BÖLGESEL ANALİZLERDIŞ POLİTİKASİZDEN GELENLER

İskoçya Bağımsızlık Referandumu ve Olası Sonuçları

18 Eylül 2014 tarihinde yapılacak olan İskoçya bağımsızlık referandumunun İngiltere’ye ve İskoçya’ya olası sonuçları AB, NATO ve ekonomi alanında incelenmiştir.

Umut Deniz ÖNCEL

Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler

İskoçya’nın Highland ve Lowland olarak adlandırılan bölgelerinin arasında kalması hasebiyle stratejik öneme sahip olan Stirling Kalesi, on yıllık İngiliz işgalinin ardından İskoçya Kralı I. Robert’in kardeşi Edward Bruce liderliğindeki İskoç kuvvetleri tarafından kuşatılmıştı.

Bunun üzerine İngiltere Kralı II. Edward, kuşatmayı hafifletmek ve İskoçya toprakları üzerindeki otoritesini sağlamlaştırmak için ordularıyla birlikte yola çıktı. İki ordunun Bannockburn’daki savaşı sayıca çok az olan İskoç askerlerinin galibiyetiyle sonlandı.1314’te gerçekleşen bu savaş, İskoç tarihindeki en önemli zaferlerden biridir.i Zira Robert Bruce yönetimindeki İskoçya, fiili bağımsızlığını bu zaferle kazanmıştır.ii

Bannockburn Zaferi’nden tam 700 yıl sonra İskoçlar, Büyük Britanya Krallığı’ndan bağımsız olup olmamayı oylayacaklar. Muhafazakar Parti’li eski Britanya Başbakanı John Major’a göre referandum, İngiliz karşıtı duyguları kışkırtmak için bu tarihe denk getirildi. Ne de olsa Bannockburn, İskoçların hafızalarında özgürlük ve İskoçya’nın bağımsızlığı düşüncesini uyandırmaktadır.iii Bu makalede ilk önce İskoçya ve İngiltere’nin birleşmesine kısaca değinilecek, İskoçya’nın bağımsızlık arayışının nedenleri sorgulandıktan sonra muhtemel bağımsızlığın iki ülkeye olası etkileri analiz edilecektir.

İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in 1603 yılında ölümüyle İskoçya Kralı VI. James, kendisini yasal varis ilan etti. Elizabeth’in varis bırakmaması, VI. James’in 1589’da Protestan Prenses Anne ile evlenmesi İskoç Kralı’nın İngiltere tahtını kolaylıkla alabilmesini sağladı. I. James adıyla tahta geçen kral, İskoçya ve İngiltere krallıklarını yeni bir ulusal bayrak altında birleştirdi.iv Bu birlikteliğe rağmen iki ülke, ayrı ayrı kendi parlamentolarına sahipti ve 17. yüzyıl boyunca mezhep ihtilafı yüzünden birbirleriyle birçok kere savaştı. 18. yüzyılda ise Katolik Fransa’nın hem İskoçlar hem de İngilizler tarafından tehdit olarak görülmesi, İskoçya’nın ekonomik sebeplerden dolayı, İngiltere’nin ise güvenlik sebebiyle diğerine ihtiyaç duyması ve son olarak ortak Protestan kral talebi iki ülkeyi yakınlaştırdı. İngiltere Kraliçesi Anne, 1706’da her iki ülkeden temsilcilerin bulunduğu bir kurul oluşturdu.v Kurulun tasarısına göre her iki ülke Protestan bir kral tarafından, Büyük Britanya adıyla tek bir bayrak ve parlamento altında yönetilecek, İskoçya ise Avam Kamarası’nda 45, Lordlar Kamarası’nda 16 üye ile temsil edilecektir. 1707’de yasanın yürürlüğe girmesiyle İskoçlar bağımsızlıklarını kaybettiler ancak kendi ülkelerinin sağlayamayacağı geniş bir coğrafyaya ticari olarak açılma fırsatı kazandılar. İngilizler ise sınırlarını sağlamlaştırarak Avrupalı güçlerin İskoçya’yı kendilerine karşı zıplama tahtası olarak kullanmalarını engelleyerek topraklarının güvenliğini sağladı.vi Her ne kadar İskoç parlamentosu kaldırılsa da, İskoçya’nın güneydekine benzer kurumlara sahip oluşu ve silahlı olarak fethedilmemesi İskoçların kimliğinin korunmasını sağlamıştır. 1970’li yıllarda Kuzey Denizi’nde petrol bulunmasının ardından, elde edilecek gelirin İskoçya’da kalması düşüncesiyle kısmi özerklik düşüncesi uyanmıştır.

Buna mukabil İskoç Milliyetçi Partisi’nin(SNP) oyları artmış, iktidardaki İşçi Partisi 1979’da “İskoçya’ya ve Galler’e Kısmi Özerklik Tanıma” konusunda referandum yapma gereği duymuştur. Referandumun başlıca sebebi, SNP’ye yönelen kamuoyuna “demokrasiye uygun olan ve siyasi katılımı sağlayacak” teklifi yaparak onları kendi lehlerine çevirmek düşüncesidir. Ancak teklif belirsiz esaslara dayanıyordu ve sürecin nasıl sonlanacağı belirsizdi. Neticede referandum reddedildi. İşçi Partisi iktidardan düşerek yerini Muhafazakar Parti’ye bıraktı ve Margaret Thatcher liderliğinde “Ulusal Birlik” daha da kuvvetlendi.vii 1997 yılında iktidara tekrar gelen İşçi Partisi, seçim programında öngördüğü üzere İskoçya’ya ve Galler’e yönelik yetki devri hakkında referanduma gitti. Buna göre İskoç halkına kendi parlamentosuna sahip olma hakkı ve vergi ayarlamaları yapabilme yetkisini isteyip istemediği soruldu. 1997’deki referandumda İskoç halkı “evet” dedi ve 1999 yılında 129 üyeli İskoç Parlamentosu kuruldu. Bu parlamento dışişleri, savunma, anayasa gibi temel konularda karar alma yetkisine sahip değilken ekonomi, barınma, sağlık gibi konularda karar alabiliyordu. Bağımsızlık fikrini tekrar uyandıran gelişme ise İskoç halkının bağımsızlığını sağlamak amacıyla kurulmuş olan SNP’nin 2007’deki seçimlerden birinci parti olarak çıkması olmuştur. SNP lideri Alex Salmond, bağımsızlık referandumu öneren yasa taslağı sunmuş ancak muhalefetin desteğini alamadığından dolayı taslak yürürlüğe girememiştir. 2011’deki seçimlerde SNP çoğunluk sağlayarak iktidara gelmiş ve bağımsızlık referandumu çalışmalarına başlamıştır. İngiliz hükümetiyle müzakereler sonucu 15 Ekim 2012 tarihinde Edinburgh Anlaşması imzalanmıştır. Buna göre 18 Eylül 2014 tarihinde İskoç halkına “İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?” sorusu sorulacaktır.viii

 

Bağımsızlığa karşı çıkanların korku faktörünü devreye soktuklarını görüyoruz. Bu da genel olarak ekonomi üzerinden olmaktadır. Britanya’nın en büyük bankalarından olan Royal Bank of Scotland(RBS), referandumdan “evet” sonucu çıkması halinde merkezini İngiltere’ye taşıyacağını açıkladı. Lloyds Bank, Tesco Bank, British Petroleum, Standard Life gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren büyük şirketler de benzer ifadelerde bulundu.ix Alex Salmond’un eski danışmanlarından Jim Silliars ise tehditlere karşı çıkarak eğer İskoçya bağımsızlığını kazanırsa BP’nin kamulaştırılacağına dair söz verdi. Ayrılmaya karşı çıkan büyük şirketleri yalanlar ve çarpıtmalarla referandumu bozmaya çalışmakla itham etti.x Neticede İngiltere’nin büyük şirketler vasıtasıyla referandumdan “evet” çıkmasını engellemeye çalıştığını görüyoruz. Büyük şirketlerde çalışanların işlerini kaybedebileceği korkusu yerleştirilmeye çalışırken aynı zamanda ekonomik refahın da İngiltere’ye kayabileceği düşüncesi yayılmaktadır. Halbuki İskoçya, kişi başına düşen milli gelir olarak İngiltere’den daha iyi bir konumda olabilir. İskoçya’nın en zengin 14. ekonomi olacağını, İngiltere’nin ise 16.lığa düşeceğini savunan yorumlar yapılmaktadır.xi “Piyasa uzmanları” ise panik halinde İskoçları siyaseten sarhoş olmakla suçluyor. İskoçya’nın bir yandan Norveç, Katar ve Kuveyt gibi refah elde edebilme şansı olsa da, ayrılmanın ekonomik olarak yıkıcı, sosyal olarak ahlakdışı, politik olaraksa felaket olabileceği gibi ilginç hezeyanlar dile getiriliyor.

xii Tartışılan diğer konu bağımsız İskoçya’nın para biriminin ne olacağıdır. SNP lideri Alex Salmond kesin bir şekilde İngiliz para birimini kullanmaya devam edeceklerini belirtti. Bank of England yöneticisi Mark Carney ise ifadesinde para birimi birliğinin bağımsızlıkla uyumsuz olduğunu ileri sürdü. Başbakan Dave Cameron ve muhalefet lideri Ed Miliband da bu düşünceyi destekliyor. İngiltere’nin iktidarı ve muhalefetiyle bir bütün olarak İskoçya’nın bağımsızlığına karşı çıkması şaşırılacak bir durum değil şüphesiz. Lakin para birimi mevzusu bulanık kalmaya devam ediyor. Eğer yeni İskoçya, paundu kullanamayacaksa ya kendi para birimini tedavüle sokmalı ya da Euro’yu kullanmalıdır. AB tarafından gelen açıklamalar ise bağımsız İskoçya’nın euro para birimini de kullanamayacağını gösteriyor, zira bağımsızlık durumunda İskoçya’ya 3. ülke muamelesi yapılacağı belirtiliyor. Bu şu demek, eğer İskoçya bağımsız olursa, AB üyesi olamayacak ancak üyelik yolunda isterse başvuruda bulunabilecektir. İskoçya’nın üyelik başvurusu durumunda “uyum sorunu” yaşamayacağı aşikar ancak üyeliğinin İngiltere ve İspanya gibi ülkelerce engellenme riski bulunmaktadır. Neticede İskoçya’nın bağımsızlığı İspanya’da Katalanya ve Bask gibi bölgelere örnek olabilir, hatta Fransa’da Korsika’ya, İtalya’da ise Lombardiya’ya önayak olabilecektir. Bu tehlike sözkonusu iken ayrılıkçı problemlerle uğraşan egemen devletlerin İskoçya’nın AB üyeliğini kendi ayrılıkçılarını şevklendirmemeleri adına istemeyeceği öngörülebilir. Kesin olansa bağımsız İskoçya’nın AB’nin içinde yer alma isteğidir. Bir diğer konu NATO üyeliği ve askeri üslerin, donanımların dağıtımı sorunudur. İskoç siyasetçiler, Britanya’ya ait askeri donanımlar ve nükleer savaş başlıklarının ülkelerinden ayrılmasını istiyorlar. Amaç, Britanya’nın gereksiz askeri harcamalarından İskoçya’yı kurtarmak. NATO’nun general ve amirallerine göre bu durum, stratejik ve operasyonel sıkıntılar oluşturacaktır. Bu sorunlardan biri Trident füzelerini taşıyan denizaltıları ve onların termonükleer savaş başlıklarına yeni bir üs bulmak durumunda kalınacak olmasıdır.

xiii Analizler, İskoçya’nın bağımsızlık durumunda NATO dışında kalacağını, NATO’ya katılma isteği duymaması durumunda ise İngiltere’nin Kuzey Atlantik ve Kuzey Denizi’ndeki hayati önemdeki gemi ticaret yollarının güvenliğini sağlamak adına yeni düzenlemelere gitmesi gerektiğini göstermektedir. İskoçya, NATO’ya üye olmayı dilerse başvurusu diğer ülkelerin üyelik başvuruları gibi değerlendirilecektir. İskoçya’nın olası bağımsızlığı yeni bir oyuncu ortaya çıkardığı için uluslararası ilişkilerdeki düzenlemeleri görece kolaylaştırıp hareket alanlarını açacaktır. Ancak İskoçya’nın AB’ye üyeliği sorunlu olsa da, NATO’dan geri çevrilmesi pek mümkün görünmemektir. Bu noktada NATO’ya üyeliği arzu eden İskoçların nükleer başlıkların gönderilmesi konusunda taviz vermesi muhtemeldir. Bağımsızlık, İngilizlerin çok ciddi miktarda petrol ve doğalgaz gelirinden mahrum olması anlamına gelecektir. Rezervlerle bağlantılı olarak ulusal karasuları sorunu da gündeme gelebilir.

Bunun yanında ayrılık Westminster’in Brüksel’deki ağırlığını azaltacaktır. İskoç nüfus olmayınca İngiltere’nin AB’deki nüfus sıralamasında İtalya’nın ardına düşeceği gözükmektedir. Bu da, Avrupa Parlamentosu’nda daha az Britanyalı temsilcinin olacağı anlamına gelir. Aynı zamanda nüfus temelli karar alma süreçlerinde Birleşik Krallık’ın etkisinin de azalması sonucunu doğurur. İngiltere’nin AB ile sorunlu ilişkisini düşündüğümüzde bu sonuçların etkileri daha iyi anlaşılabilir. Ayrıca İskoçya’nın bağımsızlığı, Birleşik Krallık topraklarının %32.3’ünün kaybedilmesine yol açacaktır. Referandumdan olumsuz sonuç çıkması durumunda ise İngiltere’nin İskoçya’ya daha fazla yetki devrini gerçekleştirmesi ve İskoçların finansal otonomisinin sınırlarını genişleteceği öngörülmektedir. Referandumdan çıkabilecek “hayır” sonucu, İskoç bağımsızlığını kısa vadede engellese de orta vadede bağımsızlık arzusunun yeniden uyanması olasıdır.

iNeil Oliver & Tony Pollard, “Why is Stirling Castle the bloody heart of Scotland?”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.bbc.co.uk/guides/z3944wx

ii“Bannockburn Muhaberesi 1314″,Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://harptarihi.wordpress.com/tag/iskocya/

iiiJuliet Spare, “700 years since Bannockburn and victory for Scottish independence?”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://voiceofrussia.com/uk/news/2014_06_23/700-years-since-Bannockburn-and-victory-for-Scottish-independence-1566/

ivPh.D. Peter N. Williams, “Chapter 5: The Two Crowns, A Brief History of Scotland”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.britannia.com/celtic/scotland/scot6.html

v“İskoçya Britanya’ya nasıl bağlandı?”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/309284/iskocya-britanyaya-nasil-baglandi-

viPh.D. Peter N. Williams, “Chapter 7: The Union of 1707, A Brief History of Scotland”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.britannia.com/celtic/scotland/scot8.html

viiProf. Dr. Allen Potter, “İskoçya’ya Kısmi Özerklik”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuhfm/article/view/1023004141/1023003739

viii“İskoçya’da Düzenlenmesi Öngörülen Bağımsızlık Referandumu”, Son Erişim Tarihi: 17 Eylül 2014, http://www.mgk.gov.tr/calismalar/calismalar/012_iskocya_bagimsizlik_referandumu.pdf

ix“RBS leave to Scotland in case of vote for independence”, Son Erişim Tarihi: 18 Eylül 2014, http://www.presstv.ir/detail/2014/09/11/378403/rbs-to-leave-scotland-after-autonomy/

x“Big business warned of ‘day of reckoning’ if Scots vote yes”, Son Erişim Tarihi: 18 Eylül 2014, http://www.telegraph.co.uk/news/uknews/scottish-independence/11091801/Big-business-warned-of-day-of-reckoning-if-Scots-vote-Yes.html?mobile=basic

xiIvana Kottasova, “Would go alone Scotland be richer outside UK?”, Son Erişim Tarihi: 18 Eylül 2014, http://edition.cnn.com/2014/09/16/business/scotland-independence-business/

xiiAlmotz Asa-el, “Scotland’s independence would be economic, moral disaster.”, Son Erişim Tarihi: 18 Eylül 2014, http://www.marketwatch.com/story/scotlands-independence-would-be-economic-moral-disaster-2014-09-11

xiiiJohn-Thor Dahlburg, “Scotland referandum ‘Yes’ would mean exit from NATO, EU.”, Son Erişim Tarihi: 18 Eylül 2014, http://www.thestar.com/news/world/2014/09/15/scotland_referendum_yes_would_mean_exit_from_nato_eu.html

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı