızlığını tanımaktadırlar. Bağımsız Kosova’nın ilk Cumhurbaşkanı Agim Ceku olurken, ilk başbakan da Hasim Taçi olmuştur.

Kosova’da bağımsızlık ilanının ardından, denetim, Birleşmiş Milletler’ den Avrupa Birliği’ne geçti. Kosova ile Sırbistan arasındaki özerk bölge sınırı, devlet sınırı oldu. Kosova’daki Avrupa Birliği temsilciliği, bundan sonra “Uluslararası Sivil Temsilcilik” adı altında hizmet vereceğini açıkladı. Böylece Birleşmiş Milletler’ in de 1999 yılından bu yana Kosova’da üstlendiği yönetim sona ermiş oldu. Kosova bu şekilde Avrupa’ nın 50. ülkesi olmuştur8.

ABD, NATO ve Avrupa Birliği  Kosova’ nın bağımsızlığını tanıma konusunda hemfikirdir. Kosova’nın 17 Şubat 2008 tarihinde ilan ettiği tek taraflı bağımsızlığını Rusya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Sırbistan, İspanya ve Azerbaycan tanımayan devletler arasındadır.

Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ nın Kosova’nın bağımsızlığına karşı çıkma nedenleri, Kosova’nın KKTC için bir örnek teşkil edecek olmasıdır. Azerbaycan, Ermeniler tarafından işgal edilen ve (Ermenistan dâhil) tanınmayan “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti”ne örnek teşkil edeceği için Kosova’nın bağımsızlığına karşı çıkmıştır. İspanya ise toprakları içinde özerk durumda bulunan Bask Bölgesi ve Katalonya’ nın benzer şekilde bağımsızlık ilan etmesinden korktuğu için Kosova’nın bağımsızlığı tanımamaktadır. Rusya’nın mazereti ise tam tersine, batılı devletlerin diğer yeni bağımsız olan ülkeleri (Abhazya, Güney Osetya, KKTC vb.) tanımadıkları için uyguladıkları çifte standarta vurgu yapmaktadır. Rusya devlet başkanı PutinKKTC‘nin 40 yıldır tanınmadığı hâlde batılı devletlerin Kosova’yı hemen bağımsız hâle getirmelerini sağladıkları için batılı devletleri “ikiyüzlü” olarak nitelendirmiştir ve “Bundan utanmalısınız…” demiştir. Kosova, 17 Şubat 2008 pazar günü bağımsızlığını ilan etmiştir. Yunanistan ise Makedonya bölgesindeki bağımsızlık taleplerinin şiddetlenmesinden endişe duyması nedeniyle tanımamak konusunda ısrarcıdır.9

Yemen 12 Haziran 2013 tarihinde Kosova’nın tek taraflı bağımsızlığını tanıdığını bildirmiştir.  Kosova Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Yemen hükümetinin, Kosova devletini tanıdıklarını ve diplomatik ilişkilerin başlatılmasını kararlaştırdıklarını bildirdiği ifade edilmiştir. Böylece Kosova’yı tanıyan 100. Ülke olmuştur.

Özer BİNİCİ
Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü
Avrupa Birliği Siyaseti Ve Uluslar Arası İlişkileri
Yüksek Lisans Öğrencisi

 

Kaynakça

Faruk Sönmezoğlu, Ulusluararası İlişkilere Giriş

Tran, M. , ‘Kosovo to Declare Independence, Serbia Claims’ , bakınız http://www.guardian.co.uk (ulaşım tarihi 17.06.2013)

D’Aspremont, J, ‘Regulating Statehood: The Kosovo Status Settlement’

T.Uyar, Balkanizasyon Devam Ediyor: Kosova’nın bağımsızlığının stratejik değerlendirmesi

http://www.unosek.org/docref/KaiEidereport.pdf (ulaşım tarihi : 17.06.2013)

USAK (http://www.usak.org.uk)

http://www.unosek.org/unosek/index/html

HaberTürk Haberi(17 Şubat 2008)

Dipnotlar

1http://www.unosek.org/docref/KaiEidereport.pdf (ulaşım tarihi : 17.06.2013)

Farku Sönmezoğlu, “Uluslar arası İlişkilere Giriş”  s.112.

3 Farku Sönmezoğlu, “Uluslar arası İlişkilere Giriş”  s.113.

4 USAK, age, s.11.(http://www.usak.org.uk9)

5 http://www.unosek.org/unosek/index/html

D’Aspremont, J., s.651‘Regulating Statehood: The Kosovo Status Settlement’

Yetkilileri, Kosova’nın bağımsızlık ilan etmeye hazırlandığını ve bunu asla kabul etmeyeceklerini bildirmislerdir

7 Tran, M. , ‘Kosovo to Declare Independence, Serbia Claims’, bkz: http://www.guardian.co.uk

Habertürk Haberi, 17 Şubat 2008

Balkanizasyon Devam Ediyor: Kosova’nın bağımsızlığının stratejik değerlendirmesi, T.Uyar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı