ORTA DOĞU / AFRİKASİZDEN GELENLER

Sünni Dünya ve İsrail Arasında Hizbullah

Bu makalede, Hizbullah’ın kuruluşu, ideolojisi ve önemli isimleri, Hizbullah’ın İsrail karşısında kendini ne şekilde konumlandırdığıve İsrail’e karşıyürüttüğüsavaştaki motive kaynakları, Sünni ve Şii Müslüman dünya ile ilişkileri ve bu ilişkilerin yaşanan olaylara göre değişimi incelenmeye çalışılacaktır.

TUĞBA KAYA

Marmara Üniversitesi, Ortadoğu Araştirmalari Enstitüsü

Ortadoğu, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, farklıetnik, dini ve mezhepsel yapıların çatışmaya girebilecekleri şekilde dizayn edilmiştir. Bölge ülkelerinden Lübnan, bu çatışmaların en çok yaşandığıalanlardan biridir. Oluşturulan yapay sınırlardan dolayıLübnan dışmüdahalelere daima açık olmuştur. Tarihsel süreçiçerisinde Lübnan’ın yaşadığıiçsıkıntılar dahil sorunların temelinde, coğrafi olarak İsrail işgali alındaki Filistin topraklarına komşu oluşu yatmaktadır. İsrail işgali sebebiyle mülteci durumuna düşen Filistinlilerin Lübnan sınırına akın etmesi ve İsrail’e karşıkurulan Filistin KurtuluşÖrgütü’nün Lübnan’da faaliyetlerini sürdürmeye başlaması, İsrail’in Lübnan’ıişgaline zemin hazırlamıştır. Bu işgal, 1970’lerin sonunda örgütlenmeye başlayan Müslüman Şiilerin, Hizbullah adıaltında birleşmelerinin başlangıcıolmuştur. Hizbullah, kurulduğu ilk zamanlarda bir yardım örgütüniteliğinde faaliyetlerde bulunmuşve bünyesinde bulundurduğu saygın din adamlarının da etkisiyle halkın desteğini kazanmıştır.

Bu makalede, Hizbullah’ın kuruluşu, ideolojisi ve önemli isimleri, Hizbullah’ın İsrail karşısında kendini ne şekilde konumlandırdığıve İsrail’e karşıyürüttüğüsavaştaki motive kaynakları, Sünni ve Şii Müslüman dünya ile ilişkileri ve bu ilişkilerin yaşanan olaylara göre değişimi incelenmeye çalışılacaktır.


2.Sünni Dünya ile İsrail Arasında Hizbullah

2.1.Hizbullah’ın Doğuşu

Hizbullah veya Allah’ın Partisi, etnik zenginliğin karmaşaya yol açtığıbir ülke olan Lübnan’da, 1980’li yılların başında artan Şii radikalizminin bir ürünüdür. Şiilerin örgütlenmesini başlangıcı, 1975’te lideri Nebih Berri olan ve Musa Sadr’ın kurduğu Lübnan DirenişKıtalarıanlamına gelen “Efvacu’l Mukavemetu’l Lübnaniye”yani EMEL örgütüdür. [1] Musa Sadr, 1928 yılında İran’da doğmuş, Kum ve Necef gibi şehirlerde öğrenim görmüşbir bilgindir. 1963 yılında Lübnan vatandaşlığınıkabul ettikten sonra hayatına burada devam etmiş, çeşitli ortamlarda yaptığıkonuşmalarla kısa zamanda farklıgörüşteki insanlarıçevresine toplamayıbaşarmıştır. [2] 1974 yılında, EMEL örgütünün sosyal kanadıolan “Mahrumlar Hareketi”ni kurmuş, ezilen bölgelerde yaşayanların mahrumiyetlerini giderilmesini sağlamak amacıyla hareket etmiştir. “İsrail salt kötülüktür.”sözünün sahibidir. [3] Sadr, 1978 yılında Libya lideri Muammer Kaddafi ile görüşmek üzere Libya’ya davet edildi. Gergin geçen görüşmelerden sonra Musa Sadr, Libya’da esrarengiz bir şekilde kaybolmuşve bugünden sonra Kayıp İmam olarak adlandırılmıştır. Sadr’ın EMEL’in lideri Nebih Berri ile arasındaki fikir çatışmalarıve Berri’nin Libya’ya olan yakınlığıgöz önüne alındığında bu kayboluşile ilgili akıllarda soru işaretleri bırakmıştır. [4]

EMEL’den Hizbullah’a geçişin destekleyicisi 1979’da Ayetullah Humeyni liderliğinde gerçekleşen adına Şii Devrimi de diyebileceğimiz İran İslam Devrimi’dir. Bu devrim Şiilerin siyasallaşmasında çok etkili olmuştur. Lübnan Şiileri, içerde İsrail’e karşıoluşturduklarıdirenişi dışarıda İran’dan aldıklarıdestekle geliştirmeye başlamışlardır. [5] Hizbullah’ın fikri altyapıçalışmalarına en büyük katkı, İran’daki Şah rejimine karşıgelen devrimci hareketler tarafından yapılmıştır.[6] Hizbullah’ıkuran liderlerin referans noktasıİran İslam Cumhuriyeti’dir. Hizbullah ve İran’ın Velayet-i Fakih teorisini benimsemeleri, ABD ve İsrail karşısında aynıtavrıtakınmalarıaralarındaki sıcak ilişkinin kaynağıdır. İdeolojinin temeli, başlıca kurucularından Abbas Musevi’nin Necef’ten Beka’ya gelip, Baalbek’te davasına

başladığı1978 yılına kadar dayandırılabilir.[7] Hizbullah’ın resmi kuruluşbildirgesinde partinin İran devrimine ve devrimin lideri Humeyni’ye yaptığıövgüdikkat çekicidir. [8] LübnanlıŞii din adamları, EMEL’den ayrılan EMEL İslami Örgütügibi dini referans alan örgütlerin ve kişilerin bir araya gelmesiyle kurulmuştur. [9] 6 Temmuz 1982’de Lübnan’ın İsrail tarafından işgal edilmesi hem İsrail –Şii hem de Şiilerin Lübnan politikalarında önemli bir dönüm noktasıdır. İşgalin ilk günlerinde FKÖgüçlerinin İsrail askerleri tarafından Lübnan’dan çıkartılmasıŞiilerin bir kısmıtarafından olumlu karşılanmıştır. Özellikle Güney Lübnan’daki köy ve kasabalara yayılan Filistin askeri varlığıve halkın sosyal hayatına müdahaleleri bu gruplarla insanlar arasında bir sürtüşme ortamıdoğurmuştur. [10] Halk, İsrail’in FKÖ’yüLübnan’dan çıkardıktan sonra geri çekileceğini varsaymıştır. Fakat İsrail’in bu yönde bir niyetinin olmadığınıgördükten sonra bu olumlu tutumlarıdeğişmiştir. İsrail’in geri adım atmamasıüzerine Şii direnişinde silahlıdirenişdönemi başlamıştır. [11]İsrail’e karşıoluşan nefretin yarattığırüzgar ise İran tarafından son derece iyi bir şekilde kullanılmıştır. Ayetullah Humeyni; “İsrail yok edilene kadar İslam dünyasıhuzur içinde olamaz”demişve 1982 yılısonlarında üçbin kadar devrim muhafızınıgizlice Lübnan’a sokmuştur. Devrim muhafızlarının çalışmalarıkısa sürede Baalbek ve Bekaa bölgelerine yoğunlaşmışve adıhenüz konmamakla birlikte Hizbullah’ın temelleri atılmıştır.

3.Hizbullah’ın Önemli İsimleri

3.1.Muhammed Hüseyin Fadlallah

Muhammed Hüseyin Fadlallah, 1935 yılında Lübnan’da doğmuşve 1966’ya kadar Necef’te dini eğitim almıştır. Aynıyıl Lübnan’a dönmüşve Doğu Beyrut’a yerleşmiştir. Fadlallah, Şii dünyasında devrimci ruhun gelişmesinin mimarlarından biridir. Kesin bir bilgi ile açıklanamasa da Fadlallah’ın, Hizbullah’ın manevi lideri olduğu varsayılmaktadır. Fakat Fadlallah, her seferinde kendisinin Hizbullah’ın manevi lideri olmadığınıdile getirmiştir. Bu konu ile ilgili, “Ben bu rolükabul etmiyorum. Ben bu kuşağıyetiştiren kişiyim. Yetiştirdiklerim kendi içtihatlarınıya da ikiyüzlülüklerini uyguluyorlar. Ben tamamen bağımsızım, misyonumu asla bununla sınırlamadım ve sınırlandırmayacağım.”diyerek açıklama getirmiştir. Fadlallah her fırsatta Hizbullah’la bir ilişkisi olmadığınıdile getirse de Hizbullah tarafından kendisine karşıderin bir saygıduyulmuşve hürmet gösterilmiştir. Sadece Hizbullah taraftarlarıdeğil aynızamanda LübnanlıŞiilerin neredeyse tamamıiçin Fadlallah, en önde gelen Ayetullahlardan biridir. [12] Hüseyin Fadlallah da Hasan Nasrallah ile birlikte bir çok önde gelen Şii din adamıgibi, önceden dahil olduğu EMEL’den ayrılarak Hizbullah’a katılmıştır. [13]

3.2.Seyyid Hasan Nasrallah

Seyyid Hasan Nasrallah, 1960 yılında Beyrut’un varoşlarında 9 çocuklu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. 1970’li yılların sonuna doğru Irak tarafından, dini eğitim alan birçok Lübnanlıöğrenci ile beraber ülkeden sürgün edilmişve Lübnan’a dönmüştür. Nasrallah, ülkeye döndükten sonra EMEL hareketi içine dâhil olmuş, böylece siyaset ile daha yakından ilgilenmeye başlamıştır. 1982 senesinde gerçekleşen İsrail işgalinden sonra EMEL’in Suriye çizgisini daha da netleştirmesi ile beraber İran çizgisinde siyaset yapmak isteyen Nasrallah’la birlikte birçok kişi, EMEL’den hızlıca ayrılmıştır. Bu ayrılışla beraber İslami EMEL ve Hizbullah gibi birçok örgüt kurulmuştur. EMEL’den ayrılıp Hizbullah’ın kurucularıarasında bulunan ve çalışmalarına yoğun bir şekilde bu örgütte devam eden Hasan Nasrallah, 1992 yılına gelindiğinde, Abbas Musevi’nin bir suikast sonucu öldürülmesi üzerine İran’ın da onay ve desteğiyle Hizbullah’ın genel sekreteri olmuştur. [14]

4.Hizbullah’ın İdeolojisi

Hizbullah’ın ideolojisi hak ve batıl ayrımının olduğu basit temellere dayandırılmaktadır. ABD ve İsrail başta olmak üzere Batılıgüçlerin hepsi ve onların savunduğu değerler batıl olarak nitelendirilmektedir. İslam’ın yayılmasıve dünya Müslümanların ümmet anlayışıçerçevesinde birlik olmasıuzun vadeli asıl hedef olarak belirtilmiştir. 1985 yılında yapılan Hizbullah’ın ilk genel kurulunda alınan kararlar şöyledir:

–          Lübnan’ıproblemlerinden kurtarmanın ilk yolu İslami bir devlet kurmaktan geçer. Ancak İslami bir sistem Lübnan halkıarasında eşitliği ve adaleti sağlayabilir.

–          Hizbullah, Batılıemperyalist güçlerin Lübnan’ıterk etmesi için elinden geleni yapacaktır.

–          Ülkenin İsrail tarafından işgal edilmişolmasıasıl problemdir. İşgal sona erinceye ve Siyonist düşman yok edilinceye kadar direnişsürecektir.

–     Bütün dünya Müslümanların bu mücadelede Hizbullah’ın yanındadır.
[15]

Hizbullah kendi yayın organlarında ise amaçlarınışu şekilde anlatır:[16]

–     Lübnan’ıİsrail işgalinden kurtarmak

–     İsrail işgaline karşıLübnan halkınıeğitmek ve yardımda bulunmak

–     İsrail saldırılarına ve suikastlarına karşıdirenişi sağlamak

–    İsrail tarafından kurulan ve finanse edilen Güney Lübnan Ordusu’nu bölgeden sürmek

–    Tıbbi yardımlarda bulunmak, savaştan zarar gören sivil halka sağlık hizmeti götürmek.

5.Hizbullah’ın Eylemleri ve Parlamento Deneyimi

Hizbullah, batılıülkelere karşıilk saldırısınıİsrail İstihbaratına karşı24 Mayıs 1982’de Beyrut’taki Fransız Büyükelçiliği’ni bombalayarak gerçekleştirdi. Örgütün yaptığıdiğer eylemlerinden bazılarışöyledir:

– 19 Temmuz 1982: Suriye-Lübnan sınırında Lübnanlıaskerlere saldırı,

– 15 Mayıs 1983: BM BarışGücü’ndeki İtalyan askerlere baskın,

– 9 Nisan 1983: Fransız askerlere saldırı,

– 18 Nisan 1983: ABD’nin Beyrut Büyükelçiliğinde otomobilin infilakı,

– Kasım 1983: İsrail askeri binasının kundaklanması,

-17 Ocak 1984: Beyrut Marble Town Oteli’nde patlama,

– 18 Ocak 1984: Beyrut Amerikan Üniversitesi RektörüMalcolm Kerr’in kaçırılması

– Haziran 1985: 847 sefer sayılıTWA yolcu uçağıkaçırılması,

– Mart 1992: Arjantin Buenos Aires’teki İsrail Büyükelçiliği, eski genel sekreter Musavi’nin öldürülmesine misilleme olarak bombalanması,

– Temmuz 1994: Arjantin-İsrail İşbirliği ve Yardımlaşma Derneği binasıbombalanması. [17]

İçsavaşnedeniyle Lübnan’da 1970’lerden beri yapılamayan parlamento seçimleri 1992 yılında tekrar yapıldı.[18] Seçimin gündeme gelmesiyle Hizbullah’ın içinde de yoğun tartışmalar başladı. Parlamento seçimlerine girilip girilmemesi konusunda parti içinde net bit tutum yoktu. Kurulan komisyonlarda yapılan uzun tartışmalar sonucunda Hizbullah’ın seçimlere girmesinin yararlıolacağısonucuna varıldı. Hizbullah, yoğun olarak yer aldığıBeka, Güney Lübnan, Beyrut ve Güney Beyrut seçim bölgelerinde hayli renkli bir seçim propagandasıyürüttü. Direnişe Vefa adınıverdikleri seçim bloğu ise 12 milletvekili çıkarmayıbaşardıve bunlardan 8’i Hizbullah’a aitti.[19] Bir sonraki seçim olan 2005 seçimlerinde ise Hizbullah, Direnişve Kalkınma Bloğu çatısında girdiği seçimlerde sayısını14 milletvekiline yükseltti. [20] 2009 seçimlerinde ise Hizbullah 10 sandalye kazandıve Tarım Bakanlığıile İdari Reform Bakanlığı’nıelinde tuttu.[21]

  1. İsrail Karşısında Hizbullah ve Motive Kaynakları

Hizbullah, ortaya çıkışsebebi olan İsrail’in yok edilinceye kadar mücadelesini sürdürmekte kararlıolduğu meselesini her defasında vurgulamaktadır. Hizbullah, kurulduğundan beri ‘barışiçin toprak’ilkesini reddetmiş, İsrail ile yapılacak herhangi bir mütareke, ateşkes ya da barışanlaşmasınıtanımayacağınıtekrarlamıştır. Tüm askeri, siyasi, fikri ve ideolojik direnişbu düşünce üzerine kurulmuştur. [22] Hizbullah’ın Lübnan’da ve bölge ülkelerinde gördüğüdesteğin temel sebepleri İsrail’e karşıdirenişte elde ettiği başarıve Filistin davasınısahiplenmede gösterdiği hassasiyet olarak açıklanabilir.[23] Hizbullah, İsrailleri ırkçıSiyonist Yahudiler olarak niteler ve İsrail’i askeri bir toplum olarak görür. İsrail devleti içinde yaşayanlar arasında sivil bulunmadığına ve orada yaşayan herkesin savaşçı, işgalci ve yağmacıolduğunu; hepsinin öldürülmesi gerektiğini savunur. Onlarıöldürmenin dini yükümlülük olarak algılandığınıgörülmektedir. Diğer taraftan Hizbullah’a göre İsrail sınırlarıdışında Yahudiler bunlara dahil değildir. Diğer bütün ülkelerde yaşayan Yahudilerin ise buna dahil olmadığınıonların kitap ehl-i olduğu vurgusu yapılmaktadır. [24] Fadlallah, İsrail ile yapılabilecek her türlüyerel işbirliğinin fitne yaratacağını, Müslüman halkın ve Müslümanların varlığınıve geleceğini korumak için Hizbullah’ın fitneyi yaratanlara karşıhareket geçeceğini vurgulamıştır.[25]

Hizbullah’ın İsrail’e karşısürdürdüğüsavaş1982’den beri sürmektedir. 1985 yılında İsrail’e karşıyapılan saldırıların sayısı100 iken işgalin sürdüğü2000 yılına kadar bu saldırıların 6000’e ulaştığıgörülmektedir. Bu dönemde Hizbullah’ın İsrail’e karşıhem taktik hem istihbarat hem de operasyonel alanda önemli bir üstünlük sağladığınıgörülmektedir. [26]İsrail karşısında sağlanan bu üstünlüğün anlaşılabilmesi için Hizbullah’ın üyelerini nelerle motive ettiğine bakılmalıdır. İsrail işgal güçleri karşısında sergilenen başarıların ardından Hizbullah’a katılma arzusunda olanların sayısında da hızlıbir artışgözlenmiştir. [27] Hizbullah’a gönül veren militanların kendilerini havaya uçurmalarının sebebini anlamak; onların madde ile uyuşturulduklarıiddiasından ziyade din algılarının nasıl olduğunu anlamaktan geçmektedir. Zira Hizbullah militanlarıya da başka bir deyişle Şia için en önemli noktalardan biri zulme ve İslami olmayan diktaya başkaldırıdır. Şia’ya ve dolayısıyla Hizbullah’a göre şeref ve onurdan yoksun yaşanacak uzun bir hayattansa şerefli ve onurlu kısa bir hayat daha evladır.[28]

İslam ve İslam tarihi, inananlar için büyük bir motive kaynağıdır. Seyyid İbrahim es-Seyyid, Hizbullah’ın Siyonist İsrail’in işgal ve baskısına karşıdirenişfelsefesi olarak İslamiyet’in emrettiği küçük askeri cihat buyruğuna dayanan siyasi ideolojisini benimsediklerini vurgulamıştır. Bir özgürlük savaşçısının, küçük cihat yapabilmesi yani İslam düşmanlarıolan İsrail ve ABD’ye karşısavaşabilmesi için, öncelikle manevi, zihinsel ve bilişsel özellikleri arasında bir denge kurmasıböylece nefsini kontrol edebilmesi gerekmektedir. Böyle bir terbiye bütüncül ve yekvücut bireyler yaratacağıiçin hem Doğu hem de Batıgüçlerine karşısürekli ve azalmayan bir cihat sürecinin oluşmasınıda sağlayacaktır. Büyük cihat kişisel olarak insanın kendini bu yola adamasıdır. Küçük cihat ise büyük cihatın etkisiyle İslamiyetin dışdüşmanlarıyla mücadele etmektir.[29] Burada şehitlik fikri üzerine eğilmek gerekir. Hizbullah’ın üyelerini motive etmekteki temel dayanağı, mücahitin feda eyleminde bulunduğu zaman bunun kendisine şehitlik, diğer mücahitlere de muhtemel zafer kazandıracağıfikridir. Şehitlik fikrinde örnek alınan model ise Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesidir. Sayısal olarak eşit olmayışıHz. Hüseyin’in mücadelesine engel olamamıştır. O, şehitliğe kendi isteğiyle gitmiştir. Bu inançüzerine yetişen gençlerin Hizbullah’ın başarısında çok büyük paylarıbulunmaktadır. [30] Nitekim Hizbullah, İsrail’in Mayıs 2000’de geri çekilmesini sahiplenmişve bunu direnişleri sonucunda elde ettikleri bir zafer olduğunu ileri sürmüştür. Lübnan’ın Hıristiyan mahallelerinde bile bu başarıHizbullah’a ait bayraklarla kutlanmıştır. [31]İşgal güçleri karşısındaki direnişbaşarısının ardından Hizbullah’a katılma noktasında da hızlıbir artışgözlenmiştir. [32] Bu başarıgerek Lübnan’da gerek İslam ve Arap dünyasında Hizbullah’a ilişkin olumsuz algıların da değişmesini sağlamıştır. [33]

12 Temmuz 2006’da Hizbullah’ın 8 İsrail askerini öldürüp 2 İsrail askerini kaçırmasıyla yeni bir kriz ortaya çıkmıştır. Askerlerin kaçırılmasından ve öldürülmesinden Lübnan’ısorumlu tutan ve bunu savaşnedeni sayan İsrail, Lübnan topraklarına havadan ve karadan operasyonlar düzenlemeye başlamıştır. Bir ay süren çatışmanın ardından 14 Ağustos 2006 tarihinde BirleşmişMilletler Güvenlik Konseyi’nin çatışmalara son verilmesi, Güney Lübnan’a Lübnan ve UNIFIL askerlerinin konuşlandırılmasına paralel olarak İsrail’in bölgeden çekilmesi, Lübnan’ın Lübnan Hükümeti tarafından tamamen kontrol edilmesi, Litani Nehri’nin güneyinde Hizbullah dahil paramiliter nitelikte hiçbir gücün bulunmamasına yönelik aldığıkararla saldırılar durmuş, bunun üzerine İsrail Lübnan’a uyguladığıablukayı7 Eylül 2006 tarihinde kaldıracağınıgaranti etmiştir. 7 Eylül 2006’ya gelindiğinde ise Güney Lübnan topraklarında bulunan İsrail, Lübnan ve UNIFIL askerlerinin bölgeye konuşlandırılmasına eşzamanlıolarak bölgeyi terk etmiştir. [34]

7.Müslüman Ülkelerin Hizbullah’a Yaklaşımları

Hizbullah’ın Arap devletlerinin büyük bölümüyle ilişkisi, normal temas şeklindedir ve örgütün etkinlik derecesi ülkende ülkeye farklılık göstermektedir. Bazıbölge ülkeleriyle hiçilişki kurulmadığıda belirtilmelidir. Bu ülkeler genel anlamda zihniyet ve tavır itibariyle Hizbullah’tan farklıolan ülkelerdir.[35] Her ne kadar bundan kaçınılmaya çalışıldığısöylense de Hizbullah’ın siyasi ideoloji dönemi Sünni –Şii anlaşmazlığının örnekleriyle doludur. Din olgusu aslında kuşatıcıbir kavramdır fakat daha ciddi imtihanlarla karşılaştığında Hizbullah’ta mezhep olgusunun ön plana çıktığıgörülmektedir. Bu sebeptendir ki, Lübnan’daki Sünniler ve Şiiler birbirlerine zıt noktalarda kendilerini konumlandırmaktadırlar. Normal zamanlarda Filistin davasınısahiplenmesine ve Sünnilerle arasındaki ilişkiyi iyi tutmasına rağmen çıkar çatışmasıyaşandığında Hizbullah’ın dost olarak telakki ettiklerini kolayca düşman kabul etmesi sürpriz olmamaktadır. Aynıdine mensup olunmasına rağmen saflardaki geçişlilik kolay olmaktadır ki halktan aldığıdesteğin nedeni görünürde dini olsa da aslında mezhepseldir.[36] Son tahlilde Hizbullah’ın sadece İsrail ve Batıile değil Müslüman dünya ile de arasında çeşitli sorunlar çıkabilmektedir.[37] Hizbullah, Müslümanların Kudüs ve Filistin konusundaki sorumluluğunu her defasında vurgulamaktadır. Yapılmasıgereken bu davayıümmetin davasıolarak görüp sahiplenmek ve destek vermektedir. İsrail ile olan savaşında ve yürüttüğüdavada İran ve Suriye Hizbullah’ın yanında olmuşlardır. İran ile arasındaki abi –kardeşilişkisi, Suriye ile fikri ve siyasi birlikteliği devam etmiştir. [38] Suriye 2006 savaşında, savaşın ilk günlerinden itibaren İsrail’i sorumlu tuttuğunu ve Hizbullah ile dayanışma halinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Suriye, Hizbullah’a her türlüdesteği vererek Lübnan halkınıyalnız bırakmayacağınıaçıklamıştır. Devlet BaşkanıBeşşar Esad, Hizbullah’ımaceraperestlikle suçlayan Arap liderlerini de sert bir dille eleştirmiştir. [39] Bununla birlikte mevcut Suriye içsavaşında Hizbullah, Esad rejimini korumak için bilfiil muhaliflere karşısavaşmaktadır. Suriye’deki savaşdolaylıolarak İsrail’in işine yaramaktadır. Suriye’deki Sünni savaşçılar İsrail için tehdit oluşturmaktadır. Hizbullah Suriye’de savaşırken varlık sebebi olan İsrail devletinin saldırılarına cevap verememektedir. [40]

Hizbullah’ın bölgenin diğer ülkeleri ile ilişkileri İran ve  Suriye ile olduğu gibi bir çizgide ilerlememiştir. Özellikle Sünni dünya ile ilişkiler zaman zaman olumlu zaman zaman olumsuz bir seyir izlemiştir. Katar ile Hizbullah arasındaki ilişki ilgi çekicidir. Katar ve Türkiye dışişleri bakanlarının 2011 yılında Lübnan’daki politik krizde çözüm arayışında Nasrallah’ıbir ziyareti bulunmaktadır. [41] Suriye içsavaşında Esad’a destek veren İran –Hizbullah eksenine ise bir tavır takınılmıştır. Haziran 2013’te Katar Hizbullah’ın Suriye’de bulunmasından dolayı18 LübnanlıHizbullah taraftarıKatar tarafından sınır dışıedilmiştir. [42] Bu tavır ise Hizbullah tarafından ihanet olarak nitelendirilmişve Katar suçlanmıştır. Bununla birlikte Katar’ın son zamanlarda bu tavrın dışına çıktığıgörülmektedir. Katar’ın Mısır’da destek verdiği Müslüman Kardeşler dönemi bir darbeyle sona erince Katar kendisini yalnızlaşmışhissetti ve bölgede yeni bir politika arayışına girdi. [43] 2011 görüşmesinden sonra Hizbullah ile soğuyan ilişkiler iki yıl sonra Aralık 2013’te Nasrallah’ın yardımcısıŞeyh Naim Kasım arasında yapılan bir görüşmeyle tekrar başlamıştır. [44]  Son olarak Katar ve İran dışişleri bakanlarının yaptıklarıbir görüşme sonrasıKatar dışişleri bakanıSuriye’deki sorunun siyasi bir çözüme kavuşturulmasıgerektiği açıklamasınıyapmıştır. Muhaliflerin desteklenmesine rağmen Katar’dan gelen bu açıklama şaşırtıcıolarak karşılanmıştır. [45]

Suudi Arabistan ile Hizbullah arasındaki ilişkiye bakacak olursa hiçbir zaman olumlu seyretmediği görülmektedir. Hizbullah’ın Suudi Arabistan içerisindeki Şii nüfusu etkisi altına alabileceği düşüncesi bu ilişkinin belirleyicisi olmuştur. Suudi Arabistan 2006 savaşında, savaştan ötürüİsrail’i değil Hizbullah’ısorumlu tutmuştur. Suudi Arabistan’ın Hizbullah karşıtıduruşu, İsrail’in sivillere saldırmasıyla değişmeye başlamışve savaşın sonlarına doğru savaştan İsrail’i sorumlu tutmuştur. Suudi Arabistan’ın savaşın ilk başlarında da olsa Hizbullah’ın değil de İsrail’in yanında yer almasıyıllardır süregelen Arap-İsrail çatışmasında bir ilk olmuş, ilk defa bir Arap Devleti İsrail’in yanında yer almıştır.[46]Wikileaks internet sitesinin 2010 yılında yayınladığıgizli belgelerde, Suudi Arabistan’ın 2008 yılında Amerika Birleşik Devletlerine, BirleşmişMilletler ve NATO yardımıyla Lübnan’da Hizbullah’a karşıbir güçoluşturulmasınıteklif ettiği iddaa edilmektedir. [47]Şubat 2014’te Suud Müftüsübir fetva vermişve Hizbullah’a destek vermenin caiz olmadığınısöylemiştir. Bu fetva özellikle Şii nüfusu Hizbullah’ın etkilerinden uzak tutulmasıadına yapılmıştır. [48] Son olarak Mart 2014’te Suudi Arabistan Hizbullah’ıve Müslüman Kardeşler’i aşırılık yanlısıterör örgütülistesine almıştır. [49] Körfez Ülkeleri de Hizbullah konusunda Suudi Arabistan ile aynıyönde davranışgöstermektedir ve bunda yine aynısebepler etkilidir.

Mısır ile Hizbullah arasındaki ilişkinin de gergin bir karakterde olduğu görülmektedir. 2006 savaşında Suudi Arabistan’ın yanısıra Mısır da savaşın ilk günlerinde Hizbullah’ısorumlu tutmuştur ve Hizbullah’ımaceraya kalkışmakla itham etmiştir. Savaşın onuncu gününde Mısır, savaşta her iki tarafın da ağır kayıplar verdiğini ilan ederek ateşkes çağrısında bulunmuştur. Savaşın on yedinci gününe gelindiğin de ise diğer bazıArap ülkeleri gibi Mısır’da da tavır değişikliği gözlenmiştir. Mısır, savaşboyunca ilk defa savaşısürdüren İsrail’i ve İsrail’e destek veren ABD’yi kınadığınıbildirmiştir. [50] 2008 yılının sonunda İsrail’in Gazze’ye yaptığı22 günlük operasyon sırasında Mısır, Refah Kapısınıkapatmışve Hizbullah tarafından Yahudilerle işbirliği yapmakla suçlanmıştı. 2009 yılında Mısır’da Hizbullah ile bağlantısıolduğu öne sürülen 49 kişi tutuklanmışve bunlar yargılanmıştı. [51] Mısır, Hizbullah’ın ülkede Şiileştirme faaliyetlerinde bulunduğunu öne sürmektedir. Görüldüğügibi Hizbullah’ın bölge ülkeleri ile ilişkileri çoğunlukla mezhep etkisi altında ilerlemektedir.

Son olarak Türkiye’nin Hizbullah’a olan yaklaşımınıincelediğimizde, 2006 savaşısırasında Türkiye’nin İsrail karşıtısöylemleri ve politikalarıHizbullah’ın önemlidir. Bu dönemde Türkiye, Güney Lübnan’da Şiilere yardım dağıtan tek Sünni ülke olmuştur. Sivil yardım kuruluşu İHH İnsani Yardım Vakfı, özellikle Şii bölgelerinde yardım dağıtmıştır. Tüm bunlar Hizbullah’ın Türkiye’ye karşıtutumunu etkilemiştir. O dönemde Türk gazetecilerle görüşen Hizbullah yetkilileri Türkiye’yi dost bir ülke olarak gördükleri açıklamasınıyapmışlardır ve Hizbullah destekli gazeteler Erdoğan’ıöven haberler hazırlamışlardır. [52]  Fakat Suriye’de Arap Baharı’nın etkisiyle başlayıp içsavaşa dönüşen olaylarda Hizbullah’ın diğer Arap rejimlerinde devrimlere destek verip, Suriye’de rejiminin yanında yer almasıTürkiye ve Hizbullah arasındaki ilişkinin rengini değiştirmiştir. Türkiye Katar ile birlikte bu döneme kadar Hizbullah’a olan desteğini çekmişve Hizbullah da yeniden bu iki ülkeyi İsrail güdümlüpolitika gütmekle suçlamaktadır. [53]

8.Sonuç

Hizbullah, başlangıçta kendisine İsrail, ABD ve diğer Batıülkelerini düşman olarak belirlese de, bazıMüslüman ülkelerle de arasında çeşitli problemlerin çıktığıgörülmektedir. Bu problemlerin görünen yüzümezhep etkisi olarak algılanmaktadır fakat incelendiğinde çıkar çatışmasından kaynaklandığısöylenebilir. Hizbullah, Sünni Müslüman ülkelere zaman zaman yaklaşmakta, zaman zaman ise uzaklaşmaktadır. Suudi Arabistan ile Hizbullah’ın ilişkisi en başından olumsuz kurulmuşken, Hizbullah Katar ile çeşitli dönemlerde görüşmeler için masaya oturmuştur. Sünni dünya ile uzaklaşma daha çok İran ve Suriye ile yakınlaşmanın arttığıdönemlere rastlamaktadır. İsrail ile arasındaki ilişkiye bakacak olursa, Hizbullah’ın Suriye’de yaşanan içsavaşta muhaliflere karşıEsad rejiminin safında savaşıyor olmasıise İsrail’in çıkarlarıyla örtüştüğügörülmektedir. Bu durum ise akla “Hizbullah varlık sebebi olan İsrail ile aynısafta mı?”sorusunu getirmektedir. Böyle bir çıkarım yapmak çok doğru bir sonuçortaya koymasa da, Hizbullah’ın iktidarda kalmasıiçin uğruna savaştığıNusayri rejim, İsrail için bir Sünni rejimin gelmesinden daha iyidir. Hizbullah’ın duruşunu ve stratejisini bu derece kısıtlıbir araştırma ile tam anlamıyla ortaya koymak mümkün olmasa da, genel bir çerçeveden bakacak olursak, kendisini İran ve Suriye’nin yanında konumlandırmaya devam edeceğini söylemek yanlışolmaz.

KAYNAKÇA

Kitaplar

Alagha, Joseph Elie, Hizbullah: SilahlıMücadeleden İktidar Partisine, çev. Kadriye Göksel, Doğan Kitap, Aralık 2007

Boran, Yıldırım, Ortadoğu’da Direniş: El-Fetih, Hamas, Hizbullah, Siyah Beyaz Kitap, İstanbul, Nisan 2012

Erdin, Murat, Düşünceleri, Örgüt Yapılarıve Eylemleriyle Hizbullah ve Hamas, Sarmal Yayınevi, Nisan 1999

Qassam, Naem, Hizbullah: Bir Hareketin AnlatılmamışÖyküsü, çev. Muharrem Tan, İstanbul: Karma Kitaplar, 2006

Makaleler ve İnternet Kaynakları

Açıkalın, Serpil, “Lübnan Parlamento Seçimleri”, USAK Analizleri, Haziran 2009

Bozkurt, Abdülgani, “Hizbullah’ın Lübnan’da Kuruluşu ve Popülaritesinin Sebepleri”, Tarih Okulu Dergisi (TOD), Mart 2014, SayıXVII, ss. 599-627

Köse, Talha ve Bölme, Selin, “Lübnan’da İstikrar Arayışları”, SETA Lübnan Raporu, Aralık 2006

Söker, Çağlar, “Hizbullah Terör ÖrgütüAnalizi”, ORSAM

Tomrukçu, Gürhan, “Nedenleri ve Sonuçları ile 2006 İsrail – Lübnan Savaşı”, http://www.tuicakademi.org/index.php/kategoriler/ortadogu/489-nedenleri-ve-sonuclari-ile-2006-israil-lubnan-savasi, Erişim Tarihi: 08.06.2014

Üçüncüyılında 2006 Temmuz savaşı,http://www.israhaber.com/ucuncu-yilinda-2006-temmuz-savasi-5530-haberi.html, Erişim Tarihi: 08.06.2014

Hizbullah’la İsrail aynı safta,

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/akif_beki/hizbullahla_israil_ayni_safta-1147532, Erişim Tarihi: 01.06.2014

Hizbullah Türkiye Katar krizi tartışıyor,http://disbasindaturkiye.com/2011/01/20/hizbullah-turkiye-katar-krizi-tartisiyor/, Erişim Tarihi: 25.05.201

http://mobile.medyasafak.com/subpage.aspx?hid=1256

Katar, Suriye politikasını yeniliyor

http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2013/12/qatar-resets-syria-policy.html, Erişim Tarihi:25.05.2014

Katar’dan Suriye’de siyasi çözüm arayışı,

http://www.incanews.com/m/dosya/7059/katardan-suriyede-siyasi-cozum-arayisi, Erişim Tarihi: 25.05.2014

Nedenleri ve sonuçları ile 2006 İsrail Lübnan Savaşı,

http://www.tuicakademi.org/index.php/kategoriler/ortadogu/489-nedenleri-ve-sonuclari-ile-2006-israil-lubnan-savasi, Erişim Tarihi: 08.06.2014

Suudi Arabistan’dan Hizbullah’a karşı askeri güç önerisi,

http://www.ydh.com.tr/HD11073_suudi-arabistandan-hizbullaha-karsi-askeri-guc-onerisi.html, Erişim Tarihi: 26.05.2014

Suud Müftüsü İsrail ile savaşan Hizbullah’a destek vermek caiz değildir diye fetva verdi,

http://www.islamaktuel.com/manset/suud-muftusuisrail-ile-savasan-hizbullaha-destek-vermek-caiz-degildir-diye-fetva-verdi.html, Erişim Tarihi: 26.05.2014

Suudi Arabistan Hizbullah ve Müslüman Kardeşler’i terör örgütü listesine aldı

http://dunya.bugun.com.tr/teror-orgutu-listesine-aldi-haberi/1004711, Erişim Tarihi: 26.05.2014

Mısır’da Hizbullah operasyonu,

http://www.ntvmsnbc.com/id/24955129/, Erişim Tarihi: 24.05.2014

Kısa süren bir dostluk: Ak Parti-Hizbullah,

http://www.taraf.com.tr/yazilar/ceren-kenar/kisa-suren-bir-dostluk-ak-parti-hizbullah/20682/, Erişim Tarihi: 27.05.2014

[1] Yıldırım Boran, Ortaoğu’da Direniş: El Fetih, Hamas, Hizbullah, İstanbul: Siyah Beyaz Kitap, s:240

[2] Boran, age, s:237

[3] Naem Qassam, Hizbullah: Bir Hareketin Anlatılmamış Öyküsü, İstanbul: Karma Kitaplar, s:17

[4] Veysel Ayhan ve Özlem Tür, Lübnan: Savaş, Barış, Direniş ve Türkiye ile İlişkiler, Bursa: Dora Yayınları, s:149

[5] Murat Erdin, Düşünceleri, Örgüt Yapıları ve Eylemleriyle Hizbullah ve Hamas, İstanbul: Sarmal Yayınevi, s:17

[6] Aldulgani Bozkurt, Hizbullah’ın Lübnan’da Kuruluşu ve Popülaritesinin Sebepleri, Tarih Okulu Dergisi, Yıl 7, Sayı XVI, s:604

 

[7] Bozkurt, agm, s:604

[8] Ayhan ve Tür, age. S:151

[9] Ayhan ve Tür, age, s:149

[10] Qassam, age, s:99

[11] Ayhan ve Tür, age, s:147

[12] Bozkurt, agm, s:606-607

[13] Erdin, age, s:36

[14] Bozkurt, agm, s:608-609

[15] Erdin, age, s:36

[16] Erdin, age, s:36

[17] Erdin, age, s:48

[18] Serpil Açıkalın, ‘Lübnan Parlamento Seçimleri’, USAK, s:4

[19] Boran, age, s:259

[20] Talha Köse ve Selin Bölme, ‘Lübnan’da İstikrar Arayışları’, SETA, s:12

[21] Çağlar Söker, ‘Hizbullah Terör Örgütü Analizi’, ORSAM, s:7

[22] Joseph Elie Alagha, Hizbullah: Silahlı Mücadeleden İktidar Partisine, İstanbul: Doğan Kitap, s:137

[23] Bozkurt, agm, s:610

[24] Alagha, age, s:188

[25] Alagha,age, s:141

[26] Ayhan ve Tür, age, s:170

[27] Boran, age, s:253

[28] Bozkurt, agm, s:611

[29] Alagha, age, s:147

[30] Qassam, age, s:40-41

[31] Ayhan ve Tür. age, s:171

[32] Boran, age, s:253

[33] “Lübnan’da İstikrar Arayışları”, SETA Raporu, Aralık 2006

[34] Gürhan Tomrukçu, ‘Nedenleri ve Sonuçları ile 2006 İsrail – Lübnan Savaşı’

[35] Qassam, age. S:268

[36] Bozkurt, agm, s:611-612

[37] Alagha, age, s:142

[38] Qassam, age, s:226

[39] http://www.israhaber.com/ucuncu-yilinda-2006-temmuz-savasi-5530-haberi.html

[40] http://www.radikal.com.tr/yazarlar/akif_beki/hizbullahla_israil_ayni_safta-1147532

[41] http://disbasindaturkiye.com/2011/01/20/hizbullah-turkiye-katar-krizi-tartisiyor/

[42] http://www.islahhaber.net/katar-18-lubnanli-hizbullah-taraftarini-sinir-disi-etti.html

[43] http://mobile.medyasafak.com/subpage.aspx?hid=1256

[44] http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2013/12/qatar-resets-syria-policy.html

[45] http://www.incanews.com/m/dosya/7059/katardan-suriyede-siyasi-cozum-arayisi

[46] http://www.tuicakademi.org/index.php/kategoriler/ortadogu/489-nedenleri-ve-sonuclari-ile-2006-israil-lubnan-savasi

[47] http://www.ydh.com.tr/HD11073_suudi-arabistandan-hizbullaha-karsi-askeri-guc-onerisi.html

[48] http://www.islamaktuel.com/manset/suud-muftusuisrail-ile-savasan-hizbullaha-destek-vermek-caiz-degildir-diye-fetva-verdi.html

[49] http://dunya.bugun.com.tr/teror-orgutu-listesine-aldi-haberi/1004711

[50] http://www.israhaber.com/ucuncu-yilinda-2006-temmuz-savasi-5530-haberi.html

[51] http://www.ntvmsnbc.com/id/24955129/

[52] Ayhan ve Tür, age, s:295

[53] Kısa süren bir dostluk: Ak Parti – Hizbullah, Taraf Gazetesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı