DIŞ POLİTİKASİZDEN GELENLERULUSLARARASI İLİŞKİLER

IŞİD, Kaçıncı Süper Güç?

Bugünün hadiseleri birebir yaşandığı hâlde IŞİD muamması anlaşılamadığına göre yarının dünyalıları bugünü tahlil etmekte daha da zorlanacaktır. Onlara yardımcı olmalıyız…

RAHİM ER

İstanbul Üniversitesi, Hukuk

IŞİD, el Kaide’nin Irak kolundan bir küçük parçaydı. Başlangıçta iki bin kadar bir mevcudu vardı. Daha sonra Suriye’ye geçti. Arap Baharı, Suriye’yi zorluyordu. Afgan el Kaidesi, ona önce Baas rejimiyle mücadele etmemesi talimatını verdi.

Sonra Irak/Suriye el Kaidesini tanımadığını ilan etti. Her ne olduysa işte o sıralarda oldu. Bu 1500-2000 kişilik grup birden 6-7 binleri buldu. Suriye ve Irak’ta kendine taban edindi. Irak şehirlerine saldırdı. Irak ordusu tıpkı I. Körfez İşgalinde olduğu gibi tek kurşun atmadan kaçıp gitti.

Örgütün şimdi Suriye’de 20 bin, Irak’ta 30 bin militanı olduğu söylenmekte.

Tutalım ki bu örgüt, hakikaten 50 bin kişiliktir. Silahları Körfez hareketlerinden kalmıştır. İyi ama, bu silahlar, tanklar, toplar hiç bozulmaz mı? Mühimmat hiç mi bitmez? İlaç gerekmez mi, yaralıları olmaz mı?

Sünnilerden taban edindiği iddiası da şüphelidir. IŞİD Sünni değildir. Vehhabi-Selefi-Harici unsurlardan teşekkül etmekte. Ehli sünnete düşman olmakla işbirliği mümkün olamaz. Bu terör örgütü kafa kesmelerle dehşete yol açtı. Bunun aynı zamanda psikolojik bir savaş olduğunun gözden kaçmaması gerekir. O videoların ne kadar doğru olduğu da şüphelidir.

Eğer; Irak iki kere işgal edilmese, tarihte ilk defa Şii iktidara teslim edilmese, Suriye’ye Arap Baharı girmeye çalışmasa, Beşar Esad hürriyet isteyen vatandaşlarını katletmeseydi böyle bir örgüt ortaya çıkmayacaktı.

IŞİD de evvela Baas diktasıyla mücadeleye girişti. Irak el Kaidesi, Maliki’yi hırpalamak, Esad’ı devirmek için tezgâhlanmıştı. Fakat aldığı vaadlerle başka tarafa yöneldi. Bugün PYD ile birbirini vurmaktalar. Bu vaziyet Esad rejiminin işine yaramakta. Esad, IŞİD’e, batı PYD’ye destek oluyor. Diğer taraftan aynı batı, dolaylı yollardan ve ajanları eliyle IŞİD’e de destektir.

Ne tuhaftır ki 5-6 düzine devletin bir araya gelmesiyle kurulan Koalisyon Kuvvetleri günlerden beri IŞİD’i vurduğu hâlde örgüt, hiç oralı olmadan Kobani’ye ilerledi ve nihayet şehrin neredeyse tamamını ele geçirdi. Halbuki IŞİD, ikinci veya on ikinci süper güç değil. Tam bu sırada Türkiye’de sokağa dökülün çağrısı yapıldı. İki gün boyunca vahşet görüntülerine şahit olduk. Artık net olarak görülmektedir ki IŞİD bir kurgulanmış projedir. Vaziyete göre şekillenmekte. Asıl hedef ne Suriye’dir ne bir terör örgütü. Hedefte Türkiye vardır. Barışımız, başkalarının hesabını bozmakta. Türkiye’nin günün birinde şunu demesinden korkmaktalar:

-Arkadaş, ben bir Osmanlı mirasçısıyım, ben Osmanlıyım! Haydi masaya oturup şu Lozan’ı bir kere daha görüşelim!!!

Türkiye, iç barışını tesis etsin, kalkınsın, Cihan Devleti olsun istenmiyor. Bu yüzden kargaşa çıkartıyorlar. Dün Türk’ü Kürt’e musallat etmişlerdi, bugün de Kürt’ü Türk’e musallat etmek istemekteler. IŞİD, bir süper güç değil, bir tiyatrodur. Ama Türkiye, 2071’in süper gücüdür.
Aman Ankara! İhtiyatı elden bırakma. Hiçbir hususta kimseye ümit verme, taviz verme, maceranın zerresine yanaşma. Biraz daha direndikten sonra IŞİD de Koalisyon Kuvvetleri de çekip gidecektir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı