AVRUPABÖLGESEL ANALİZLEREKONOMİSİZDEN GELENLERTARİHTÜRKİYE

İrlanda’da Patates Kıtlığı ve Sultan Abdülmecid

Öğr Gör. Soner Dutucu

İstanbul Aydın Üni. Yabancı Diller

İrlanda eski Cumhurbaşkanı Mary McAleese 2010 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiğinde, bir buçuk asırlık ve pek az bilinen bir gerçek gün yüzüne çıkmıştı. Dönemin meclis başkanı Mehmet Ali Şahin ile birlikte düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamalar Türkler için gurur verici olmakla beraber 160 yıl önce yapılan bir yardımın hala büyük bir minnettarlıkla anılması cumhurbaşkanları nezdinde İrlanda halkının da vefasını gözler önüne sermiş oldu.

Yaptığı açıklamada başkan McAleese, Sultan Abdülmecid’in (1823-1861) ülkesine yaptığı yardımı şöyle anlatıyordu: “19. yüzyılda ulusumuz kıtlığa bir milyon kurban verdi. Bugün bize yardım eden Türkleri hala unutmadık. Sultanınız bize beş gemi dolusu gıda maddesi yolladı. O yardımlar Drogheda Limanı’na boşaltıldı. Drogheda şehrine bu yardımlar boşaltıldığında halk o kadar minnettar kaldı ki, sizin bayrağınızdaki güzel ay ve yıldız sembolünü kendi sembolleri arasına kattı.”

Büyük Kıtlık ( İrlanda Patates Kıtlığı) Nedir?

19. yüzyıl ortalarında İngiliz sömürgesi olan İrlanda’nın en önemli geçim kaynağı patatesti. Öyle ki, çiftçi halkın büyük çoğunluğu karnını bu sebze ile doyurmaktaydı. 1845 itibariyle zehirli bir mantar olan Phytophtera İnfestans’ın patatesleri çürütmesiyle başlayan altı yıllık bir kıtlık dönemi hüküm sürdü. Bu afette bir milyona yakın İrlanda’lı hayatından oldu ve iki milyona yakını göç etmek zorunda kaldı. Kıtlık sürecinden önce nüfusu sekiz milyon olan İrlanda, 1851’de afet bittiğinde, nüfusunun dörtte birinden fazlasını kaybetmişti. Bununla birlikte, bu facia, katolik İrlanda’nın Protestan Kraliyet ailesinden bağımsızlığını kazanacağı sürecin kilometre taşını oluşturdu.

Osmanlı’dan İrlanda’ya Yardım

Sultan Abdülmecid konuyu öğrenince İrlanda halkına beş bin poundluk yardımda bulunmak istedi (1847). Fakat Kraliçe Victoria, İngiltere ablukasında olan tebaası İrlanda halkına kendisi dahi iki bin poundluk göstermelik bir yardımda bulunduğundan buna izin verilemeyeceği ve miktarın düşmesi gerektiğini bildirdi. Bu arada hayatta kalanlara yardım etmek bir tarafa, tam bir kolonizasyon anlayışıyla bir deri bir kemik kalmış insanları, düşük ücretlerle kanal ve yol yapımı gibi işlerde çalıştırdı. Bunun üzerine Abdülmecid çareyi bin poundluk nakdi ve üç gemi dolusu ayni (gıda ve tohum) yardım yapmakta buldu. Tabi Krallık bu yardımı engellemek için elinden geleni yaptı ve gemileri Dublin Limanı’na yaklaştırmadı. Bunun üzerine gemiler yardımları Dublin’e yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Drogheda Limanı’na boşalttılar.

Bu vaktinde yapılmış hayırlı davranış, pek çok kişiyi ferahlatmış ve ölümden kurtarmıştır. Drogheda halkı bu yardımı hiç unutmaz. Nitekim 1995’te yapılan törenle, zamanın İrlanda büyükelçisi Taner Baydok’un da katılımıyla, dönemin Drogheda Belediye Başkanı Frank Godfrey tarafından yaptırılan ‘şükran plaketi’ bu yardımı ölümsüzleştirmek adına Türk gemicilerin misafir edildiği eski belediye sarayının duvarına çakılır. Burası günümüzde Wescourt Oteli’dir.

Sanayi devrimiyle oldukça parlak günler geçiren Avrupa’nın büyük ülkelerinin gözlerini yumduğu bu faciaya Sultan Abdulmecid’in gösterdiği alicenaplık, üzerinden geçen 160 yıla rağmen Avrupa’nın en doğusunda ve en batısında yaşayan bu iki millet arasında bir gönül bağı oluşturmuştur. Nitekim Drogheda şehrinin simgesi ay yıldız olmuştur ve yüz yıldır İrlanda liginde mücadele eden Drogheda United takımının (renkleri bordo mavidir) amblemi de yine ay yıldızdır ve 2012 yılında Trabzonspor’la kardeş takım olmuştur. Bu kardeşlik sosyal medyada da devam etmektedir.

Bununla birlikte, resmi kaynaklarda maddi yardımın belgeleri mevcuttur. İrlanda asilzâdelerinin Osmanlı Padişahı Abdülmecid’e gönderdikleri ve Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde muhafaza edilen bir teşekkür mektubu vardır. Mektup şöyledir:

‘Zat-ı Şahaneleri Osmanlı Mülkünün Sultanı Abdülmecid Han’a, aşağıda imzası bulunan biz İrlanda eşrafı, siz zat-ı devletlerinin mağdur ve perişan İrlandalılara karşı gösterdiğiniz alaka ve geniş kereminiz dolayısıyla minnet ve en derin şükranlarımızı arz için müsaade istirham ediyoruz. Yine ahalimiz adına ihtiyaçlarımızın görülmesi için siz zat-ı şahaneleri tarafından yapılan bin sterlinlik nakdî yardım sebebiyle teşekküre cesaret eyliyoruz. Hikmet-i ilahî memleketimizi başlıca gıda maddesinden mahrum etti; ahalimizi hiçbir medenî millete isabet etmeyen kıtlığa duçar eyledi. Bu çetin zamanda felaketzede İrlandalıların kendilerini ve ailelerini açlıktan kurtarmak için kendilerinden daha az belaya uğrayan diğer ülkelerin kerem ve ihsanına el açmaktan başka çaresi kalmadı. Siz zat-ı âlileri yapılan bu çağrıya cevap verdiniz. Onlarca ırkdaşımızı yok olmaktan kurtaran bu vakitlice ve cömert yardımınız için İrlanda ahalisi adına zat-ı şahanelerine minnet ve şükranlarımızı arza müsaade rica ediyoruz.’

Fakat gemi yardımının resmi bir kaydı bulunmaz. Godfrey de bir belge bulamamış fakat bu onu şaşırtmamış: “İngilizler böyle bir yardımın Osmanlılar tarafından İrlandalılara ulaştırılmasını ispat edecek bir delilin olmasını istemezler.’ Fakat belirtmek gerekir ki, ülkemizi ziyaret eden McAleese, devletin en üst yöneticisi olarak böyle bir hatırlatmada bulunuyorsa, nesilden nesile aktarılarak günümüze ulaşan bir gerçekten bahsediliyor olduğunu iddia edebiliriz. İrlanda bu vefayı Lozan’da da göstermiştir. Birçok İrlandalı, özerklik günü geldiğinde İngilizlere ‘ çanakkale’de sizin için savaştık’ dedirtmemek için savaşa dahil olsa da, şu anı Abdülmecid’in yardımını unutmadıklarının kanıtıdır.

1923’te Lozan’da Türkiye ile alâkalı müzakereler yapılırken Yahya Kemal de oradadır. Avrupalı bütün delege ve temsilciler Türkiye aleyhine oy verirken sadece İrlandalı temsilci her oylamada bizim lehimize parmak kaldırır. Bu durum şairimizin dikkatini çeker ve bir fırsatını bulup kendisine;

‘Herkes bizim aleyhimizdeyken, siz her seferinde lehimize oy kullanıyorsunuz; bunu niçin yapıyorsunuz?’ diye sorar.
İrlandalı, Yahya Kemal’in yüzüne şöyle bir bakar ve ‘Böyle yapmaya mecburum. Benim gibi her İrlandalı da buna mecburdur. Biz açlık ve kıtlıktan kırılıp, ölümle boğuşurken (1845-1849) diğer Avrupalılardan hiçbir yardım ve destek görmedik. Ama sizin Osmanlı Atalarınız, yardım olarak bize hem para hem de gemiler dolusu erzak gönderdiler. Bu ivedi zamanda gerçekleşen Osmanlı yardımı, çok sayıda İrlandalının hayatta kalmasına vesile olmuştur. O zor günlerde bize insanca, dostça uzanan eli asla unutamayız. Siz her zaman desteklenmeye lâyık bir milletsiniz; bunu çok iyi hak ediyorsunuz!’ diye cevap verir..

Kaynakça

Braa, Dean. M. ‘’ The Great Potato Famine and the Transformation of Irısh Peasant Society’’
Donnelly, James. S. ‘’ The Great Irısh Potato Famine’’
Kinealy, Christine. ‘’ The Great Irısh Famine: Impact, Ideolgy and Rebellion’’
http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/irlandalilarin-osmanlilara-tesekkuru.html
http://www.bugun.com.tr/osmanlinin-irlandaya-yardimi-avrupaya-ornek-old-yazisi-97372
http://tr.wikipedia.org/wiki/Victoria_devri
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/kitlikla-gelen-kardeslik_535102
http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_K%C4%B1tl%C4%B1k

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı